
"korkusu" Arama Sonuçları

Küresel sistemle tam entegre olmuş seküler/liberal/demokrat/muhafazakâr toplumu inşa etme sürecinde, mevcut iktidar erkleri, aile konusunda tam bir çıkmazın içine düşmüş gibidirler. Bütün eğitim hayatını pozitivist/maddeci/kapitalist değer yargıları ile dizayn eden sistem, ‘rızkın temini’ konusunda da aynı zihin kodları ile hareket ederek (yukarıda da değindiğimiz gibi), mensuplarını Allah’ın kefil olduğu bir konuyu sorgular hale getirmiştir. ‘Aile’ kurumunun yapı taşı olan çocukların bakım ve iaşesini (güya) destekleyerek, ebter olmaktan kurtulacağı zannına kapılmıştır.

Fâtır suresi 28. ayette belirtildiği gibi bilenler, alimler ancak Allah’tan gerektiği gibi korkarlar. Haşyet Allah korkusu içerir. Haşyet sahibi olmak için Kur’an öğüdünü insanlara sunmak gerekir…

“Av tüfeğinin çeşitli aksam ve parçalarına” dair ticaret ise hâlâ taşmayan bardağın son damlalarından oldu. Malezya gibi ülkelerin limanlarına girişini yasakladığı İsrail bayraklı gemiler, Ekim ayından Aralık ayı sonuna kadar 86 kez Türk limanlarına giriş yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Allah korkusu hani önceliğimizdi? Ümit ve korku ile yaşayacaktık! Adem ve eşi gibi dünyada endişe taşıyıp Allah'a kul olup, O'nu razı edecek amellerle takip edecektik. "Hani ölümden değil imansız ölmekten korkacaktık." Hani kendimizi, bize verilenleri israf etmeyecektik.

Ne yazık ki insanların kalbine Allah korkusu girmedi. Şayet insanlarımıza sadece Allah'tan korkma öğretebilseydik hem gündüz hem de gece kendisini günahlardan alıkoymaya, Allah'ın yasaklamış olduğu şen'iyetleri işlememeye büyük bir özen gösterirlerdi.

Roger Garaudy’nin üzerinde hassasiyetle durduğu konulardan biri de İsrail-Filistin problemiydi. Konu üzerine kaleme aldığı eserlerinde İsrail-Batı ilişkileri, İsrail Devleti’nin kendisini meşrulaştırmak için kullandığı araçları ve Filistin topraklarındaki zulmü korkusuzca dile getirdi.

ALLAH korkulmaya daha layık değil midir prensibini unuttunuz. Dünyalık kaygılar, dünyalık kayıplar sizi o kadar çok korkuttu ki; bu yerin dibine batası korku, içinizdeki ALLAH korkusunu gölgeledi.

Katar'ın izole edilmesinin ikinci nedeni diğer Körfez ülkelerinin Müslüman Kardeşler ve benzeri hareketlerden korkusu. Katar öteden beri Müslüman Kardeşler örgütüne hem siyasi hem de finansal destek veriyor. Katar merkezli büyük Arap yayın kuruluşları bu örgütlerin yanında yer alıyor ve bu, Arap dünyasını, Arap siyasetini etkiliyor.

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı-İLKAV'ın provoke edilen Cuma konferansı ve Cuma namazından sonra ilk Cuma konferansını Vakıf başkanı Mehmet Pamak verdi. Pamak, konferansında İLKAV ve yaklaşık 30 yıllık pratiği hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra, son bir haftada yaşanan olayları değerlendirdi ve ülkede yaşananlardan nihâi anlamda sorumlu olan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetine bazı hatırlatma ve uyarılarda bulundu. İLKAV çevresindeki Müslümanlara da, bütün faaliyetlerinin yalnız Allah'a kulluk yapma ekseninde gerçekleştiğini, haklı olduklarını ve bu sebeple de hiçbir korku taşımadıklarını söyleyerek Hak yolda korkusuzca sabır ve direnme çağrısı yaptı. Konuşmanın bütününde, Allah yolunda tam bir kenetlenmeyle zulme, şirke, ifsada karşı tevhidî mücadeleyi, her şeye rağmen ve şartlar ne olursa olsun yılmadan hep birlikte sürdüreceklerinin mesajını verdi.

"Gelişmeleri kaçırma korkusu" olarak tanımlanan FOMO'nun Twitter, Facebook ve Instagram kullanıcıları arasında yaygınlaştığı belirten uzmanlar FOMO'nun uyuşturucu kadar tehlikeli olduğunu belirtiyor.

Aşırı Şiaist ya da Sünnist tutulmanın gadrine uğrayan Ali Şeriati’nin, “Cüppeli din” zihniyetini bu kadar rahatsız etmesi normaldir. Bununla kalmayarak, “dine karşı din” hareketlerine ilham kaynağı olmasına vesile olan “Cüppeli din”in temsilcisi olan Cüppeli Ahmet, Ali Şeriati’nin Şiaist olduğu yanılgısı ve Sünnist tutulmanın cezbesi altında, “Kahrolsun Ehl-i Sünnet dışı akımlara mensup olanlar” diyerek kendisine yakışan bir üslupla, bağlılarına yemin ettirmektedir. Hakiki dinin içine boşaltan ve İslam dünyasının bugünlere gelmesine vesile olan kavmiyetçilik ve iktidarla örülü “mezhebizm”in geldiği nokta ne yazık ki burasıdır.

Geçtiğimiz Çarşamba günü Sincan Uygur Özerk bölgesinde isyancı bir grup ile polis arasında çıkan çatışmada 27 kişi ölmüştü. Haber7'ye konuşan Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği basın sözcüsü Abdulkadir Tümtürk yeni bir katliamdan korktuklarını söyledi.

Amerika’da İslam düşmanlığı oluşturmak için yılda 40 milyon dolar harcanıyor.

Uğradıkları zulümlere dünyanın her zaman seyirci kaldığı Müslümanların trajedileri artarak devam ediyor. Burma’da Budist katliamından kaçan Müslümanları Bangladeş artık kabul etmiyor. Ülkelerine zorla döndürülen genç kızlar ise tecavüze uğramamak için çareyi kendilerini denize atmakta buluyor.

Suriye İnsan Hakları Örgütü Başkanı Saffur, “Kayıtlarımızda şu ana kadar ölen 4420 kişinin ismi var. Ancak ölü sayısı 10 binin üzerinde... 60 bin kişi de kayıp... Yaralılar ise öldürülme korkusuyla hastanelere gidemiyor, tedavileri evlerde yapılıyor” dedi.

Baas rejimi dün kuşatma altına aldığı Banyas şehrinde katliam başladı. Dışarıyla tüm bağlantıları kesilen şehirde onlarca kişinin öldüğü ve yaralandığı belirtiliyor.

Savaş suçu işleyen Siyonist işgalcileri yargı önüne çıkarmak için küresel girişimler sürerken, siyonistleri tutuklanma korkusu sardı.

"En büyük ibadet hakkı müdafaa etmektir" diyerek hayatını Hakk'ın müdafaasına adayan, zulme, tağuta, istikbara korkusuzca direnip tüm çağlara ve nesillere örnek bir mücadele mirası bırakan Şehid Metin Yüksel', şehadetinin 30. yıldönümünde dava arkadaşları ve takipçileri tarafından bugün anılıyor.

“Şapka Kanunu” çıkmadan önce Ankara'da bir genci yukarıdaki sual eşliğinde tartaklayan isim, merhum İskilipli Atıf Hoca'yı “şapkaya muhalefetten” asan hakimlerden Kılıç Ali'ydi. Bu olaydan birkaç ay sonra ise şapka zarurî olunca Erzurum'da arz talebi karşılamadığı için, kadın şapkaları 'kelle korkusu' taşıyan erkeklerin başlarını süslemişti…

Bu Siyonist katiller çetesinin, 1996 yılında Lübnan’a karşı giriştiği ve sadece Kana kasabasında yüzden fazla sivilin acımasızca katledilmesiyle sonuçlanan saldırıları hakkında, Haaretz yazarı Ari Shavit şöyle diyordu; “İsrail cezalandırılma korkusu olmadan hareket edebilir, çünkü ‘bizim ADL’miz, Yad Vashem’imiz ve Soykırım Müzemiz’ var.”
Makaleler
Hava Durumu