
"Canlar" Arama Sonuçları

İnsan, Yüce Allah tarafından devamlı denenmektedir. Hayata gelişin amacı da budur. (İnsan, 76/2)

Gazze insanı can veriyor, yakında şehid verecek canları kalmayacak. Gazze’nin dışında kalanların ise hesapları türlü türlü. ABD’nin ve önde gelen Avrupa ülkelerinin hesaplarını söylemeye gerek var mı? Onların hesapları İslam'la ve Müslümanla. En iyi Müslüman ölü Müslüman, en iyi İslam, Siyonizm’e meftun olmuş, ‘ılımlı/demokratik İslam’dır.

Uluslararası Göç Örgütü’nün yayınladığı son rapora göre 2023 yılının ilk üç ayı içinde kaçak yollarla, deniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmak için yola çıkanlardan 441 kişi tekne faciaları yüzünden hayatını kaybetti. Rapora göre bu yılın ilk üç ayı, son 6 yılın aynı dönemlerine nispetle, Akdeniz’deki tekne faciaları yüzünden en fazla can kaybının yaşandığı dönem oldu.

Birleşmiş Milletler, Rusya’nın işgali sonrasında Ukrayna’dan kaçanların sayısının yarım milyonu aştığını açıkladı.

Haklı olarak “ Ey bana iman ettiğini söyleyenler neden benim getirdiğim şeriati tatbik etmiyorsunuz” dediğinde acaba O’na iman ettiğini, O’nun canlarından çok sevdiğini söyleyen insanların bir kısmı, meclisin sıralarına vurarak onun protesto mu ederlerdi? Kimileri de; “çıkarın bunu buradan burası devlete meydan okunacak yer değil” der ve O’nu meclisten mi kovarlardı? Kimileri de; “efendim konjonktür böyle biz sizin getirdiğiniz şeriati tatbik edemeyiz, sizin getirdiğini şeriat çağımızın gereksimlerine uygun değil” mi derlerdi? “Biz devletin nasıl yönetileceğini sizden ve Allah’tan daha iyi biliriz” mi derlerdi?

Amerika bize süt tozu gönderirken de dost değildi, elli yıl sonra süt tozunun yaptığı tehlikeler ortaya çıkmakta. Amerika’nın Irak’a bizim topraklardan girebilmesi için tezkereyi Meclis’ten geçirmek için muhiplerinin canlarını dişlerine taktıklarını asla unutmadık.

“İdamlar ve Olayların Gölgesinde Ulucanlar', meslek hayatının 10 yılını Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde müdür olarak geçiren Vehbi Camgöz’ün hatıralarından oluşan, kolayca okunan bir kitap. Mehmet Ali Başaran yazdı.

“ İman eden, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselere Allah katında en büyük dereceler vardır. İşte kurtulanlar onlardır.” (Tevbe:20)

Yüce Allah, mü’minlere; önlerine çıkacak engel ve tuzakların, göğüs gerecekleri işkence, fedakarlık, çile ve imtihanların niteliğini anlatmaktadır. Onların dikkat ve basiretlerini bu engin bilgisine çekmektedir. Onlardan sadece kendisine bağlanmalarını istemektedir. Zaten bu durum gerçekleşirse eziyeti de ölümü de hiçe sayacaklardır. Mal ve canları konusunda uğrayacakları fitneleri önemsemeyeceklerdir.

Kalkan bu ikinci gemide öncülere yetişemesek de “Biz de sizin yolunuzdayız, geriden de olsa takipteyiz” diyebilmek için güvertede durup sert bir rüzgârda gemiden sulara düşüp boğulmamak için sınırlarda durmamalı, tehlike çanlarına kulak verip emin insanların arasına katılmaya çalışmalı; aramalı, bulmalı, gaflet değil gayret ehli olmalıyız. Arayanlar hep buldular, bulanlar kurtuldular! Lakin eğer “solun adamları (ashabı meşe’me)” ise bindiğiniz gemi, bu yol, başı pek eğlenceli görünse de sonu karabasan gibi üzerinize çökerek, tıpkı Ebrehe ordusunu kuşatan o kara bulut gibi sizi yakıp geçecektir.

Allah’ın vahyini insanlara iletmekle görevli olan Resuller, Allah’ın kendilerine vermiş olduğu bu tebliğ görevini yerine getirmişler ve güzel insanlar da Onlara tabi olmuşlardır. Bu vazifelerini yerine getirirken de her türlü sıkıntıya katlanmışlar ve işkencelere maruz kalmışlardır. Hatta canlarını bu kutlu dava uğruna feda etmişlerdir. Hazreti Zekeriya (as) ve Yahya (as) örneklerinde olduğu gibi.

Suriye'nin Humus kentinde rejim güçleri ile Şebbiha milislerinin abluka altındaki bölgelerden çıkmak isteyen halka ateş açarak onları engellemeye çalıştıkları bildirildi.

Keşke Mısır’da -ve bütün dünyada- bir Musa’mız/Musa’larımız olsa. Beklentimiz yeni bir elçi değildir, çünkü yeni bir Peygamber gelmeyecektir. Fakat tevhidi Musa gibi kavramış, Musa gibi duruşu olan liderler hem Mısır’da, hem de dünyanın her yerinde olabilir ve de olmalıdır. Mısır’da seçimle işbaşına gelen ve bir yıllık iktidar süresinden sonra darbe ile görevinden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi ve canları pahasına meydanlarda darbeye direnen İhvan’ı Musa’ya benzetmek, ‘Musa olmalı’ talebinden farklı bir durumdur. Burada biraz durmak ve serinkanlılıkla meseleyi tahlil etmek gerekmektedir.

Şapka Kanunu’ndan 18 ay önce yazdığı kitap sebebiyle darağacına gönderilen İskilipli Atıf Hoca’nın, idamdan önceki son fotoğraflarına Millî Gazete ulaştı. Devlet arşivlerinden çıkan fotoğrafların, Atıf Hoca ve beraberindeki tutuklular İstanbul’dan Ankara’ya götürülürken 26 Aralık 1925’te ve 3 Şubat 1926’da Ulucanlar Cezaevinin bahçesinde çekildiği ortaya çıktı.

Düne kadar canlarını dişlerine takarak gayret edenler; bu gün Rablerinin istediği gibi değil, canlarının istediği gibi yaşıyorlar… En düşkün oldukları şey, kendi rahatları… Risk almayanlar aslında kendilerini nasıl bir tehlike terk ettiklerinin farkında değiller… Dün harıl harıl çalışanların bugün horul horul uyumaları anlaşılacak gibi değil… İddialarından gazgeçmek, ideallerini iptal etmek, iradeye ket vurmak olacak şey mi?

Son günlerde yaşanan şiddet olaylarıyla ilgili bir açıklama yapan Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, yoksul, mazlum ailelerin çocuklarının canlarına mal olan şiddet ortamının bir an önce durdurulması çağrısında bulundu. Kaya, bir yandan şiddet politikalarında ısrar edip öte yandan kardeşlikten söz edenlerin ikiyüzlülüklerinin açık biçimde ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, 217. Basın Açıklaması'nda "Bizlere sunulan gündem maddeleri üzerinde yaptığımız yorumlarda, duyduğumuz heyecanlarda, ne derece İslami bir metot ile hareket ediyoruz?" sorusu gündeme getirildi.

Rabbani ilkelerde sebat eden, baskılara, engellemelere ve saptırma girişimlerine karşı duruşunu bozmayan ve istikametini kaybetmeyen, sarsılmaz bir kardeşlik bağıyla birbirlerine kenetlenmiş, öncü ve önderleri olan Allah Rasulü’nü canlarından çok seven, varlarını yoklarını Allah yoluna vakfeden ilk Kur’an Nesli, gecelerini gündüze katarak çabalayıp, ağır bedeller ödeyerek İslam’ın sancağını önce Yesrib’de, ardından da baskı ve işkencelerle kovuldukları şehirlerin anası Mekke’de dalgalandırmayı başarmışlardı.
Makaleler
Hava Durumu