
"Cine" Arama Sonuçları

Küresel sistemle tam entegre olmuş seküler/liberal/demokrat/muhafazakâr toplumu inşa etme sürecinde, mevcut iktidar erkleri, aile konusunda tam bir çıkmazın içine düşmüş gibidirler. Bütün eğitim hayatını pozitivist/maddeci/kapitalist değer yargıları ile dizayn eden sistem, ‘rızkın temini’ konusunda da aynı zihin kodları ile hareket ederek (yukarıda da değindiğimiz gibi), mensuplarını Allah’ın kefil olduğu bir konuyu sorgular hale getirmiştir. ‘Aile’ kurumunun yapı taşı olan çocukların bakım ve iaşesini (güya) destekleyerek, ebter olmaktan kurtulacağı zannına kapılmıştır.

Modernizmin, insanı, insan aklını ve bu çerçevede “bilimi” mutlaklaştırmasına/putlaştırmasına mukabil, postmodernizm hiçbir mutlaklık ve sâbite tanımama, bırakmama yaklaşımıyla hareket etmiş, hakikat fikrini yok etme ve sâbitesizliği temel dünya görüşü haline getirme çabası içine girmiştir.

Ümmet bilincine sahip, ilmi düzeyi yüksek eserleriyle mutedil bir çizgide İslam'ı dünya insanlığının gündemine taşımaya gayret eden biriydi. Bununla birlikte, İslam coğrafyasındaki despot yönetimlere karşı net tavır alırken, Türkiye ve Katar benzeri muhafazakâr laik yönetimler konusunda net bir İslami tavra sahip değildi.

Afganistan’daki Taliban yönetiminin resmi sözcüsü Muhammed Naim, Afganistan İslam Emirliği’nin siyaset planında, İsrail işgal rejimini tanımanın ve onunla ilişki içine girmenin yer almadığını söyledi.

Sulhun ve huzurun kaynağı olan bayramları yeni elbiseler, yeni ayakkabılar ve oyuncak ile geçirmek isteyen ve imkânları olmayan yetim ve ihtiyaç sahibi çocukların gülümsemesine ortak olan hayırseverler İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı-İLKAV Gençlik Hareketi aracılığı ile yüzlerce çocuğun bayram sevincine ortak oldu.

Siyonist işgal polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledi. Baskında 152 Filistinli yaralanırken, polis, kauçuk kaplı mermi ve ses bombası kullandı. Kıble Mescidi'ne yönelen İsrail polisi zor kullanarak mescidin içine girdi. Öte yandan Yahudilerin, Pesah (Hamursuz) adı verdikleri bayramı kutlamak üzere 8 gün boyunca Aksa'da kutlama yapacakları bildirildi.

Rutin ve alışılmış geleneğin sıradanlaştırdığı bir ramadan ayında, sayılı günlerin tamamlanmasını beklercesine hak edilmeyen bir fıtır (Ramadan) bayramı ile buluşma hesabı içine girmek elindekinin kıymetini tanımamayı ifade eder.

Ulusal ekonomik çıkarlar uğruna terör devletinin başkanı Herzog’u Türkiye’ye davet edip mutlu aile fotoğrafı çektiren Erdoğan, sert çıkışlarının “halkın gazını alma” amaçlı bir söylemden ibaret olduğunu bir daha ispat etmiş olmaktadır. Yani Erdoğan sert söylemlerle “Türkiye halkının gazını almak” hedefini güderken, Herzog’u davet edip ağırlamak suretiyle ise İsrail’e somut ve büyük kazanç sağlayan “Filistin Halkının Gazını Çalmak” eylemini onaylama konumuna savrulmaktadır.

Tunus’ta 11 yıl önce “ekmek, onur ve özgürlük” sloganıyla başlayan, pek çok Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkesini içine alan ve “Arap Baharı” olarak adlandırılan süreç, darbe, karşı devrim, iç savaş ve dış müdahalelerle sonuçlandı.

Ürdün ile siyonist işgal rejimi arasında enerji ve su alanında ortak bir projenin fizibilite sürecine başlanması için imzalanan niyet beyanı Ürdün Meclisinde tartışmaya neden oldu. Söz alan milletvekillerinden bir kısmı da İsrail’le normalleşmeyi “ihanet” şeklinde niteleyerek söz konusu anlaşmayı reddettiklerini vurguladı.

Kurduğu platformla ihtiyaç sahiplerine elinden geldiğince yardım ulaştırmaya çalıştığı, bilinen ve geniş de takdir toplayan bir husus. Fakat, Çeçenistan'da ve Suriye'de onbinlerce mazlumun katili olan bir kanlı işgal ordusuyla birlikte konser vermeyi içine sindirecek kadar da kötülüğe yakın biri görüldüğü üzere.

Rabbimizin tüm isim ve sıfatları, O’nun kozmik, gayb ve şuhûd âlemi ile Hesap Günü’ndeki biricik egemenliğini bize ta’lim etmektedir. Rabbimizi, kendisinin bize tanıttığı isim ve sıfatlarıyla doğru tanıdığımızda ve bu isim ve sıfatların ifade ettiği vasıfları ancak O’na has kılma bilgi ve bilincine ulaştığımızda, tüm alanlarda hâkimiyetin/egemenliğin O’na has olduğunu, mulûkiyyetinde ortağı olmadığını kavramış oluruz.

Evet, maalesef bu hakikat biz Müslümanlar içinde de tezahür etmekte ve kardeşlerimizin Allah’ın bu emrini yerine getirmelerine tahammül edemeyip dışlayıcı ve irtibatı koparıcı tepkiler verebilmekteyiz. Bu husus hepimizi çokça düşündürmeli ve İslamî ölçü ve ahlakla bağdaşmayan bu yanlıştan bir an önce kurtulma çabası içine girmeli değil miyiz?

Arılar sinekler gibi değillerdir. Arılar elin emeğiyle değil, elinin emeğiyle geçinerek değer üretirler. Sinekler ise elinin emeği ile değil elin emeğiyle geçinerek değer tüketirler...

Küfre, şirke ve ifsada karşı tevhid ve ıslah mücadelemizde, bizzat Müslümanların nefsanîyet konusunda, ilkesel eksende, birbirine ve çevreye güven veren eminlik ve Kur’an ahlakını temsil bağlamında içine düştükleri zaaflardan kaynaklanan engeller olmasaydı, Allah’ın rahmeti üzerimize yağar ve bugün çok daha iyi bir konumda olurduk.

Hicret, doğduğumuz veya doyduğumuz yerin Allah için terk edilemeyecek değerde olmadığını ilan etmek, Allah'ı her şeye tercih etmektir. Hicret, memleketinde müslümanca yaşayamayan bir mü’min için, Allah’ın geniş arzında mutlaka müslümanca ve insanca yaşanacak bir yer olduğunun bilincine varmaktır. Hicret; kavmiyetçilik, ırkçılık, şehircilik anlayışına vurulan darbenin adıdır. Ülke vatandaşlığından ümmet bilincine yükselmektir. Kendi memleketinin bâtıl yönetimine karşı mücâdele hazırlığıdır.

Suriye'yi kan gölüne çeviren Esed rejiminin esirlere uyguladığı insanlık dışı işkenceler de gün yüzüne çıkmaya başladı. Rejim tarafından hapishanede hukuksuzca 7 yıl tutularak işkence gören bir Suriyeli, yaşadığı zulmü anlattı. Askeri üsse götürülerek sorguya alındığını belirten Suriyeli, "Araba lastiğinin içine sıkıştırarak, plastik su borusuyla darp ettiler. Tavandan aşağı doğru sarkan zincire bağlayarak yerden 10 santimetre yüksek olacak şekilde bileklerimizden astılar. Kaynar su döktüler. Üzerimde sigara söndürdüler." diye konuştu.

Ulus-kimlik inşasında son derece kritik bir öneme sahip olan vatandaşlık eğitimi ve üretimi, Tanzimatla birlikte laikleşme sürecine giren Osmanlının ders kitaplarında laik eğitimin müfredatlara girmesiyle, gençlerin laik ve batılı ahlak ile yetişmesinin önü açılmıştır.
Makaleler
Hava Durumu