
"Hesap" Arama Sonuçları

Müslümanların sessizce bu savaşı ve katliamları seyredişlerinin altında ümmet olma fikrinden uzaklaşmış olmaları ve ulusal çıkarların gölgesinde hesap yapıyor olmalarından kaynaklanmaktadır. Elbette ulus devlet düzenini kabul etmiş ve batıl değerleri kendisine misyon edinmiş siyasal erklerin yapacağı şey Allah'ın razı olacağı şeyler olmasa gerek. İsrail terör şebekesiyle ticaret hacminin artarak devam etmesi ulus devlet anlayışı için anlaşılmayacak bir durum olmasa gerek.

Gazze insanı can veriyor, yakında şehid verecek canları kalmayacak. Gazze’nin dışında kalanların ise hesapları türlü türlü. ABD’nin ve önde gelen Avrupa ülkelerinin hesaplarını söylemeye gerek var mı? Onların hesapları İslam'la ve Müslümanla. En iyi Müslüman ölü Müslüman, en iyi İslam, Siyonizm’e meftun olmuş, ‘ılımlı/demokratik İslam’dır.

Cuma hutbesi: Hesap Gününden İki Sahne I Hasan Çelenk I Kur'an Nesli İlim Merkezi

Kur'an Nesli İlim Merkezi'nde bu hafta Şükrü Hüseyinoğlu "Kıyametin Provası ve Hazırlamamız Gereken "Deprem Çantası" başlıklı bir Cuma sohbeti gerçekleştirdi. Kur'an Nesli Minberinde ise Rıdvan Dinçer, "Hesap Bilinci Ve Yeniden Dirilişe Yolculuk" başlıklı bir hutbe irad etti.

Afganistan yardım hesabına gönderilerinizde, hesap sahibi ve adı için İLMİ VE KÜLTÜREL ARAŞTIRMALAR VAKFI yazmanız yeterli, Açıklamalar bölümüne de AFGANİSTAN YARDIMI ifadesini de yazmanız gerekmektedir.

Böyle bir süreçte, zikrettiğimiz bunca yozlaşmanın ve Müslümanları sekülerleştirmenin müsebbibi olan laik bir iktidara destek uğruna Müslümanlarla vahdeti oluşturma çabalarını feda etmek sapması sürdürülürse, Rabbimizin huzurunda nasıl hesap verilecektir?

Kur'an Nesli İlim Merkezi'nin "Salı Sohbetleri"nde bu haftaki konu, Yakup Karahan'ın sunumuyla "Kur'an'da Hesap Günü Sahneleri" idi.

Kur'an Nesli İlim Merkezi'nin "Salı Sohbetleri"nde bu haftaki konu "Kur'an'da Hesap Günü Sahneleri"

Meselenin bu çıkmaza gelmesinin tesâdüfî olduğunu düşünmüyorum. Bunun kasten yapıldığını, fâilinin ise Angloamerikan dünyâ olduğunu düşünüyorum. Anlayabildiğim kadarıyla bu blok, temeldeki hedefi olan Çin ile hesaplaşmasını abluka siyâsetleriyle sınırlandırmış durumda. Çin’in kapanması da buna elverişli bir ortamı doğurmuş görünüyor.

42. yılına 517. sayısı ile giren İktibas Dergisi, Ocak sayısı ile okurlarına ulaştı. Yeni sayının yorum konusu, Türkiye gündemindeki yerini korumaya devam eden ‘faiz-nass’ tartışması oldu.

Rabbimizin tüm isim ve sıfatları, O’nun kozmik, gayb ve şuhûd âlemi ile Hesap Günü’ndeki biricik egemenliğini bize ta’lim etmektedir. Rabbimizi, kendisinin bize tanıttığı isim ve sıfatlarıyla doğru tanıdığımızda ve bu isim ve sıfatların ifade ettiği vasıfları ancak O’na has kılma bilgi ve bilincine ulaştığımızda, tüm alanlarda hâkimiyetin/egemenliğin O’na has olduğunu, mulûkiyyetinde ortağı olmadığını kavramış oluruz.

Ben öyle hissediyor ve öyle İnanıyorum ki, Allah’ın izni ile TÜM ŞARTLAR BİR ARAYA GETİRİLDİĞİNDE bu hesap pek yakında görülecektir. Elbette bir gün nefesimizi tüketiriz, ancak küçücük bir “Filizin”kanlarıyla suladığı ağaçlar mutlaka ama mutlaka ayakta ölür.

Rabbimizi, Rasulünü, Kitabını, Âhireti (ve kapsamındaki Hesap Gününü) doğru anlayıp doğru tanımak da, öncelikle onlarla ilgili tarihsel süreçte ve bugün insanlar tarafından birer ümniyye (kuruntu), zan ve vehim ürünü olarak ortaya atılmış olan, geleneksel, modern ve post-modern tüm çeşitleriyle yanlış/bâtıl yaklaşım ve tanımları (üretilmiş, uydurulmuş isim ve sıfatları) tekzip etmek ve bu tekzip hafriyatıyla ortaya çıkan temiz, berrak zeminde, inzal edilmiş isim ve sıfatlar ile bu iman esaslarını kavrama cehdine yönelmek…

Ramazan, mübârekliğini Kur’ân ayı oluşundan alır. Demek ki, o mübârek ay bereketini/kutsallığını bizzat zamandan değil, o zamanda inmeye başlayan Kur’ân’dan almıştır. Şu halde aynı Kur’ân bizim hayatımıza inerse, ömrümüze nasıl bereket katacağını varın hesap edin!

“Andımız” tartışmaları basit bir metni sabah akşam tekrar edip etmemekten öteye Tek Parti ve Tek Adam ideolojisinin ülke ve toplumu ırkçı tezler etrafında hallaç pamuğu gibi savurup atmaya matuf politik hesaplara ışık tutuyor.

Yüz binlerce insanın öldüğü, milyonlarcasının da toprağından göç etmek zorunda kaldığı Suriye iç savaşı 10 yılı geride bırakırken, dünyanın yüzyılın vahşetine sessiz kalması, akan kanı ve yıkımı seyretmesi tepkiyle karşılanıyor.

1995’te Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulun’da başörtülü öğrencilerin mezuniyet yeminini tehditle engelleyen Servet Özgür’ün Mersin’de üniversitede görevli olduğu ortaya çıktı.

Türkiye, Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından hesaplanan ‘2020 Yolsuzluk Algı Endeksi’ne göre 180 ülke arasında 86 sırada yer aldı.

Şimdi de okulun Sahibini tanıyalım: Rahman, Rahim olan Âlemlerin Rabbi Allah (cc) Kâinatın yegâne sahibi ve yetkilisidir. Büyüklükte eşi ve benzeri yoktur. Kâinattaki her varlık onunudur ve O’nun tasavvurundadır. Hiç kimse O’na hesap soramaz. O her an yaratma halindedir. Asla çocuk edinmemiştir. Öncesi ve sonu yoktur. Doğmamış ve doğurulamamıştır. Kâinatta ki her bir varlık O’na itaat ve tesbih eder. O hüküm ve hikmet sahibidir.

Hayat ve hidâyet Kitab’ı olan Kur’ân’ı hakkıyla okuyarak ona iman edenler, Allah’tan gelen sahih bilgi ve ilme ulaşanlar, akletme kabiliyetini kullanarak yaratılışı, dünya hayatını, imtihanı, ölümü, hesap gününü ve bütün bunların Sahibini, vahyin belirlediği boyutlarıyla kavrayabileceklerdir. Böylece kısacık dünya ömrünün bir imtihan alanı olduğu bilinciyle hareket ederek âhirete hazırlık yapabilecek ve hüsrâna uğramaktan kurtulma umudunu yakalayabileceklerdir.
Makaleler
Hava Durumu