
"ettik" Arama Sonuçları

İslami Direniş Hareketi (Hamas)’ın askeri kanadı durumundaki Kassam Tugayları, Gazze Şeridi’nin güneyinde, Han Yunus ve Refah’ta işgal güçlerine karşı verilen mücadele çerçevesinde iki tüneli patlatarak iki tankı imha ettiklerini ve bir askeri keskin nişancı ile vurduklarını açıkladı.

Kurban, seküler-dünyevi, nefsi ve şeytani ayartmalara karşı bir başkaldırıdır. Siyasi, iktisadi, hukuki ve içtimai olarak, her hususta belirleyici olan Allah’ın tarafına rücu etmektir. Nefsin tamah ettiklerinden uzaklaşıp, Allah’ın yap-yapma dediklerine yönelmektir.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’nın 15 Nisan Pazartesi günü yayınladığı günlük raporda işgal güçlerinin, son 24 saat içinde 7 katliam gerçekleştirdikleri 68 kişiyi şehit ettikleri, 94 kişiyi de yaraladıkları duyuruldu. İsmail Heniyye’nin yaralı torunu Melak da hayatını kaybetti.

Bugün için “ümmet” sözcüğü, seküler kesimlerce, kullanımı Müslümanlara terk edilmiş, onlar lehine kendilerinin kullanım hakkından feragat ettikleri bir şekle bürünmüştür. Zira seküler dünya, ümmet yerine “ulus”u doğurmuştur! En az ümmet kadar dini /Kur’ani bir kavram olan “millet”i kullanmakta hiçbir beis görmezken, bu dünya, ümmeti kullanmaktan özenle kaçınmaktadır. Bunda da, ümmet kavramının halifelik yönetimiyle olan yakın alakasından kaynaklanan tabir caizse bir kuyruk “kuyruk acısı” söz konusudur.

İktibas Dergisi’nin yeni sayısı “Yaklaşan Seçimler ve Müslümanların Ahvali” manşeti ile çıktı. Derginin yorumunda, “Artık, bilinç sahibi olanların bile mücadele etmek yerine eklemlenmeyi tercih ettikleri bir vasatı yaşamaktayız” vurgusu yer aldı.

İslami Direniş Hareketi (Hamas)’ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Tugayları işgal askerlerine yönelik olarak gerçekleştirdikleri muhtelif eylemlerde onlarca işgal askerini öldürdüklerini veya yaraladıklarını, Han Yunus’un güneyinde iki adet Merkava tipi tanklarını ve bir askeri buldozerlerini imha ettiklerini duyurdu.

Pazartesi günü işgal güçlerinin en az 28 askeri aracını imha ettiklerini bildiren Kassam, dün de 5 tankın imha edildiğini bildirdi.

Ebu Ubeyde: "Düşman, 20 günden fazla süren ön saldırının ardından son günlerde Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde kara manevralarına başladı. Gazze düşmana mezarlık olacak, Netanyahu ve askeri liderlerine bu savaşın sonunda diz çökeceklerini müjdeliyoruz."

Seçimin kazananları arasında başat aktörlerden birinin de finans kapitalizmi olduğunu hassaten belirtmemiz gerekir. Ki finans kapitalizminin “seçim zaferi”, seçim öncesinde ilan edilmiş bir neticeydi. Zira her iki ittifak da, seçim öncesi deklare ettikleri ekonomi kadrolarıyla finans kapitalizme tam teslimiyet mesajı vermiş bulunuyorlardı.

Müslümanlar, 'buyur Allah'ım buyur da emrini yerine getirelim' dedikleri halde, rablerine verdikleri sözü tutmuyorlar. Allahuekber nidalarıyla yeri göğü inlettiklerinde samimi değiller miydi ki, halen Allah'tan gayri her türlü tağut yeryüzüne egemen?

“Alt akıl” toplum mühendisleri boş durmuyor. Dönüştürme projeleri devam etmekte, sinsi, sinsi ve bir birini takib eden adımlar ile acele etmeden hareket etmekteler. Çünkü acele ettiklerinde baskı ve basınçla yol almak zorunda kalırlar bu da elde etmek istedikleri gönüllü bir dönüştürmenin tabiatına aykırıdır.

İLKAV Cuma Konferansında konuşan Mehmet Pamak, bütün Rasûllerin, toplumlarını tuğyana sürükleyip en fazla yozlaştıran ifsad sebebini ıslah üzerinden tevhide davet ettiklerini vurguladı.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi futbolizmin “haccı” niteliğine haiz bu organizasyon sona erdiğinde, kendilerini İslam dâvâsına nispet ettikleri halde, futbolizm ve din kavramı konusunda futbolizmin “baş rahibi” konumundaki FIFA Başkanı kadar dahi bir kavrayış düzeyine sahip olmayanlara, kendilerine takdim edilen “futbolizm üstü hadis” paketine fit olmalarının utancı kalacak.

Bütün yol, yöntem ve vasıtalarla hayattan men ettikleri İslam'ın yerine laikliği ikame edenlerin niyetleri -Bebek’teki mücrimlerin çıplaklığı misali- bütün çıplaklığı ile hala tebarüz etmediyse, bunun artık kalplerin mühürlenmesi, gözlerin perdelenmesi ve kulaklara ağırlık vurulmasından başka bir izahı yoktur. Laiklik Allah'ın günah saydığı, haram kıldığı bütün cürümler için alan açmakta, korumalık yapmakta, haramı teşvik etmektedir.

Bu tabloya bakarak, Türkiye’deki tüm partilerin, Firavun’un sihirbazları misali mevcut düzenin sihirbazlığı misyonunu icra ettiklerini söyleyebiliriz. Zira Türkiye’deki asıl meselenin sistem sorunu değil rejim sorunu olduğu gerçeğinin üzerini iktidarı-muhalefetiyle hep birlikte örtmekte, halkı sistem tartışmalarıyla oyalayıp avutmaktadırlar.

Oy hesabıyla panelde övgü ve sitayişle bahsettikleri Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın, parti kurucularını ve onun açtığı bâtıl yolda yürüyen kendilerini açık şekilde tağut olarak tavsif ettiklerini bilmiyorlar tabi. Gerçi bilseler de, bilmezden gelip, oy hesabıyla onun adını istismar etmekten geri durmazlardı.

AKP dönemiyle birlikte çeşitli "İslami çevrelerin", cahiliye düzeni ve düzenin aktörleri karşısındaki duruş ve tutum konusunda sapma ve savrulmalar yaşadığına tanıklık ettik. Söz konusu savrulma sürecini, İktibas Dergisi'nin dosya konusu bağlamında Kürşad Atalar’la konuştuk. Yaşanan dönüşümün köksüzlükle açıklanabileceğini belirten Atalar, “Köksüzlük ise, esasen ‘bilmemekle’ ilgili bir şeydir. Biliyorsunuz ‘keşke bilselerdi’ ayetine ben biraz da bu açıdan bakıyorum. Kullar, Peygamberler gibi ‘bilebilseydi’, savrulmazlar, dönüşmezlerdi. Tarihte savrulan, dönüşen bir Peygamber olmamıştır” diyor. Söyleşimizi ilgiyle ve beğeniyle okuyup istifade edeceğinizi düşünüyoruz.

AKP hükümeti, bir taraftan "naslara göre hareket ettikleri" gibi akıllara ziyan bir söylemle kapitalist düzenin bir aktörü olduğu ve 19 yıldır rantiyeye dayalı üç kağıt ekonomisi uygulamasını devam ettirdiğini perdelemeye çalışırken, diğer taraftan yeni adımlarıyla da açık şekilde nasların "Allah ve Rasulü ile savaşmak" olarak tavsif ettiği faize sığınmaktan kaçınmıyor.

Sesli Analiz'de Şükrü Hüseyinoğlunu konuk ettik. Programın konu başlığı, bir propaganda aracı olarak medya idi. Programın başlıkları kısaca şöyleydi: Müslümanlar medya'yı neden kullanamadı, Müslümanların medya konusunda ufku, medyanın toplum üzerindeki etkisi, medya üzerinden zihinsel baskı, kültürel ve inançsal olarak son yüzyılda değişim vs... konuları sizler için İslami açıdan değerlendirdik.

Ürdün ile siyonist işgal rejimi arasında enerji ve su alanında ortak bir projenin fizibilite sürecine başlanması için imzalanan niyet beyanı Ürdün Meclisinde tartışmaya neden oldu. Söz alan milletvekillerinden bir kısmı da İsrail’le normalleşmeyi “ihanet” şeklinde niteleyerek söz konusu anlaşmayı reddettiklerini vurguladı.
Makaleler
Hava Durumu