
"yolunda" Arama Sonuçları

Türkiye'deki Kur'ani/Tevhidi bilinçlenme sürecinin öncülerinden Ercümend Özkan ağabey, 24 Ocak 1995'te İslami çalışmalar için gittiği Adana'da kalp krizi geçirerek vefat etmişti. Kısacası nasıl yaşamışsa öyle de vefat etmişti, Allah yolunda koştururken. Rabbimiz ona rahmet etsin, şahitliğini makbul kılsın.

Onları tutan oruç, Allah yolunda yılmadan mücadele ve mücahedeye sevk eden oruç, bizi de tutar mı, ne zaman tutar!? Birileri, sair müslüman beldesi için oruç, imsak, iftar vakti iken Gazzeli kardeşlerimiz için mahza ‘iftihar’ vakti!..

Meydanlarda Filistin davası ile ilgili samimiyetlerinin sorgulanmasına köpürenler, “İsrail’le ticaret Filistin’e ihanet” yazılı sıradan bir pankartın ekranlara yansımasını hazmedemiyorlar. Peki karanlıklarda bile söylenmesinden korkulan bu hakikatin, mahşerde gün gibi ortaya çıkacağını da mı bilmiyorlar?

Gazze cihadı Müslüman mahallesiyle kafirlerin mahallesini ayrıştırdı. Tebük savaşındaki münafıkların seslerini duyar gibi olduk. Gazze cihadı babaları, oğulları, kardeşleri, eşleri, aşiretleri, kazanılan malları, zarar etmesinden korkulan ticareti, hoşlandığımız meskenleri Allah’tan, Rasûlünden ve Allah yolunda cihaddan daha fazla sevemeyeceğimizi öğretti.

Cuma sohbeti: Allah Yolunda Cihad Etmek | Hasan Çelenk I Kur'an Nesli İlim Merkezi

Batı empertyalizmi tarafından himaye edilen siyonist işgal vahşeti 36 gündür sürerken, Gazze’nin kuzeyinde yerlerinden koparılarak güneye gitmeye zorlanan Gazzelilerin göç yolundan trajik görüntüler geliyor.

Filistin cihadının kilometre taşlarından ve bu topraklarda İslâmi kimliğin korunması yolunda çok yönlü mücadele eden önderlerden olan İzzeddin El-Kassam, 20 Kasım 1935'te 14 arkadaşıyla beraber siyonistlere karşı savaşırken şehid oldu.

Siyonist işgal rejiminden, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın Yahudileştirilmesi yolunda çok kritik ve ileri bir adım daha geldi. İşgal mahkemesi, Yahudilerin Mescid-i Aksa’da “sessizce” ibadet etmelerinin kanuna aykırı olmadığına hükmetti.

Veliaht Prens Hüseyin’in Kudüs yolundan geri çevrilmesi, odağında BAE’nin bulunduğu krizde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Gözler şimdi, Ortadoğu’daki eski dengeleri yeniden kurma vaadini sürekli tekrarlayan yeni ABD yönetiminde. Ancak, Joe Biden ve ekibinin Ürdün’ü ne kadar “vazgeçilmez” gördüğü, bu noktada en önemli soru. Washington’dan gelen işaretlere bakılırsa, muhtemel cevap şu yönde: “İsrail’in güvenliği sağlandıktan sonra, ha Ürdün ha BAE, bizim için fark etmez.”

*Bolluk ve lüks içinde yaşamak. Biliyorsunuz ki rahata ve lükse kapılmış olanlar, Allah yolunda cihattan ve ahireti hatırlamaktan hoşlanmazlar. Lüks ve rahatlık kişiyi rehavete götürür, rehavet ise helak oluş sebebidir. Müslümanlar yöneten ve yönetilenleri ile lüks ve konfora dalıp hantallaştılar. Dünya hayatı tamamıyla onları meşgul etti.

“Kuşatmayı neden bitirdiler?” sorusunun cevabı net: ABD’de Demokrat Başkan Joe Biden’ın eski Amerikan politikalarına dönüş yolunda verdiği güçlü sinyaller çerçevesinde, Körfez ülkeleri Donald Trump’ın dağıttığını yeniden toparlamaya çalışıyor.

Kur'an ve Hz. Resûl’ün izinde, Nebevî mücadele yolunda ilerliyor... İslâm’ın yolunda kardeşler olalım, ihtilafları değil ittifakları öne çıkartalım diyor... Dünü veya geçmişte yaşamayı bırakalım ve yarınları hep birlikte izzetle, şerefle, omuz omuza karşılayalım, inşa edelim istiyoruz…

İslami kimliği unutturma yolunda medreseler kapatılmış, İslam âlimi zatlar tutuklanarak zindanlarda çürütülmüş, sürülmüş, ayaklanmalar bahane edilerek Urfa’da, Bitlis’te, Van’da, Çorum’da, Maraş’ta, Adapazarı’nda ve Türkiye’nin daha birçok yerinde Cami önlerindeki ulu çınarların altına kurulan idam sehpalarının yağlı urganlarına teslim edilerek normal yapıların çivileri bilinçli bir şekilde sökülmüştür.

Benlik zindanı kadar sert ve baş edilmesi zor bir zindan olmasa da bu zindan da bir o kadar mücadelesi çetin ve hayatımızın her aşamasını şekillendiren bir olgu olma yolunda ilerliyor.

Hepimizin bildiği değişmez bir gerçek bu, hatta kötü örnekler için de ne deriz; “su testisi su yolunda kırılır”. Yani yaşadığı gibi sonuçlandı sonu. Ancak bazı filmler başladığı gibi bitmez. İnsan değişken bir varlıktır. Zamana-mekâna ve şartlara göre davranışlarında değişkenlik gösterebilen bir varlıktır. Size şimdi hayatı başladığı gibi bitmeyen iki kişiden bahsedeceğim.

İşte şeytanın sırât-ı müstakîmden saptırıp başka yollara yönlendirmeye dair bu çabasına karşı Rabbimizin uyarısı En’âm Sûresi 153. âyette şöyle ifade edilir: “İşte bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun, sizi O’nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın. Kendinizi korumanız için işte size böyle tavsiye ediyor.”

Muhterem kardeşlerim, “Eski 28 Şubat” sürecindeki konuşma, savunma, yazı ve kitaplarımda ifade ettiğim bazı hususları “Yeni 28 Şubat” sürecinde de gerekliliğine inanarak tekrar gündeme getirmek ve sizlerle paylaşmak istiyorum.

İstanbul’da faaliyet gösteren Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Sekreteri Abdulahad Abdurrahman ile, Çin’in baskı ve asimilasyon çabalarını iyice pervasızlaştırdığı Doğu Türkistan’da yaşananları konuştuk.

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı – İLKAV’ın Alternatif Eğitim Konferansları serisinden olmak üzere bu ayki konferansın konusu Doğu Türkistan Müslümanları ve İşgalci Çin’in Zulümleri idi. İLKAV’ın düzenlediği konferansın sunumunu Doğru Türkistanlı Abdulahad Abdurrahman yaptı.

Hz. Hüseyin’in, şehadete yürüyüş yolunda karşılaştığı, Irak’tan Mekke’ye gitmekte olan şair Ferezdak’tan Irak halkının durumunu sorduğunda şu cevabı aldığı ifade edilir: “Onları kalpleri seninle, kılıçları ise senin üzerine çevrilmiş olduğu halde bıraktım…” Hz. Hüseyin ise, bu kadar ağır şartlara, uğradığı ihanete ve yalnız bırakılmaya rağmen, “Kılıçlar yarınlarda Kur’an’ımızı delik deşik edecekse, ben gövdemi bugünden siper yaparım” diyerek Hak yolda direnişin en onurlu örnekliğini tarihe geçirmiştir. Allah ondan razı olsun, cennetindeki makamını yüceltsin ve bizlere de onun gibi Kur'an yolunda can vermeyi nasip etsin inşaAllah.
Makaleler
Hava Durumu