
"duvar" Arama Sonuçları

Aşılamaz denilen duvarları aşan, asla yenilmez denilen orduyu zaafa uğratan, habersiz kuş uçmaz dedikleri istihbarata rağmen gasbedilen toprağını, insanını, hakkını, namusunu almaya çalışan mücahitler gördük.

Mescidi Aksa'nın hatiplerinden Şeyh İkrime Sabri, Kudüslülerin güçlü bilinçlerinin, işgal rejiminin Kudüs'ün tamamına hakim olmayı ve orayı bütünüyle Filistinlilerden almayı amaçlayan planlarının önünde güçlü bir duvar oluşturduğunu dile getirdi.

Siyonist işgal şefi Herzog'un, Mescid-i Aksa'nın yanında bulunan Ağlama Duvarı'nda yapacağı konuşma öncesinde, işgal polisinin Mescid-i Aksa'nın ses sisteminin kablolarını kestiği ve yatsı ezanının hoparlörden okunmasını engellediği bildirildi.

İşgalci ABD'nin zelil şekilde kaçarak boşalttığı Kabil'deki büyükelçilik binasının duvarına, Afgan müslümanlarca kelime-i şehadet sancağı nakşedildi.

Bir virüs çıktı uzaklardan koşup geldi "bu gidiş nereye " dedi... Allah'ın Kitab'ı kıyamete kadar elçi ,uyarıcı, yaşam yasası olarak kenarda, duvarlarda durdu veya şairin dediği gibi :

Bundan yaklaşık 6 yıl evvel, telefonları kafir ve zalim Baas istihbaratı tarafından dinlenen iki kadın doktorun tutuklanması ve ceza olarak saçlarının sıfıra vurulması üzerine, bu kadınlardan birinin akrabası olan 12-13 çocuk, duvarlara “Halk, düzenin yıkılmasını istiyor.”

“Can Dündar ve Erdem Gül yaptıkları TIR haberi nedeniyle tutuklandı. Aynı haberi Aydınlık da yapmıştı. Hükümet size neden bir şey yapmadı?” şeklindeki soruya Perinçek, “Hükümet yargı organı... Şimdi bizden korkuyor. Üzerimize gelen onun altında kalır. Duvarları yıkan bir hareketiz biz. Halk için de siyasal alanda da Vatan Partisi'ne bulaşan belasını bulur” şeklinde yanıt veriyor.

Türkiye ile Suriye sınırının kapatılması için ABD’nin, ‘zeplin gözetleme balonu’ başta olmak üzere teknolojik destek vereceği öğrenildi. Hudutlarda görev alan askeri personelin üçte birinin bulunduğu Suriye sınırının fiziki güvenliğini artırmak için şu ana kadar 300 milyon lira harcandı

Haleb'de duvara yazılan bir yazı, Suriye konusunda temel gerçeği özlü şekilde ifade ediyor:

Suudi Arabistan Krallığı, kuzeydeki komşusu Irak ile güneydeki komşusu Yemen sınırına giderek artan IŞİD ve El Kaide tehdidi nedeniyle 8,5 milyar dolara mal olacak 2 bin 600 kilometrelik dev duvar inşasını hayata geçiriyor.

Her "tower" faciasında aklıma Ali Şeriati'nin “İslam Sosyolojisi Üzerine” kitabının sonunda yer alan "Evet kardeşim işte böyleydi" başlıklı yazısı geliyor. İhtişamlı binalar, isimsiz kurbanlar... Vahşi yükselme arzusu adına görkemli binalar, abideler yaygınlık kazanırken tükeniyor işçi varlığı. Taşeron firmalar isimsizlikle gelen riskleri azaltmıyor, çoğaltıyor. Aynı inşaat mekanizmasının siteler yoluyla ayrıcalıklı kesimleri toplumun genelinden yalıtmaya dönük faaliyeti, “kardeşlik” olgusunu besleyen etkileşim alanlarını yüksek duvarlarla bölmelere ayırıyor. Bu “insani” yabancılaşma karşısında kaygı duymamak imkânsız.

İslam’ın araçsallaştırıldığı, “İslami rant” üzerinden pasta ve paylaşım kavgalarının yaşandığı, güç, iktidar, mevki, makam uğruna her türden İslami ve insani ilke ve değerlerin bizzat Müslümanların bir kısmı tarafından alaşağı edildiği, “Allah rızası” adı altında büyük emek, zaman ve zihin sömürülerinin yapıldığı, devletin bütünlüğü ya da toplumsal birlik tehlikeye düşecek travması adı altında kişi kültüne yol açan otoriterleşmenin savunulduğu ve devletin kutsallaştırıldığı bir siyasi iklim yaratan “beyaz Müslümanlık”, ikiyüzlü özel alan kamusal alan ayırımı yaratan Protestan etik çerçevesinde her geçen gün Müslümanların ahlaksızlaşmasına “hizmet” etmektedir ve duvara toslaması “an” meselesidir.

Söz konusu olayın kaza değil apaçık bir cinayet olduğunu ifade etmek istiyoruz. Gümrük duvarlarını kullanarak yıllarca halka bu teneke parçalarını otomobil diye satan Karunlar, kaza diye geçiştirilen bu ve benzeri cinayetlerin sorumlusudur.

Kamusal alana çıktıkça özgür bireyler olacaktık! Ne cemaat ne parti ne örgüt ne siyasal otorite bizi kendine râm edemeyecekti. Tüm geleneksel bağlardan sıyrılıp dinin de, modernliğin de, tüm özgürlüklerin de temsil edildiği bir konuma yükselecektik. Terketmiştik nasılsa mutlak olanı kendi içimizde; kamusal alanda içimize hapsettiğimiz, evin duvarına astığımız kelam-ı kadim gibi… Her şey göreceliydi, göreceli bir gerçeklik içinde bize de bir alan açılsın istiyorduk…

Suriye'deki gerilim 15 Mart 2011'de güney kenti Dera'da başladı. Bir duvara rejim karşıtı sloganlar yazan 15 öğrenci gözaltına alınmıştı; çocuklara tırnakları sökülerek işkence yapıldığı iddia ediliyordu. Muhalifler, 15 Mart'ı 'öfke günü' ilan ederek sokağa döküldü. Çeşitli kentlerdeki protestolar haftalar sürdü. Suriye, 1980'lerden bu yana böyle bir ayaklanmaya tanıklık etmemişti. Devlet Başkanı Beşşar Esad çeşitli reformlar açıklasa da birçoğu kağıt üzerinde kaldı. İsyan kısa sürede silahlı ayaklanmaya ve iç savaşa dönüştü.

İşgal yönetiminin Mescidi Aksa’nın altında yaptığı kazılar nedeniyle caminin güney duvarına en yakın nokta olan Silvan’daki Vadi Hulve Mahallesi'nin ana caddesinde çatlaklar ve toprak kaymalarının meydana geldiği belirtildi.

Dışarıda Suriye'de onlarca grubun olduğu havası veriliyor. Duvar yazılarına bakarsanız ve isimlere bakarsanız bu doğru. Ancak işin içine girirseniz farklı olduğunu anlarsınız. Bir sefer Suriye'de İslami bir hareket yoktu. Çünkü anayasanın maddesiyle islami çalışmalar yasaktır. Libya'da, Suud'ta ve kendilerini İslam!!! devleti sanan tüm ülkelerde İslami çalışmalar yasaktır. Çünkü o çalışmaları devlet yapıyor!!!. Dolaysıyla o çalışmaları yapanlar irhabidir-yani teroristtir.- Mutaterrife, aşırı- gidenlerdir. Suriyeli müslümanlar tarihin en büyük zulüm ve işkencesini yaşadılar. Buruç suresini onlar için okuyabilirsiniz. Onun için şu an Suriye'de ki mücadelenin eskilere dayanan yönü çok yoktur. Yeni oluşmuş ve ulemanın yönlendirdiği iki boyutlu mücadeledir. Birisi kültürel ve ilmi, diğeri de silahlı mücadele.

Siyonist işgal rejiminin Mescidi Aksa'nın altında yürüttüğü kazı çalışmaları, tarihi ve kutsal yapıda yavaş yavaş yıkıma neden oluyor. Mescidin batı duvarında büyük delikler oluştu.

Samimiyet testinin zafer listesidir kurbanlar. Ahde vefanın ve sadakatin tacıdırlar. Kimileri bedenlerinden fışkıran mürekkeple onayladı ahidlerini, kimileri Rıza-i İlahiye karşı dünyalarından geçerek takasa gitti. Kimileri kuyu başında nöbet tutarak, kimileri zindan duvarlarına gözyaşlarını dökerek yazdırdı zafer listesine ismini.
Makaleler
Hava Durumu