
"kimse" Arama Sonuçları

İnananların sayısı, tüm Rasuller ve Nebiler dönemlerinde tarih boyunca genelde azınlık olarak kalmıştır. Ancak Rabbimizin hiçbir buyruğunda kemiyeti, Allah’a ‘gönülden’ boyun eğen az sayıdaki kimselere tercih ettiğine dair bir delil yoktur.

Allah (laik-demokratik olanı başta olmak üzere), İslam’dan başka bir din arayan hiç kimseden bunu kabul etmeyeceğini bildirmiştir (Âl-i İmran, 85) fakat galiba bazı ilahiyatçılar henüz dersin o kısmına gelmemişlerdir…

Erdemlilik, bizi yaratan ve yaşatan Rabbimize nankör olmayı değil, O’na şükreden kullar olmayı gerektirir. Rabbine vefası olmayanın başka hiç kimseye gerçek anlamda vefasından söz edilemez. Ki vefalı olmak, erdemli olmanın çok mühim bir cüzüdür.

İşgal çetesinin, Gazze Şeridi’nde 4 ayı aşkın süredir devam eden saldırılarında evi yıkılan ve yaralanan Filistinli Eymen Ehil, “Ölüyoruz, sesimizi duyan yok” sözleriyle dünyaya seslendi. Ehil, “Direnmekten vazgeçmeyeceğiz. Bütün çocuklarımızı da öldürseler direnmeye devam edeceğiz. Burası bizim vatanımız, onu kimseye bırakamayız” diye konuştu.

Resuller ve İslam’ın davetçileri aklı başında insanlardır. Aklı başından gitmiş olanlarsa geçici olan dünya hayatına aldanarak ebedi hayatını mahvetmiş ve günün sonunda da elinde hiçbir şeyi kalmamış kimselerdir. Resuller ise büyülenmiş insanları büyüden azade ederek kendi saf akıllarıyla rablerini bulmalarını sağlayan öncülerdir.

Bu hafta Kur'an Nesli İlim Merkezinde Haftanın Sohbetinde İsmail Hakkı Güleç "Mü'minler O Kimselerdir ki!" adlı bir sunum yaptı. Şükrü Hüseyinoğlu ise Cuma Hutbesinde "Gündemde Olmayan Haberler Üstü Haber" konusunu gündemleştirdi.

Suriye'nin kuzeybatısında yaşananlar bir trajedidir. Hiç kimse soykırımcı Esed rejiminin yaşanan deprem için harekete geçmesini beklemiyordu ama uluslararası toplum tam bir hayal kırıklığı oldu.

Hz. Peygamber, örnek bir aile reisi idi. O, hanımlarına karşı çok nazik bir eş, çocuklarına karşı da çok şefkatli bir baba idi. Enes b. Malik şöyle demiştir: “Aile fertlerine Hz. Peygamber’den daha fazla merhametli ve iyi davranan bir kimse görmedim.” Hz. Peygamber’in aile içindeki davranışları saygı ve sevgiye dayalıdır.

Cuma hutbesi: Müminler O Kimselerdir Ki... - Rıdvan Dinçer - Kur'an Nesli İlim Merkezi - 5 Şevval 1443 / 6 Nisan 2022

İslam’a teslim olanlar tavrını Allah’tan yana koyanlardır. Batı ile işbirliği yapmayan, onun tüm düşünme biçimlerine karşı duran, kendi inancına yaslanan ve İslam’ın yeryüzüne hakim olmasını isteyen kimselerdir. Küfrün düzenine çanak tutmayan, kendi mahallesine küfrederek öteki mahalleye yaranmaya çalışmayan kimselerdir.

Dik dur, Rabbin Allah'ın sana ‘baş’ yaptığı uzvun, O’ndan başka kimsenin önünde eğilmesin. Dünya metaına meylederek yüzünü yanlış yöne çevirme, başını yanlış makama eğme ey insan...

Fransa ve İngiltere’nin, Manş Denizi'ni geçmeye çalışırken boğulan 31 mültecinin ölümlerini saatlerce seyrettiği ortaya çıktı. Faciada sağ kalan iki mülteciden biri olan M. İbrahim Zada korkunç saatleri şu şekilde anlattı: İngiliz polisini aradık, yardımcı olmadı. Fransızlar ‘İngiliz bölgesindesiniz’ dediler. Birbirimizin ellerini tuttuk. Şafağa kadar kimse ölmedi, sonra çoğu can verdi. Artık dayanamayarak botu bırakan kişiler birer birer öldü.

Ahirette hiç kimseye hiç kimsenin şefaat etmesi mümkün olmayacak; buna gerek de kalmayacaktır. Çünkü hayatımız olduğu gibi ölümümüz de âlemlerin Rabbi Allaha aittir. (6/En’am, 162). Allah’a aidiz ve yine O’na döneceğiz. (2/Bakara, 156). Müminler, Allah’ın merhametinden, mağfiretinden, adaletinden kuşku duyamazlar.

"Dr. Mecdi Hilali Mısırlı bir İslam davetçisi. Üstada göre davet, imanı ıslah gayretleri üzerine kurulmalıdır. İmansız veya zayıf imanlı kimselere yapılacak çağrılar ve teklifler mâkes bulmayacaktır."

Bizler Allah’ın buyruklarını yerine getirenler olsa idik,bırakın Filistin’de Müslüman katliamını/tecavüzlerini,yeryüzünde hiçbir insana zulüm yapmaya kimse cesaret edemezdi.

Tüm bunlar, İslâm'la bağı koparılmış, tamamen kültürel bir Ramazan algı ve pratiği demektir ki bunun ne dünyada ne de âhirette kimseye faydası olmayacağı açıktır. Dâvetçi mü’minler olarak, Ramazan’ın toplum nezdinde halihazırdaki gibi eğlence-festival, ziyafet gibi cahilî kültürlerle kuşatılmış mahkûm bir ritüel ayı değil, Kur’ânî/Nebevî saflık ve sahihlikte hâkim bir İslâmî inşâ ayı olarak algılanıp yaşanması için bu konuları yaygın şekilde gündemleştirmekle mükellefiz.

Cuma Hutbesi: Kimse Kendi Andını Başkasına Dayatmamalı - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim ve Dâvet Merkezi - 6 Şaban 1442 / 18 Mart 2020

“Ey iman edenler! Siz kendinize bakın, siz doğru yolda olduğunuz takdirde, sapan kimse size zarar veremez…” (Mâide, 105) buyuruyor Rabbimiz. Şayet 28 Şubatla birlikte Müslümanlar arasında bazı zaaflar, olumsuzluklar ortaya çıktıysa, 28 Şubat bunun sebebi değil, ancak aynası olmuştur diye düşünüyorum.

Bu din, Helal ve Haram kılma yetkisinin Allah’a ait olduğu hakikatini yerleştiriyor. Çünkü bu ikisi, ilah olmanın en başta gelen özelliklerindendir. Helal ve Haram kılma yetkisi kimseye verilmemiştir. Burada çokça altını çizeceğimiz Helal ve Haram konusu sadece fıkhî manada bir hüküm değil, yönetim konusundaki yasak koyma ve serbest bırakmayı da içerir.
Makaleler
Hava Durumu