
"Cumhuriyetin" Arama Sonuçları

Cumhuriyetin fabrika ayarları, Çankaya’daki rakı sofralarında belirlendi ve oradan tüm topluma dayatılmaya çalışıldı. Cumhuriyet, İslam’a ve değerlerine açık bir cephe alınarak ve aleyhte propaganda ve kampanyalar eşliğinde, tam bir irtidat havası içinde ilan edildi ve baştan itibaren redd-i miras anlayışı gereği “kamusal alanda” İslam’a dair ne varsa üzerine gidildi, ortadan kaldırılmaya çalışıldı.

Cumhuriyetin fabrika ayarlarından söz edilecekse, “Hilafetin kaldırılmasından”, “harf inkılabından”, “şapka inkılabından”, “İslami eğitim kurumlarının lağvı ve İslami eğitimin yasaklanmasından”, “laik eğitimin dayatılmasından”, “Türkçe ezan ve namaz dayatmasından”, “Tek Adam, Ebedi Şef mitinin inşası ve memleketin her yerine dikilen devasa heykellerden” vs söz etmek gerekir.

Cumhuriyetin fabrika ayarlarından söz edilecekse, “Hilafetin kaldırılmasından”, “harf inkılabından”, “şapka inkılabından”, “İslami eğitim kurumlarının lağvı ve İslami eğitimin yasaklanmasından”, “laik eğitimin dayatılmasından”, “Türkçe ezan ve namaz dayatmasından”, “Tek Adam, Ebedi Şef mitinin inşası ve memleketin her yerine dikilen devasa heykellerden” vs söz etmek gerekir.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasa teklifiyle ilgili olarak, kadın bedeni teşhirciliğiyle bilinen bir "gazeteye" değerlendirmelerde bulundu. İlk üç maddenin esaslarının asla tartışılmayacağını belirten Uçum, "Laiklik de tartışılamaz çünkü o da cumhuriyetin esaslarından. Böyle bir gündem yok. Laiklik cumhuriyetin yüz yıla yaklaşan bir kazanımıdır" dedi.

İktibas’ın 507’inci sayısı “Cumhuriyetin Fabrika Ayarları” manşeti ile çıktı, bu ayın kavram konusu ise “Birr”…

Gündüz Atatürk Bayramı, gece Kur'an'ın doğum günü. Gündüz Şirk Cumhuriyetinin bayramı, akşam İslâm açısından en faziletli gecenin muhtemel mü'minleri kuşatması. Devlet ve devletçi halk gündüz Kemalist, akşam müslüman. İki dinin birlikte egemenliği, İslam'la putperestlik koalisyonu. "Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler." (12/Yusuf, 106) âyetinin işaret ettiği anormalliğin şekil a'da görüntüsü. Anıtkabir açık, camiler kapalı. Bayramın birinde yasak-masak kalkıyor; diğeri hem Kadir gecesine, hem bayram namazına kapalı.

Dünyaca ünlü piyanist ve klasik müzik sanatçısı Hüseyin Sermet, Türkiye’deki kültür sorununun kökeninin Cumhuriyetin ilk yıllarına dayandığını ve harf inkılabıyla halifeliğin kaldırılmasının hata olduğunu söyledi.

Cuma vaazında A.Turgut Ulucak Yeni Zelandaki terörizm ve global terörizm hakkında vaaz verdi, Asım Şensaltık cuma hutbesinde Çanakkale geçilmedi mi sorusu çerçevesinde ve Türkiye'de kurulan cumhuriyetin kısa bir tarihini anlattı

Cumhuriyeti kutlayanlar, dinî bir âyin ve bir ibadet yaptıklarının farkındadırlar herhalde. Çünkü bir dinî günü kutluyorlar. Cumhuriyetin bugünkü Türkiye’deki anlamı ve uygulaması bir dindir. Türkiye Cumhuriyeti, bir din devletidir. Okullara ve her türden resmî kurumlara baktığınızda bunu kabullenmek zorunluluğu var. Kemalizm dini, tek dindir ve kimse Atatürk’e hiçbir şeyi ortak koşamaz.

İlk olarak risaletin başlangıcında Mekke müşrik oligarşisinin, Yunus Suresi 15. ayette haber verildiği üzere Allah Rasulü'ne (a.s.) "Ya bu Kitabı değiştir ya da yeni bir Kitab getir" şeklindeki talebiyle ortaya koydukları "kurulu düzenlere uygun bir İslam algısı" üretme çabasının son örneği Fransa'da kendini gösterdi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, "Laiklik, Cumhuriyetin İslam'la bir sorun olmamasını garanti ediyor. Sonbaharda, İslam'a Cumhuriyetin ruhuna uygun bir çerçeve sunacağız" ifadeleriyle bu konudaki hedeflerini dile getirdi.

Fransa eski Cumhurbaşkanı Sarkozy, okul kantinlerinde Müslüman ve Yahudi öğrencilere domuzsuz menü hazırlanmasına karşı olduğunu söyledi. Okullardaki alternatif menünün laikliğe aykırı olduğunu iddia eden Sarkozy, "Cumhuriyetin, uygulanması gereken kuralları var, hiçbir agresiflik sergilenmeksizin kararlılıkla ugulanmalıdır" dedi.

Türk Edebiyatı Dergisi'nin Aralık sayısında hazırladığı dosyada bu konuyu belgeleriyle ortaya koyan Selçuk Karakılıç'ın yazdıklarına göre, Kur'an şairi Mehmed Akif, yeni yönetimle fikren ters düşünce polis tarafından izlenmiş. Cumhuriyetin ilanından sonra bir hain gibi polis tarafından izlenen ve bu yüzden ülkeden ayrılan Akif'in yurt dışında da adım adım takip edildiği ortaya çıktı.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da, devlet erkânı laik Cumhuriyetin kurucusu K. Atatürk'ün mezarında biraraya gelerek eşitli ritüeller eşliğinde bağlılık gösterisinde bulundular. Bu apaçık şirk eylemi karşısında devlet erkânına şöyle seslenmek istiyoruz: Taşlara, kabirlere, ölmüşlere tapınmayın. Tapınmaya layık yegâne merci, Yüce Allah'tır.

AKP’nin başarısının temelindeki en önemli nokta, Erdoğan’ın vizyonu sayesinde, kurucu ideoloji nedeniyle 80 küsur yıldır sistemden dışlanmış gibi yaşamak zorunda kalan insanları tekrar sistemin içine çekmek oldu; kitleleri AKP sisteme eklemledi.

Sonuçta cumhuriyetin nötr bir şey olmadığını, laiklik ve demokrasi ilkeleri ile birlikte dünya hayatını kendine has biçimde yönetmeye talip olduğunu, emretme yetkisinin kendinde olması iddiası ile vatandaşından bağlılık ve sadakat istediğini ortaya koymaktadır. Hayatı kendi değerleri ölçeğinde planlarken özellikle dine karşı olmayı ve durmayı da kendi varlığı ve bekası için vazgeçilmez saymaktadır. Bir anlamda birinin varlığı diğerinin yok olmasına bağlıdır.

Kamuoyunda tartışmalara yol açan anayasa taslağı konusunda bir açıklama yapan TÜSİAD, "TÜSİAD’ın demokratikleşme raporları dikkate alındığında, cumhuriyetin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olması niteliklerini ve devletin dili, başkenti ve bayrağı konularını içeren anayasanın değiştirilemez maddelerinin değiştirilmesi yönünde, ne geçmişte ne bugün, bir görüş ve önerisi olmamıştır" açıklaması yaptı.

Kürtçü siyasetin “Kürt ulusu” inşa etme yönündeki çalışmalarında, adeta Cumhuriyetin kuruluş aşamasında ve sonrasında Türk ulusu inşa etmeye yönelik uygulamaları taklit ediyor olması şaşılacak bir şey değil. Çünkü ulusçuluğun mantığı hiçbir zaman ve hiçbir yerde değişmez. Değişen tek şey, üzerinden ulus inşa edilmek istenen kavmi kimlik olur.

Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu'nun 248. açıklamasında "Otoriter ve buyurgan bir cumhuriyetin toplumdaki değişimi görmezden gelen ve zulüm ile abad olunmayacağını bir türlü anlayamayan “derin aklı” bizleri yıldırabileceğini taleplerimizden vazgeçirebileceğini düşünmekte. Hayır! bizler bu ülkede İslam’ın aydınlık yüzünü temsil eden Başörtüsünün aşağılanmasını ve içinin boşaltılmasını,ucuz pazarlıkların malzemesi yapılmasını asla kabul etmeyeceğiz. Yasağa karşı bizleri; “müslüman izzeti”ni kaybetmemize götürecek pazarlıklar içine çekmeye çalışan hiçbir söylem ve siyasetin parçası olmayacağız." denildi.

"Önce Cumhuriyetin kurucu partisi CHP'nin, ardından resmi ideoloji savunucusu aydınların ve nihayet rejimin biricik muhafızı ordunun Çankaya'daki törenlere ilişkin sergiledikleri başörtüsü hazımsızlığı sadece sıradan bir siyasi rahatsızlık, bir çekememezlik olarak görülemez. Bu tavır özünde Kemalist Cumhuriyetin İslami değerlere asırlık tahammülsüzlüğünün ve halka yabancılaşmasının tipik bir yansımasıdır."

Kendilerini Müslümanların amentüsünden soyutlayanların yeni amentüsünü bir daha hatırlayalım: “Kahramanlığın örneği olan ve vatanın istiklâlini yoktan var eden Mustafa Kemal’e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücahit analarına ve Türkiye için ahiret günü olmadığına îmân ederim.”
Makaleler
Hava Durumu