
"Varsa" Arama Sonuçları

“Afrika’dan Asya’ya artık nice kavimlerin sporcularının da katıldıkları Olimpiyat Oyunlarında bir çekişme varsa da asıl çekişme Medeniyetlerin ispat edilmesi noktasındadır…”

İslam’ı temsil ettiği düşünülen Akp’in bu toplumda, Müslümanlara verdiği zararı hiçbir parti, ideoloji vermedi. Erdoğan’ı iktidara getiren ne kadar neden varsa bugün hepsi bir araya toplanmış durumdadır. Tarih tekerrür ediyor sanki.

Cuma sohbeti: İman Varsa Tevekkül Vardır | İsmail Hakkı Güleç I Kur'an Nesli İlim Merkezi

Cumhuriyetin fabrika ayarları, Çankaya’daki rakı sofralarında belirlendi ve oradan tüm topluma dayatılmaya çalışıldı. Cumhuriyet, İslam’a ve değerlerine açık bir cephe alınarak ve aleyhte propaganda ve kampanyalar eşliğinde, tam bir irtidat havası içinde ilan edildi ve baştan itibaren redd-i miras anlayışı gereği “kamusal alanda” İslam’a dair ne varsa üzerine gidildi, ortadan kaldırılmaya çalışıldı.

Mesele şayet İslam ise, rahmet duası ise, bu durumda ölçüyü ancak bu dinin sahibi Yüce Allah belirler. Nitekim bu din, baştan sona bir ölçü dinidir. Temenni ve varsayım dini değildir. Bu durumda Yüce Rabbimize, kimlere rahmet okunup kimlere okunamayacağını soralım ve cevabı Kitab-ı Kerim'den hep birlikte okuyalım...

Müslümanlar siyaset sahnesinde yoksa, bu bütün İslam ümmetinin -bir ferdi bile kalmamacasına- helak olduğu ya da İslam ümmetinin dünyanın bir yerine zindanlara tıkıldığı, hareket imkanlarının tamamen ellerinden alındığı gibi varsayımlarla izah edilebilir ancak. Bunun dışında Müslümanın siyasete bigane kalmasının izahı yoktur.

Parti kuruluş bildirgesinde hangi nass üzere hareket edeceklerini beyan etmişlerdir. Bu metinde modern bir ulus devlet olmak için ne kadar ahkam gerekiyorsa istisnasız hepsini yürürlüğe koymak için adeta and içilmiştir. Modern, laik, çoğulcu, demokratik, muhafazakar.. ne kadar hüküm varsa vurgulanmış, eksiksiz kutsanmıştır.

Postmodernist feminizm ne kadar çok insan varsa o kadar fazla kimlik vardır der. Böylelikle cinsiyetsiz bir toplumu kabul eder. Biyolojik bir cinsiyetten ziyade herkesin kendini hissettiği, kabul ettiği cinsel kimliğini merkeze alır.

Günümüz şartlarında da bâtılla mücadelenin kapsamını büyük oranda sosyal medyaya hasretmiş durumdayız. Daha doğrusu sevinçlerimizi, üzüntülerimizi, hatta eşle dostla paylaşmadıklarımızı bile burada paylaşmaya alıştığımız için cihadımızı da buraya taşıdık gibi gözüküyor. Hepimizin samimâne, hâlisâne bir çaba içinde olduğumuz varsayımıyla konuşacak olursak dahi bize acilen bir "sosyal medyada bâtılla mücadele rehberi" gerekiyor

Kendimizle muvacehe, yüzleşme zamanı. Kitabımızla bağımızı, kurbiyetimizi yeniden gözden geçirme vakti. Bizimle kitabımız arasına girmiş olan ne kadar basit unsur varsa bir kenara atma mevsimi. Doğru ile yanlışın, hakikat ile hayalin, güzel ile kübuhun farkına varmamız; kendimizle yüzleştiğimiz kadardır.

Atatürk döneminde, Türkiye’de ilaç için hiçbir yeni hastahane açılmamıştır! Aksine bilgi varsa, buyursunlar, biz de öğrenelim, aydınlanalım, hakkı teslim edelim. Yapılan, mevcut hastahaneleri sürdürmek, bir kısmını genişletmekten ibarettir. O dönem sağlıkla ilgili yapılan tek devrim vardır: Tıp dilinde latinceye geçiş!

Ve şimdi, işte şimdi tam zamanı, salih amel olarak ne varsa onu yapmaya gayret edelim. Tekrar sesleniyorum, olanlar olmayanlarla paylaşsın. Evlerinde kiracıları olanlar var. Pek çok evleri olanlar var, binaları olanlar var, yığınla paraları olanlar var. Allah onlara vermiş ama ne için vermiş şimdi bunun muhasebesini yapsınlar. Ve Allah’ın bize verdikleri hiçbir şeyin sahibi değiliz dostlar. Ama hiçbir şeyin. Şimdi acı günler yaşıyoruz. Bunlardan ibret alalım.

Mekke putlar ile doluydu. Mekke’de fahşa vardı, fucur vardı. İçki su gibi tüketilirdi. Faizsiz ticaret neredeyse yoktu. Sermaye, az sayıda bir azınlığın elindeydi ve geriye kalan kim varsa köleydi. O gün Mekke’de ne varsa, bugün dünyamızda fazlası ile var. Değil mi?

Bir dinin en temeldeki görüşleri, kavramları, ilkeleri o dinin akidesi’ni oluşturur. İ’tikadınıza dikkat ediniz!.. Hem de çok titizleniniz itikadınız konusunda… Kendinizde bulunanı test ediniz Kur’an’dakilerle.. Uymayanları atınız, uygunları üzerinde varsa tereddütlerinizi gideriniz. Eksiklerinizi Kur’an’la tamamlayınız, fazlalarınızı Kur’an’da bulunmadığı için atınız ki kurtuluşa erenlerden olasınız.

Kimisi oyuncağını yarıştırıyor, kimi evini, arabasını, bankadaki parası, koltuklar, eşyalar, ne varsa hayata dair bir yarış içinde. Herkesin bitmeyen bir hedefi var, neden bitmiyor? Çünkü kim bir hedefe ulaşsa hemen önüne yeni bir hedef geliyor, sahip olunan ne varsa sahip olduğumuz anda değerini yitirmeye başlıyor, herkes maddi-manevi ne düzeyde olursa olsun bir üsttekine bakıyor.

Tekirdağ'da belediyenin katlı otoparkında çalışan operatör, yerden 60 metre yükseklikteki vinç üzerinde namaz kıldı.

Bir evde kütüphane varsa o evde birilerinin mutlaka “memleketin gidişatından rahatsız” olduğuna hükmedilirdi. Kitap aykırı düşünen kimselerin yegâne beslenme kaynağı sayılırdı.

Dünya insanlık adına ve Müslümanlar aleyhine hiçde iç açıcı bir yere gitmiyor. Tüm dünya coğrafyasında nerede bir zülüm, eziyet ve katliam varsa mutlaka bundan sadece Müslümanlar etkileniyor. Yani aslında tüm planlar Müslümanlar üzerine yapılıyor. Sıranın hangi ülkeye, hangi topluluğa geleceğini kimse garanti edemez. Hal böyleyken ve her birimiz kendi ahiretimize hazırlanırken Hz. Peygamberin rehberliğine ve önderliğine hiç olmadığımız kadar ihtiyaç duyuyoruz. Ne buyuruyordu Hz. Peygamber : “Yarım hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun.”

“Onların dolarları varsa bizim de Allah'ımız var” sözü mikro bir bakışla bakıldığında çok güzel, fakat makro bir bakışla ele aldığımızda, sözün sahibi Erdoğan’ın şahsında İslam coğrafyasındaki mevcut iktidarlar ve yöneticilere şunları söylemek ne yazık ki haksızlık değil: Keşke dediğiniz gibi olsaydı, yani sizin iman düzeyinde bir Allah inancınız ve dolayısıyla da O’na itaat ve ittibanız olsaydı, o takdirde onların asla doları (kapitalist tahakküm güçleri) olmazdı.

Lider olmaya ehil ve adalet sahibi (taraf tutmayan, herhangi bir damara meyletmeyen, şahsi görüşlerini öncelemeyen, benlik yapmayan) ve işlerin türüne ve gerekliliğine göre kişi veya kişiler ile istişare eden lider Kur’an’ın ortaya koyduğu liderdir. Ehliyetinde veya adaletinde sorun varsa liderlik vasfını yitirmiş demektir.
Makaleler
Hava Durumu