
"sizi" Arama Sonuçları

Direniş bir varoluştur ve her daim samimi insanların eliyle var olacaktır. Şehadetin ne büyük bir nimet olduğunu onlar çok iyi biliyorlar. "Sizin dünya hayatını sevdiğinizden daha çok onlar ahireti seviyorlar" hakikatinin canlı şahitleridir.

Şayet terör, insanları dehşete düşürerek sonuç almak maksadıyla hedef gözetmeksizin insan öldürmeye yönelmek demekse, ki bence terör kelimesinin karşılığı budur, bu fiilin en büyük temsilcisinin Amerika Birleşik Devletleri olduğuna kim itiraz edebilir?

"İbrahim'de ve onun beraberinde bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar toplumlarına demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan beriyiz..."

"İbrahim'de ve onun beraberinde bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar toplumlarına demişlerdi ki: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan beriyiz..."

Yüreklerimizi parça parça etmiyorsa bu söz, gözlerimizden yaşlar akıtmıyorsa ve bizi hala harekete geçirmiyorsa ne hakiki bir iman’dan, ne kuvvetli bir İslam’dan ve ne de temiz bir vicdan’dan söz edebiliriz.

"İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizden ve Allah'tan başka taptıklarınızdan beriyiz..." (Mümtehine, 4. âyet)

Biz Müslümanlar da, dünyadaki tüm müstekbirlerden, emperyalistler ve siyonistlerden ve onların sizin gibi işbirlikçilerinden teberi etmeyi iyi biliyoruz elhamdulillah.

Nişantaşı'nda bir parkta oturan, akademisyen Neşe Nur Akkaya ve kız arkadaşı, başörtüleri nedeniyle "Burada sizin gibileri istemiyoruz. Gidin başka yerlere" diyerek nefret söylemlerinde bulunan Eray Çakın isimli şahsın yumruklu saldırısına uğradı.

Kur’an’ı dışarıda bıraktığınızda, Hira’nın, Kadir gecesinin anlam ve işlevini gündemleştirmediğinizde, bir Ramazan ayının Kadir gecesinde, Hira’da insanlığa yağmaya başlayan vahyin yeniden bir de sizin üzerinize yağması için talepkâr olmadığınızda Ramazanı anlayamamış, Ramazana adım atmamışsınız demektir.

Mehmet Pamak’ın 2000 yılında yazdığı şiiri kendi sesinden sizinle paylaşıyoruz.

İkna edip sevdirmek en temel düsturdur. Namazı sevdirin. Sevdirmeden ve anlatmadan çocukları namaza zorlamak, namaz kılmalarını mecburi tutmak onları namazdan soğutur. Buna dikkat etmek gerekir. En iyi öğretmen örnekliktir. Çocuklar, sizin namaza gösterdiğiniz saygı ve sevgiyi, ilgiyi görmeliler.

AmeriKAN finosu alçak PKK-PYD'liler, efendileri havadan kendileri karadan Bağuz'da çoluk-çocuk demeden yakıp katlettikten sonra DAEŞ'i bitirdik diye dün Kamışlı'da kutlama yapmışlar. Oysa sizin ve efendiniz ABD'nin Rakka'da, Deyrizzor'da ve son olarak Bağuz'da işlediğiniz vahşet, DAEŞ'in vahşetini kat be kat geçti. Gücü elinize geçirince yaptıklarınız hiç unutulmayacak. Zira kişi ve toplulukların asıl niteliği gücü ele geçirdiklerinde belli olur.

İşte şeytanın sırât-ı müstakîmden saptırıp başka yollara yönlendirmeye dair bu çabasına karşı Rabbimizin uyarısı En’âm Sûresi 153. âyette şöyle ifade edilir: “İşte bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun, sizi O’nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın. Kendinizi korumanız için işte size böyle tavsiye ediyor.”

İktibas Dergisi sohbetine katılan Prof.Dr. İrfan Yalçınkaya, "Tıp eğitimi bile ne kadar uluslararası şirketlerin yönlendirmelerinden bağımsız? Biraz da onların kurduğunu da düşünüyorum, onların çok etkilendiğini düşünüyorum. Sizin tıp eğitiminiz bile onlar tarafından -yani tabiri caizse sponsor onlar, sizin tıp eğitimini bile onlar planlıyorlar- ihtiyaca göre planlıyorlar" diye konuştu.

ALLAH korkulmaya daha layık değil midir prensibini unuttunuz. Dünyalık kaygılar, dünyalık kayıplar sizi o kadar çok korkuttu ki; bu yerin dibine batası korku, içinizdeki ALLAH korkusunu gölgeledi.

Haklı olarak “ Ey bana iman ettiğini söyleyenler neden benim getirdiğim şeriati tatbik etmiyorsunuz” dediğinde acaba O’na iman ettiğini, O’nun canlarından çok sevdiğini söyleyen insanların bir kısmı, meclisin sıralarına vurarak onun protesto mu ederlerdi? Kimileri de; “çıkarın bunu buradan burası devlete meydan okunacak yer değil” der ve O’nu meclisten mi kovarlardı? Kimileri de; “efendim konjonktür böyle biz sizin getirdiğiniz şeriati tatbik edemeyiz, sizin getirdiğini şeriat çağımızın gereksimlerine uygun değil” mi derlerdi? “Biz devletin nasıl yönetileceğini sizden ve Allah’tan daha iyi biliriz” mi derlerdi?

“Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.” (Tekâsür: 1,2)

Kalem-Der - Cuma Hutbesi; Tapmıyoruz Sizin Taptırdıklarınıza! - Ahmed KALKAN

“Onların dolarları varsa bizim de Allah'ımız var” sözü mikro bir bakışla bakıldığında çok güzel, fakat makro bir bakışla ele aldığımızda, sözün sahibi Erdoğan’ın şahsında İslam coğrafyasındaki mevcut iktidarlar ve yöneticilere şunları söylemek ne yazık ki haksızlık değil: Keşke dediğiniz gibi olsaydı, yani sizin iman düzeyinde bir Allah inancınız ve dolayısıyla da O’na itaat ve ittibanız olsaydı, o takdirde onların asla doları (kapitalist tahakküm güçleri) olmazdı.

İşte bu “vehn” nöbetleri nedeniyledir ki Avrupa Birliği karşısında İslam Birliği’ni, Birleşmiş Milletler karşısında İslam Birleşmiş Milletleri’ni, NATO karşısında İslam Barış Gücü’nü kuramadık ve Efendimizin, “Allah, düşmanlarınızın kalbinden sizin korkunuzu silecek” uyarısında olduğu gibi artık düşmanlarına karşı korku salamayan bir ümmet haline geldik.
Makaleler
Hava Durumu