
"(cc)" Arama Sonuçları

Eğer yeryüzünde gücü elinde bulunduranlar Allah’a (cc) ve Resülüne itiat etmez ve dini Yalnızca Allah’a (cc) has kılmazlar ise; siyasette, ekonomide, sanatta, askeri alanda…Yani hayatın her alanında çağın gerekliliğine değil, Çağlar ötesinden gelen İlahi vahye tabi olmadıkça; Yeryüzünde bu bozgun devam edecektir.

Bunlar tam da, kuzu postuna bürünmüş kurtlardır. Ayrıca da; melek maskesi giymiş şeytanlardır... Şeytanizm; sapkın, asi, bağy, karanlık olan, hak, hukuk ve Allah (cc) ve de insan düşmanı olan bir inanç, düşünce, sistem, rejim, anlayış ve ideolojidir...

Abdulhamid Turgut hocamız bedenen zayıf, kişilik olarak nazik ve zarif birisiydi. Güler yüzlü, tatlı dilli, söz ve davranışları, giyim kuşamıyla kendisini görenlere sürur verir, dâveti ve sohbetiyle insanlara Allah'ı (cc) hatırlatırdı. İbadetlerindeki, özellikle de namazlarındaki ihlası ve hassasiyeti onu tanıyan herkesçe biliniyordu.

Şimdi de okulun Sahibini tanıyalım: Rahman, Rahim olan Âlemlerin Rabbi Allah (cc) Kâinatın yegâne sahibi ve yetkilisidir. Büyüklükte eşi ve benzeri yoktur. Kâinattaki her varlık onunudur ve O’nun tasavvurundadır. Hiç kimse O’na hesap soramaz. O her an yaratma halindedir. Asla çocuk edinmemiştir. Öncesi ve sonu yoktur. Doğmamış ve doğurulamamıştır. Kâinatta ki her bir varlık O’na itaat ve tesbih eder. O hüküm ve hikmet sahibidir.

Allah (cc), maslahatın gerçek mânâda ne olduğunu, nerede olduğunu en iyi bilendir. Şerîat, kulun dünya-âhiret maslahatını temin içindir. Mefsedetin maslahat addedilmesi, hevânın ‘akletme’ye galip gelmesindendir.

Mekke putlar ile doluydu. Mekke’de fahşa vardı, fucur vardı. İçki su gibi tüketilirdi. Faizsiz ticaret neredeyse yoktu. Sermaye, az sayıda bir azınlığın elindeydi ve geriye kalan kim varsa köleydi. O gün Mekke’de ne varsa, bugün dünyamızda fazlası ile var. Değil mi?

“Bak gurban olmadığım sofi” dedim. Öncelikle Hud suresinin 11/123. Ayetini senin bir kez daha okumanı tavsiye ederim “Göklerin ve yerin gaybı sadece ALLAH’A (CC) AİTTİR. Ve tüm iş/oluş yalnızca O’na döndürülür. O halde O’na kulluk et, O’na dayanıp güven. Rabbin, yapmakta olduklarınızdan gafil (habersiz, duyarsız) değildir.”

Dikkat ederseniz Ehad’in bir ikincisi yoktur. Bu da ikincisiz olarak Allah’a (cc) kulluk etmek demektir. Zaten “Ehad” kelimesinin öncelikle ilk ayette gelmesi, kanaatimce şirkin en öncelikli bir sorun olduğunu bizlere hatırlatır.

İtidal ve denge üzere olmamız... İfrat ve tefrite girmememiz… İstişare, murakabe ve muhasebeyi gözetip kardeşliği tesis etmemiz… Gözyaşı pişmanlık ve tevbeyle beraber secdelerde arınmamız… Kul hakkını Allah’ın hakkıyla karıştırmamamız, Allah(cc)’ın hatırını her hatırdan üstün/öncelikli bilip, tercih etmemiz… Rızık kaygısı taşımayıp sadece ilâhi rızayı kazanma endişesiyle yaşamamız… Duasıyla

Haremeyn’in Allah(cc) ve ümmet nezdindeki statüsü, ayrıcalık ve değeri, hak ettiği yere konulup oturtulmadığı için o mübarek mekanlara bağlı olarak gelişen olaylar, ilişkiler ve suudikastlar da gereği gibi yorumlanamıyor.Hal böyle olunca da o haramîler ümmetin mirası üzerinde hoyratça tepinmeye devam ediyorlar.

Hac; yeryüzünün her köşesinde yaşayan Müslümanları bir ittifak anlayışına ulaştırarak, toplumsal bütünleşme ve kaynaşmayı sağlayan, İslâm şeriatı nizamını yaygınlaştıran, Müminleri ümmetleştiren ve böylece insanlar arasındaki farklılıklarla birlikte Allah’a (cc) teslim olanların vahdetin esasını oluşturdukları bir ibadettir.

İlkav'ın Cuma hutbesinde kardeşlik konusu hatırlatıldı. Şahin Özdaş'ın hutbesinde "Geliniz Allah (cc) rızası için benliği, bencilliği, kin ve nefreti içimizden söküp atalım. Birbirimizi sevelim, sayalım, kardeş olalım" ifadelerine yer verildi.

Allah’ın (cc) dinini kişiliği ile temsil eden Peygamberimiz (sav), Kur’an-ı Kerim’i kendisine daima ahlak edinmiş; akîde, söz ve ameliyle de Kur’an-ı Kerim’i pratik alanda uygulamaya geçirmiştir. Onun için Müminler, pratik hayat için Kur’an-ı Kerim’e başvurduğunda, Kur’an-ı Kerim Peygamberimiz (sav)’i örnek gösterir.

Sonuç olarak; Bizler diyoruz ki! GMK Bulvarında TCK’yı çıkaranlar! Sakın ha sakın Muhammed’e ümmet olan Tevhid ehli ile asla ve kat’a çatışma içinde olmayınız, İslam dinine karşıt kanunlar çıkarmayınız. Unutmayınız ki sizlerde günü geldiğinde bir varmış bir yokmuşa dönecek Kur’an-dan Allah’a (cc) hesap vereceksiniz. Şunu da çok iyi biliniz ki! La havle velaguvvete illa billah“Bütün güç ve Kuvvet yalınızca tek büyük olan Allah’a aittir”(Kehf-18/39)

Evreni yaratan Allah insanı da (cc) yaratmış, insana da bir kanun bir kural ve bir kaide belirlemiştir. Hatta evrenden fazla olarak (Ahzab-72) dağların semavatın ve arzın yüklenmekten çekindikleri emanetlerden biri olan sorumluluk bilincini insana bahşetmiştir.
Makaleler
Hava Durumu