
"Maide" Arama Sonuçları

Fetih Suresini alan, Maide Suresini de almak ve ondaki "Allah'ın indirdikleriyle hükmetme" emrine ittiba etmek zorundadır.

Kur’an’da, câhiliye kavramının dört ayette ve her birinde ayrı terkipler içinde kullanılmaktadır. Bu ayet-i kerimeler nüzul sırasıyla Âl-i İmrân 154, Ahzâb 33, Fetih 26 ve Mâide 50. ayetleridir. Kullanılan terkipler ise, yine sırasıyla ifade edecek olursak “zannel câhiliyye”, “teberrucel câhiliyye”, “hamiyyetel câhiliyye” ve “hukmel câhiliyye”dir.

Bu ülkedeki düzen, Rabbimizin ölçü ve hükümlerini benimsemeyen, insan hevasına dayalı bâtıl batı kanunlarını esas alan bir tağut düzeni olduğu gibi, bu düzenin geçmişten bugüne tüm yöneticileri de tağut düzenin hamalı durumunda olan yöneticilerdir ve Allah'ın hükümleriyle hükmetmedikleri için de ülkede yaşanan tüm zulümlerden, fesaddan, fahşadan, münkerattan sorumludurlar. Dolayısıyla açık ve net olarak, Mâide sûresi 44, 45 ve 47. ayetlerin tanımlarına girmiş olmaktadırlar.

Cuma Hutbesi: Mâide 24. Ayeti, Kendimiz Bağlamında Okumak - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim ve Dâvet Merkezi - 13 Şaban 1442 / 26 Mart 2021

“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın, siz doğru yolda olduğunuz takdirde, sapan kimse size zarar veremez…” (Mâide, 105) buyuruyor Rabbimiz. Şayet 28 Şubatla birlikte Müslümanlar arasında bazı zaaflar, olumsuzluklar ortaya çıktıysa, 28 Şubat bunun sebebi değil, ancak aynası olmuştur diye düşünüyorum.

Kalemder'ın haftalık programları; Cuma Vaazında Hasan Teştekin kardeşimiz, Zulüm ve Zalim kavramları üzerinden Doğu Türkistan da yaşanan zulümleri, Cuma Hutbesinde ise Yusuf Kaya kardeşimiz, Bilgi Kirliliği konusunu, Tefsir Sohbetimizde ise Abdullah Azzam Ulucak ve Burhan Perk kardeşlerimiz Mâide Sûresinin 61-64. Âyetlerini işlediler.

Kalem'Der'in haftalık programları; Cuma Vazında Ahmet Turgut Ulucak, Toplumsal Yozlaşmaya Çözüm Önerileri, Cuma Hutbesinde Ahmed Kalkan, Bayram Kabul Edilen Matem Günlerimiz 29 Ekim, Tefsir Sohbetinde ise Maide Sûresinin 3 ile 4. Âyetleri işlendi. Programların video kayıtlarını istifadenize sunuyoruz!

Hutbe: Maide 51. Ayet Gerçekte Ne Diyor - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim Merkezi - 25 Safer 1441 / 25 Ekim 2019

Maide 51. ayet: Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli (dayanak ve sırdaş) edinmeyin. Zira onlar birbirinin velisidirler. İçinizden onları veli edinenler, onlardandır. Şüphesiz Allah, zâlimler topluluğuna yol göstermez.

“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın, siz doğru yolda olduğunuz takdirde, sapan kimse size zarar veremez…” (Mâide, 105) Şayet 28 Şubatla birlikte Müslümanlar arasında bazı zaaflar, olumsuzluklar ortaya çıktıysa, 28 Şubat bunun sebebi değil, ancak aynası olmuştur diye düşünüyorum.

“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın, siz doğru yolda olduğunuz takdirde, sapan kimse size zarar veremez…” (Maide 105)

“Hedy”: Hediye etmek, göndermek, yol göstermek, izinden gitmek anlamlarına gelen hedy, fıkıh terimi olarak, hac ve umre sırasında Harem’de kesilen kurbanlık hayvanları ve Kâbe’ye hediye olmak üzere Harem bölgesinde kesilen kurbanı ifade eder: Bakara, 2/196; Mâide, 5/2, 95, 97; Fetih, 48/25.

Faruk Beşer'in, sözümona maslahatları, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenlerin durumunu açık olarak ifade eden Kur'ani nassların (Mâide 44, 45, 47; Nisâ 60 vb) beyanlarını iptal edecek şekilde öne çıkarmasında ve bu anlayış üzere bir fıkıh ortaya atmasında şaşılacak bir şey yok. Zira tevhidi bilinç ve duruşa maalesef ulaşabilmiş değil. Şaşılacak olan, Haksöz gibi yıllarca cahiliyeden ilkesel ayrışma söylemiyle öne çıkmış, tevhidi çizgiyi savunmuş bir yayın organının Faruk Beşer'in bu büyük yanlışına çanak tutması.

"Kur'an bize ne diyor?" - Yüksel Yılmaz

İlker Yiğit'in ilk kitabı ''Ölmeden önce uyanmak'' çıktı. Maide Yayıncılık'dan çıkan eser 264 sayfadan oluşmakta.

Kadıköy İskele Camisinin elektronik panosunda yer alan, “Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar, birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır” mealindeki Maide Suresi’nin 51. Ayet-i Kerimesi müftüye de baskı yapılarak yerinden indirildi.

“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın, siz doğru yolda olduğunuz takdirde, sapan kimse size zarar veremez…” (Maide 105)

Tarihte çokça örneği bulunan İslam düşmanlarının çağdaş örneklerinin zorbalık ve zulümlerini gündeme getirirken, Müslümanlar olarak taşıdığımız sorumlulukları ve eğer bir sorunla karşı karşıya bulunuyorsak, bir sürecin olumsuz etkilerinden söz ediyorsak, bu sorun ve olumsuz etkilerde bizlerin ne gibi bir paya sahip olduğumuzu belirlememiz ve çözüme buradan yol almamız gereğini ihmal etmememiz gereği üzerinde durmakta fayda görüyorum. Bu çerçevede, Maide Suresi 105. ayetten yola çıkarak, 28 Şubat sürecinin Müslümanlar üzerinde oluşturduğu varsayılan olumsuz etkilerin, 28 Şubat süreci denilen bu “dış müdahale”den mi, yoksa bünyesel zaaflardan mı kaynaklandığını tartışmak niyetindeyim.

28 Şubat sürecinin Müslümanlar üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri de ancak, sebep-sonuç ilişkisi bağlamında ve projektörleri öncelikle bünyeye tutmak suretiyle doğru okuyabilir ve bu okumadan yola çıkarak söz konusu etkilerin bertaraf edilmesine çalışabiliriz. Çünkü tedavide ilk adım, doğru teşhistir. Teşhisin doğru olması, tedavide doğru yol almayı getirir.
Makaleler
Hava Durumu