
"Yahudilere" Arama Sonuçları

“Şimdiki tüm komploların” ve hatta ABD Başkanı seçilen Donald Trump’ın daha önce önerdiği “Yüzyılın Anlaşması”nın bile Mescid-i Aksa’yı Yahudilere teslim etmeyi amaçladığını belirten Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri, Filistin halkının kararlılığının, bir iman kararlılığı olduğunu söyledi.

Dilimle Müslüman olduğumu söyler de yaşantımla kafirlere, müşriklere, münafıklara, modernistlere, laiklere, Hristiyanlara, Yahudilere, mala ve mülke kul olmuş kârunlara, firavunlara yaranmak için bin bir takla atan belamlara ve nefsinin uydusu olmuş zavallılara benzersem öbür dünyada halim nice olur? Bunu şimdiden düşünmem/düşünmeniz lazım gelmektedir.

Siyonist işgal rejiminin, Mescid-i Aksa'yı fiilen bölmek ve bir kısmını Yahudilere tahsis etmek için girişimlere başladığı bildiriliyor. Filistinli gazeteci Muhammed Ebu Takiyya, “İşgalci İsrail gerçek ve fiili planlamaya girmiş diyebiliriz. Mescid-i Aksa'yı mekansal olarak taksim etmek adına bu planlama artık meclise sunuldu ve onun üzerinden çalışmalar başlatıldı" diyor.

Kudüs’e her gelişimde dikkatimi çeken bir husus var: Yahudilere ait (olduğu iddia edilen) kabirler yıldırım hızıyla çoğalıyor. Şehir surlarının özellikle güney ve doğu yakasında, pıtrak gibi kabristan inşa ediliyor. Üçerli-beşerli sıralar halinde, toprağa uzatılmış yatan ağır mermer ve krem rengi taş bloklar…

Bu noktada ilk akla gelen soru, niçin Yahudilere yönelik Nazi kıyımı, bir topluluğa karşı toplu imha suçunu tanımlama hususunda tüm dünyada genel kabul görmüş “jenosid/soykırım” terimi yerine, “holokost” şeklinde farklı bir terimle ifade edilmektedir sorusu olmaktadır.

Siyonist işgal rejiminden, Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın Yahudileştirilmesi yolunda çok kritik ve ileri bir adım daha geldi. İşgal mahkemesi, Yahudilerin Mescid-i Aksa’da “sessizce” ibadet etmelerinin kanuna aykırı olmadığına hükmetti.

Allah, daha önce âlemlere faziletli kıldığı Peygamberlerin izinden giden İsrailoğullarına tevhidî hassâsiyetlerini kaybedip küfre ve şirke meyletmelerinden, Allah’a isyan edip peygamberlerinin yolunu terk etmelerinden ve yukarıdaki özelliklere sahip olduklarından dolayı onların üzerine zillet ve meskenet indirdi. Bütün bu konularda İsrail’den fazla İsrailleşen, yahudiden fazla yahudileşen, gâvurdan fazla gâvurlaşan insanlara Rabbimiz Yahudilere verdiği zillet ve meskeneti, belki de lâneti, adâletinin gereği vermez ve bu damgaları vurmaz mı?

Bu şartlar altında kurulacak olan devletin sembolik olmaktan öteye gitmeyeceğini aklıselim her Filistinli bilir. Bu gelişmelerden sonra esas merak ettiğim konu: Netanyahu Yahudilere müzakerelerin sonucunda belirli tavizleri vermek zorunda kalacağız ve herkesin buna hazır olması gerekir' sözüdür. Sızan metne baktığımızda Netanyahu İsrail halkından ne tür bir fedakârlık talep ediyor acaba? Doğu Kudüs'ün yönetiminin Filistin Devleti'ne değil de uluslararası bir organizasyona devredilmesini mi? Batı Şeria'da Yahudi yerleşimcilerin işgal ettiği topraklara henüz ilhak edememiş olmasını mı?

Bu taslağa göre Mescid-i Aksâ Müslümanlar ve Yahûdîler arasında taksim ediliyor ve her birine belirli yerler veriliyor. Esasında bu teklif Mescid-i Aksâ'nın tamamını yahûdî mukaddesât ve mabedi sayıp Heykel Dağı (Cebelü'l-Heykel) ve Mabed Dağı (Cebelü'l-ma'bed) diye isimlendirmektedir. Fakat hâl-i hâzırdaki durum dolayısıyla Mescid-i Aksâ'nın bölünmesini kabul ediyor. Neticede ise Mescid-i Aksâ'yı sırf yahûdîlere ait üçüncü mabed yapmayı planlıyor.
Makaleler
Hava Durumu