DÜN BİR RÜYA GÖRDÜM

Yüksel YILMAZ


Dün akşam haberlere baktım.
 
Ama gerçek haberlere.
 
Demokrasi borazanı partilerin ve demokrasi yaşam tarzının oluşturduğu haberlere değil. Magazin içeren haberlere değil.
 
Umursanmayan, görmezden gelinen gerçek haberler. İnananların mücadeleleri, akıttıkları kanlar, daha tam sevilmeden öldürülen çocuklar, anne-nine olmadan öldürülen kadınlar, tecavüze uğrayan kızlar, kadınlar, hapishanelerde işkence ve zulüm görenler, barındıkları barınakları/evleri yıkılan insanların haberleri.
 
İnsanın izledikçe insanlığından utandığı, gözyaşlarına boğulduğu haberler.
 
Utanıyordum kendimden, Müslümanlığımdan.
 
Bu haberlerde yaşananların hesabını nasıl veririm?
 
Bunların olmaması için ne yaptım veya yapıyorum?
 
Umursamayan insan için kolay, tek yapması kanal değiştirmek ve eski geçici mutlu dünyasına geri dönmektir.
 
Ama dönemiyordum ve o gece uyku bile zor geldi. Uyuyamıyordum. Gözlerimi kapadığımda bir rüya gördüm.
 
Tanıdığım insanların hepsi korku ve endişe içerisinde bir o yana bir bu yana koşuşturuyorlar. İçlerinde ben de varım. Cehennem kenarında (19/71) bekliyoruz. Haberlerde izlediğim insanların bizlerden hesap sorduğunu görüyorum ve kenara daha çok yaklaşıyorum.
 
Bugün için ne hazırladım (81/14) diye bir baktığımda, hiçbir şey.  Geçici dünya hayatının önemsiz/değersiz şeyleri için hep hazırlık ve çalışma yapmışım. Allah yolunda mücadele ve çalışmayı hep ertelemişim/tehir etmişim. (82/5)
 
Şimdi hesap zamanı, adalet ile tartılma zamanı ve ben hazır değildim. “Hazır olmak için daha var “ diyordum. “Hele şunu, bunu bitireyim, halledeyim” diyordum.
 
Eşimi de çocuklarımı da çekmişim kendi yoluma ve onlar bana kızıyorlar, bağırıyorlar. “Senin yüzünden” diyorlar. Ama onlar da biliyorlar ki yaptıkları ve yaptıklarımız yüzünden. Benim payım ise çok fazla biliyorum. Onlara hep dünyalık verdim ve dünya hayatını sevdirdim.
 
Allah’ın resulünü görüyorum ama o bana bakmıyor. “Benim yolumu/sünnetimi izlemeyen/takip etmeyen bizden değildir” diyordu. Anladım bana neden bakmadığını.
 
Onun yolunu izleyen, çalışan arkadaşlarımı gördüm ama görmem ile ateşin kenarından uzaklaştırılmaları (19/72) bir oldu. Çağırıyorlardı beni ama ben” inşallah, kalbim sizinle” diyerek uzak duruyor, kaçak dövüşüyordum ama şimdi onlar benden uzaklar.
 
Öne sürdüğüm ne varsa yanımda değil artık. Dünyada insanlığımı, insanlığı kurtarmak için bir şey yapmadım ki, kurtarıcılara kulak vermedim ki şimdi kurtarılmayı bekleyeyim.
 
Alevli ateşin harareti arttıkça uyanmak ve kendime gelmek istiyorum ama uyanamıyorum. Korktuğum başıma mı geldi? Yoksa bu bir rüya değil mi? Evet değil. Uykum gerçekten ölümüm olmuş ve yaşadıklarım gerçekmiş. Alevli ateşe atılmıştım. Ama ben bu rüyadan sonra farklı biri olacaktım. Bu rüya gerçek bir sahne olarak Kur'an’da anlatılırken farklı olmayı tercih etmeliydim ama artık çok geç. 
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN