
"Bid" Arama Sonuçları

Küresel sistemle tam entegre olmuş seküler/liberal/demokrat/muhafazakâr toplumu inşa etme sürecinde, mevcut iktidar erkleri, aile konusunda tam bir çıkmazın içine düşmüş gibidirler. Bütün eğitim hayatını pozitivist/maddeci/kapitalist değer yargıları ile dizayn eden sistem, ‘rızkın temini’ konusunda da aynı zihin kodları ile hareket ederek (yukarıda da değindiğimiz gibi), mensuplarını Allah’ın kefil olduğu bir konuyu sorgular hale getirmiştir. ‘Aile’ kurumunun yapı taşı olan çocukların bakım ve iaşesini (güya) destekleyerek, ebter olmaktan kurtulacağı zannına kapılmıştır.

Uluslararası ilişkilerde bir takım kirli işlerin döndüğü herkesçe malum. Yani arka planda gizli vaatlerin, anlaşmaların ve ihanetlerin olduğunu aklıselim her insan bilir. Ama diyoruz ki, halkının %95’i Müslüman olan bir ülkenin en beğendiği lider dünyanın en kafir adamlarından biri olan Biden olmamalıydı…

Millî Görüş’ün Millî Gazete’sinin bu köşe yazısında İslam’ın köşe taşı niteliğindeki en belli başlı kavramlarına takla attırılmış, İslam akidesi kevgire döndürülmüştür. Yaptıkları bu tahrif muamelesi, yapacakları diğer tahriflerin habercisi ve garantisi gibidir.

Medya ise hakikatleri çarpışmada bir numaralıdır. Egemenlerle kanka gibidir. İnsanlar görülen ekrana inanırlar. Arka planda yapılanları pek düşünmezler. Medya iyiyi kötü gösterir, kötüyü iyi gösterir. Masum insanlara iftira ve çamur atmaktan çekinmezler. Yalanları ortaya çıktı mı ya kıvırlar, ya da görmezden gelirler. Algı ile yalanlarına insanlar zamanla alışırlar ve tepki bile göstermezler.

ABD Başkanı Joe Biden'ın, Afganistan Merkez Bankası'na ait 7 milyar doların yarısını, 11 Eylül kurbanlarının aileleri arasında dağıtacağı açıklandı.

Şükrü Hüseyinoğlu'nun "Siyer mi Kur'an'a, Kur'an mı Siyere Tâbidir?" başlıklı kitabı Mütalaa Yayınları'ndan çıktı.

Kendimiz, çocuklarımız ve bütün insanlık için yaşanılır bir dünya istiyorsak, kendisiyle dünya ve ahiret saadetine kavuşmamıza vesile olacak dinimiz İslamı bütün insanlığa güç ve imkanlarımız dahilinde tebliğ ve davet etmeliyiz. İslamın insana hayat veren aziz mesajlarının bütün dünyaya tebliğ ve davet yolu ile ulaştırılması o kadar önemliki, tıpkı insanın olmazsa olmaz ihtiyacı olan yiyeceğe, içeceğe ve havaya olan ihtiyacı gibidir.

Samimiyeti, fedakarlığı, ilmi ve duruşu ile "yaşayan bir sahabi" olarak tanımladığımız, örnek bir mü'min, istikamet üzere bir âlim olan Ahmed Kalkan hoca, bir süredir tedavi gördüğü hastanede vefat etti.

3 bin kişinin öldüğü 11 Eylül terör saldırılarıyla ilgili Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) soruşturmalarına dayanan ve bugüne kadar gizli olan belgelerin halka açılmasını öngören başkanlık kararnamesine başkan Biden imza attı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, cumartesi günü İsrail ve Filistin liderleriyle telefon diplomasisi gerçekleştirdi. Görüşmeler İsrail’e destek, Müslümanları durdurma amacına matuftu.

Akidemizin temel umdelerini, Kur’an’daki esmâ (isim ve sıfatlar) çerçevesinde öğrenip kavradığımızda, akidemizi her türlü geleneksel ve modern, post-modern hurafeden, bid’at ve sapmadan selâmete kavuşturma imkânı bulmuş oluruz.

Mavi Marmara gemisine yapılan siyonist saldırıda inşaallah şehadetle Rabbine kavuşan Cevdet Kılıçlar'ın Halepçe katliamı üzerine Sirvan Abdussamid Abid ile yaptığı söyleşiyi dikkatlerinize sunuyoruz...

Veliaht Prens Hüseyin’in Kudüs yolundan geri çevrilmesi, odağında BAE’nin bulunduğu krizde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Gözler şimdi, Ortadoğu’daki eski dengeleri yeniden kurma vaadini sürekli tekrarlayan yeni ABD yönetiminde. Ancak, Joe Biden ve ekibinin Ürdün’ü ne kadar “vazgeçilmez” gördüğü, bu noktada en önemli soru. Washington’dan gelen işaretlere bakılırsa, muhtemel cevap şu yönde: “İsrail’in güvenliği sağlandıktan sonra, ha Ürdün ha BAE, bizim için fark etmez.”

*Bolluk ve lüks içinde yaşamak. Biliyorsunuz ki rahata ve lükse kapılmış olanlar, Allah yolunda cihattan ve ahireti hatırlamaktan hoşlanmazlar. Lüks ve rahatlık kişiyi rehavete götürür, rehavet ise helak oluş sebebidir. Müslümanlar yöneten ve yönetilenleri ile lüks ve konfora dalıp hantallaştılar. Dünya hayatı tamamıyla onları meşgul etti.

“Kuşatmayı neden bitirdiler?” sorusunun cevabı net: ABD’de Demokrat Başkan Joe Biden’ın eski Amerikan politikalarına dönüş yolunda verdiği güçlü sinyaller çerçevesinde, Körfez ülkeleri Donald Trump’ın dağıttığını yeniden toparlamaya çalışıyor.

Şimdi de okulun Sahibini tanıyalım: Rahman, Rahim olan Âlemlerin Rabbi Allah (cc) Kâinatın yegâne sahibi ve yetkilisidir. Büyüklükte eşi ve benzeri yoktur. Kâinattaki her varlık onunudur ve O’nun tasavvurundadır. Hiç kimse O’na hesap soramaz. O her an yaratma halindedir. Asla çocuk edinmemiştir. Öncesi ve sonu yoktur. Doğmamış ve doğurulamamıştır. Kâinatta ki her bir varlık O’na itaat ve tesbih eder. O hüküm ve hikmet sahibidir.

Burada bizi ifrat ve tefritten koruyacak yaklaşım, Kur’an’ın tek deği temel kaynak olduğu gerçeğinde ittifak etmek ve bir taraftan “tek kaynak” yaklaşımının getirdiği kaçınılmaz sığlık ve sapmalardan uzak dururken, diğer taraftan “temel kaynak” vurgusunun da pratikte karşılıksız kalmayacağı şekilde, Kur’an’la tüm kaynaklar, haberler, yorumlar üstü, asılların aslı, nihai hüküm mercii olarak olması gerektiği konumda irtibat kurmak gerekmektedir.

İktidar cenahının emperyalizm karşıtlığı (!) performansına, en son, Demokrat Parti’den ABD başkan adayı olan Joe Biden’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili olarak bu yılın Aralık ayında yaptığı açıklamaların şimdilerde gündeme gelmesiyle tanıklık ettik.

Makale serimizin bu dördüncü bölümünde, başlıkta sorduğumuz sorunun cevabını, Rasulullah (a.s.)’ın maddi durumu ile ilgili olarak Kur’an’ın ortaya koyduğu tablo ile başta bu makalemizin ana konusunu teşkil eden “Rasulullah’ın, bir Yahudi’ye borçlu olarak vefat ettiği” rivayeti olmak üzere rivayet kültüründe bu konuda çizilen tabloyu karşılaştırarak vermeye çalışacağız, inşallah.

Neticede tamamı İbn İshak’ın anlatısına dayanan söz konusu anlatımlarda yer aldığı gibi, hakem tayin edilen Sad b. Muaz’ın hükmünün “kabilenin yetişkin tüm erkeklerinin öldürülmesi” olması ve Rasulullah’ın da bu hükmü onaylaması gibi bir anlatı, Kur’an’ın hem genel/külli adalet ve merhamet ilkelerine, hem de bu konudaki cüz’i ifadelerine açıkça aykırıdır.
Makaleler
Hava Durumu