YALANLARIMIZ/ALDANIŞIMIZ

Yüksel YILMAZ


Kendi kendimize söylediğimiz, kendimizi bile inandırdığımız yalanlar.

Hayatının merkezinde neden Allah yok? Hayatı neden İslam’a göre yaşamıyorsun?
 
Allah yolunda çalışmaktan, mücadele etmekten, cihad etmekten, derslere/sohbetlere/faaliyetlere katılmaktan seni engelleyen şeyler nelerdir?
 
“Dünya telaşı, koşuşturması, çoluk çocuk, iş güç derken yoruluyoruz, vakit kalmıyor” diyorsun.
 
Yalan söylüyorsun, kendinin kandırıyorsun/aldatıyorsun.
 
Senden daha çok yorulan, çalışan, çoluğu çocuğu olan yapıyor, vakit ayırabiliyorsa sen aldanmışsın.
 
“Bazı planlarım, projelerim, hedeflerim var. Onları halledince yapacağım/katılacağım” diyorsun.
 
Yalan söylüyorsun, kendinin kandırıyorsun/aldatıyorsun.
 
Çok iyi biliyorsun ki planlar, projeler, hedefler bitmez ve bitmeyecek. Sen yine çok iyi biliyorsun ki herkesin planları, projeleri, hedefleri var. Onlar yapabiliyor. Kulluklarını yerine getirebiliyor ama sen kaçıyorsun. Sen yalancısın.
 
“Herkes bir şeyler söylüyor. Kim doğru kim yanlış kafam karışık. Bunları çözmem lazım. Kendim inanmam ve anlamam lazım” diyorsun.
 
Yalan söylüyorsun, kendinin kandırıyorsun/aldatıyorsun.
 
Çünkü çok iyi biliyorsun ki bunun için çaba, gayret göstermek gerek ama göstermiyorsun. Nasıl oturduğun yerden mi çözeceksin? Sen sadece konuşansın.
 
“Bazı şeyler aşırı geliyor, ağır geliyor. Çekincelerim var. Tereddütlerim var” diyorsun.
 
Yalan söylüyorsun, kendinin kandırıyorsun/aldatıyorsun.
 
Sen yaşam tarzını, çevreni değiştirmek istemiyorsun. Sana uygun olmadığında, aşırı diyorsun. Ya işine, ya eşine, ya aşına zor geliyor. Onları kaybetmekten korkuyorsun. Sen korkaksın.
 
“Hafta da bir sohbete gidiyorum, dinliyorum. Arada faaliyetlere katılıyorum. İşte bir şeyler yapıyorum” diyorsun.
 
Yalan söylüyorsun, kendinin kandırıyorsun/aldatıyorsun.
 
Haftada yedi gün Allah yolunda mücadele eden de senin gibi bir kul. Hatta sen den daha zor şartlar altında. Sen taşın altına elini sokmak, yükün altına girmek istemiyorsun. Sadece taşa arada dokunuyorsun ya da yükü çekenleri, kaldıranları dışarıdan izliyorsun/seyrediyorsun.  Sen yoksun zaten.
 
“İşlerde sıkıntı var. Evde sıkıntı var. Ruhsal sorunlarım var” diyorsun.
 
Yalan söylüyorsun, kendinin kandırıyorsun/aldatıyorsun.
 
Sadece sende mi var sanıyorsun. Senden daha çok sıkıntıları olanlar ön saflarda mücadele ediyorlar. Sen çok iyi biliyorsun ki sıkıntı sensin.
 
“Farklı düşündüğümüz, ayrı olduğumuz konular var. Bunlar varken olmaz” diyorsun
 
Yalan söylüyorsun, kendinin kandırıyorsun/aldatıyorsun.
 
Kur’an ve resulün uygulamaları önümüzde hadi gel farklı, ayrı olduğumuz şeyleri çözelim. Ama çok iyi biliyorsun ki çözmek istemiyorsun. Sen samimi değilsin.
 
“Sizi seviyorum, kalbim sizinle, dualarım sizinle” diyorsun.
 
Yalan söylüyorsun, kendinin kandırıyorsun/aldatıyorsun.
 
Sevmek birlikte olmaktır. Kiminle beraber isen kalbin onunla çarpıyordur. Dua, çağrı davettir. Davete icabet etmeyenin, rabbinin mücadelesin de nefer olmayanın duası makbul olur mu? Çok iyi biliyorsun ki senin sevdiklerin başka, kalbinde olan başka, duaların dünyalıklar için. Sen gerçekten iki yüzlü yalancısın.
 
“Dediğiniz şeylere katılıyorum ama….. Doğru söylüyorsun ama…. Haklısınız ama… Amalar peşi sıra hangi yalanı söyleyeyim, kendimi nasıl kandırayım” diyorsun
 
Bunlar acı, incitici, zor sözler olabilir ama unutma ki dost acı söyler, doğru söyler. Müminler birbirlerinin velisi, dostudur.
 
Gel kardeşim. Mazeretler üretmek yerine salih ameller işlemeyi seç.
 
Gel kardeşim. Aldanmak yerine adanmayı seç.
 
Gel kardeşim. Korkmak yerine korkutmayı seç.
 
Gel kardeşim. Sıkıntı üretmek yerine sıkıntıları çözmeyi seç
 
Gel kardeşim. Boş konuşmak yerine iş, eylem yapmayı seç.
 
Gel kardeşim. Kanmak yerine davet etmeyi seç.
 
Gel kardeşim. Aynaya bak ve söylediklerini tekrar kendine söyle ve hakkı seç.
 
Gel kardeşim. Kalbinde gizlesen de kalbinden geçeni bilene dönmeyi seç.
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları

Makaleler

Hava Durumu


VAN