
"Kriz" Arama Sonuçları

1981’den bu yana yayın hayatını sürdüren İktibas Dergisi’nin 556. sayısı “Bir Siyasi Krizin Anatomisi” başlığı altında çıktı. Yeni sayının kapağında İstanbul Saraçoğlu’nda gösterilerin en yoğun olduğu günlerden bir kare yer aldı.

Türkiye'deki Kur'ani/Tevhidi bilinçlenme sürecinin öncülerinden Ercümend Özkan ağabey, 24 Ocak 1995'te İslami çalışmalar için gittiği Adana'da kalp krizi geçirerek vefat etmişti. Kısacası nasıl yaşamışsa öyle de vefat etmişti, Allah yolunda koştururken. Rabbimiz ona rahmet etsin, şahitliğini makbul kılsın.

Şükrü Hüseyinoğlu: Bugün yaygın bir istikamet krizi yaşandığı, maalesef acı bir gerçektir. Rabbimiz “Haktan sonra dalâletten başka ne vardır?” (Yunus 32) buyurarak, hak ile dalâlet arasında bir “ara form” olmadığını, bir anlayış ve işleyişin ya hak, ya dalâlet olduğunu bildirdiği halde, bugün maalesef İslami bağlamından koparılmış ve tamamen reel politik bir yaklaşıma indirgenmiş bir “maslahat” algı ve söylemiyle, bâtıl bir işleyişe destekçi ve taraftar durumuna düşen ciddi bir potansiyelin varlığına tanıklık ediyor ve gerçekten çok üzülüyoruz.

Kur'an Yurdu Mescidi'nde Cuma Sohbetlerinde Hakan Taşyürek "Ahiret Hayatı" başlıklı bir sunum yaptı. Cuma Hutbesinde ise Asım Şensaltık "Ekonomik Krize Kalıcı Çözüm!" başlıklı bir hutbe irad etti.

Kur'an Nesli Tv'de, Cumartesi akşamı önemli bir canlı bağlantı gerçekleştirildi. Osman Yıldız'ın hazırlayıp sunduğu "Gündem Özel" programının canlı yayın konuğu, siyonist işgalcilerin 150 milyon dolara ulaşan tekliflerine karşılık, el-Halil şehrindeki Hz. İbrahim Camii yanındaki evini satmayı reddeden Abdurrauf el-Muhtesib'in ağabeyi Ebu Cevad el-Muhtesib idi. Abdurrauf el-Muhtesib, geçtiğimiz hafta kalp krizi geçirerek 61 yaşında vefat etmişti.

Böyle bir süreçte, zikrettiğimiz bunca yozlaşmanın ve Müslümanları sekülerleştirmenin müsebbibi olan laik bir iktidara destek uğruna Müslümanlarla vahdeti oluşturma çabalarını feda etmek sapması sürdürülürse, Rabbimizin huzurunda nasıl hesap verilecektir?

Üstelik bütün bu ifsadın arkasında, istikamet krizindeki tevhîdî kesimin desteği bulunmaktadır. Bu vebalin altından nasıl kalkacaklarını neden hiç düşünmezler?

Bütün bu alanlarda yapılan dualar ve kullanılan İslâmî şiarlar, bu laik kurumların mevcut halleriyle devam etmelerini “dindar” kitleler nezdinde meşrulaştırmaktan başka bir anlam taşıyor mu? Bu uygulamalar, bizi İslâmî kimlik ve temel ilkelerimiz bakımından çok rahatsız edip İslam’ın laiklikle hükmeden bu Atatürkçü kurumlar için kullanılmasına itiraza sevk ederken, neden geçmişte aynı çizgide olduğumuz Haksöz Haber’i çok memnun edebiliyor?

Evet, hepinizin de takip ettiğiniz üzere, tevhidî uyanış süreci bakiyesi grupların savrulması ve ortak birikimimizi laik bir iktidara destek uğruna harcamaları yüzünden büyük bir yozlaşma yaşanıyor. Onlar yanlıştan dönüp tevbe ederek eski istikametlerine yönelerek ıslah çabası göstermeden susmak hem onlara hem de Allah’ın dinine zulümdür ve büyük vebale ortak olmaktır.

Bu sebeple, hiç ara vermeden bir yandan tevhidî davet, şahidlik ve eğitim çabalarımızı yeni hamleler yaparak bıkmadan, yılmadan ve yaşanan büyük olumsuzluklara rağmen asla umutsuzluğa düşmeden sürdürmek, diğer yandan da hiçbir sebeple asla terk edemeyeceğimiz emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münker görevimizi yerine getirmek sorumluluğu altındayız.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, bankacılık sektörünün yılın ilk 6 ayında elde ettiği net kâr geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 400.5 artışla 169.1 milyar TL’ye ulaştı.

Mısır cunta lideri Abdülfettah es-Sisi, artan gıda fiyatları karşısında halka, Hz. Muhammed'in yaptığı gibi yaprak yemelerini tavsiye etti.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un bir söyleşide, Ukrayna lideri Zelenskiy'nin Yahudi olduğunun hatırlatılması üzerine Hitler'in de Yahudi kanı taşıdığına inandığını söylemesi kriz yarattı.

Açık bir kapitalist düzen krizi olan kur krizini halka “sistem krizi” olarak propaganda edip, çözümü de “eski sisteme dönüş” olarak ifade eden muhalefet de, buna karşılık parlamenter sistemin işler olduğu dönemdeki daha büyük krizleri gündeme getirerek “cumhurbaşkanlığı sistemi”ni çözüm olarak sunan iktidar da, bu yaklaşımlarıyla kapitalizm adlı kralın çıplaklığını perdelemeye ve onun beyin ölümünü geciktirmeye çalışıyorlar.

Kazakistan’da gelişen kriz, dünden itibaren başlayan Rusya ile Batı (ABD, NATO, AGİT, azıcık AB) arasındaki kritik görüşmelerin zamanlamasından bağımsız düşünülemez. Nedenlerden biri bu... Kazakistan dosyası taze. Ama sabit şu; Baltıklar’dan Çin’e kadar dikiş yerleri atıyor…

Hizb-ut Tahrir Türkiye, uzun süredir Türkiye’de devam eden ekonomik krize ilişkin İslami çözüm önerilerini kamuoyu ile paylaştı. Günlerdir duyurusu yapılan “Ekonomik Krize 10 Maddede İslâmi Çözümler” başlıklı basın toplantısı, bugün Köklü Değişim Medya İstanbul ofisinde gerçekleştirildi.

Taliban’ın Katar’daki Siyasi Büro Sözcüsü Şahin, Taliban yönetiminin, Afganistan’daki ekonomik problemlerin ve DEAŞ terör örgütü sorununun üstesinden gelebileceğini savundu. Öte yandan, Taliban, televizyonlara yönelik bazı kısıtlamalar getirdi.

BM Gıda Hakkı Özel Raportörü Elver, “Gıda krizinin en somut yaşandığı 55 ülke veya bölgede 5 yaş altı 16 milyon çocuğun durumu çok kritik. 16 milyon çocuk öldü ölecek.” Raportör, krizin nedenini iklim değişikliğine bağladı.

İktibas Dergisi 509. sayısı ile yeniden okuyucuları ile buluştu. Yeni sayının manşetinde Ukrayna-Rusya krizi yer alıyor.

Veliaht Prens Hüseyin’in Kudüs yolundan geri çevrilmesi, odağında BAE’nin bulunduğu krizde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Gözler şimdi, Ortadoğu’daki eski dengeleri yeniden kurma vaadini sürekli tekrarlayan yeni ABD yönetiminde. Ancak, Joe Biden ve ekibinin Ürdün’ü ne kadar “vazgeçilmez” gördüğü, bu noktada en önemli soru. Washington’dan gelen işaretlere bakılırsa, muhtemel cevap şu yönde: “İsrail’in güvenliği sağlandıktan sonra, ha Ürdün ha BAE, bizim için fark etmez.”
Makaleler
Hava Durumu