
"sosyal" Arama Sonuçları

Filistinliler sosyal medyada, iki hafta önce işgalci askerlerin Filistin'in işgal altındaki Batı Şeria bölgesinin güney kesiminde yer alan El-Halil şehrinde Filistinli bir çocuğa saldırmalarının görüntülerini yayınladı.

Bugün yaşadığımız coğrafyadaki yaygın “İslami çalışmalar”a baktığımızda, “merkezi dâvet”in, yani egemenlik mücadelesinin büyük oranda ihmal ve dahası terk edildiğini, İslami çalışmaların “sosyal faaliyet” düzleminde kaldığını görmekteyiz.

İbrahim'in sahnesi Mina'dasın şu anda; İbrahim gibi davranmak üzeresin. O, oğlu İsmail'i kurban etmek için getirmişti. Senin İsmail'in kim veya ne? Mevkiin mi? Şerefin mi? Mesleğin mi? Paran mı? Evin mi? Çiftliğin mi? Araban mı? Aşkın mı? Bilgin mi? Sosyal sınıfın mı? Sanatın mı? Elbisen mi? Hayatın mı? Gençliğin mi? Güzelliğin mi? Hangisi... Ben bilemem. Fakat sen kendini bilirsin.

Hakeza “sahiplik” düşüncesiyle “iktidarın” tekelleştirildiği durumlarda, rekabet ve çatışmanın ortaya çıkması kaçınılmazdır. Oysa Rabbimiz, bizim için sosyal ilişkilerde rekabeti değil velayeti, yani dayanışmayı, işbirliğini, birlikte hareket etmeyi öngörmektedir...

Irak’ta Rusafa hapishanesinde tutuklu bulunan Türkiye vatandaşı kadınlar, bir basın açıklaması yaptı ve videosunu sosyal medyada paylaşarak yetkililere yardım çağrısında bulundu.

Tüketim kültürü, evlilik merasimlerini yeni sosyal statü göstergesine dönüştürüyor ve aileler yoksullaşmak pahasına yaptıkları düğün harcamalarını borçlanarak yıllarca ödüyor. Öte yandan, İslami geleneklere uymayan gösteriş kültürü de aile değerlerinin yıpranmasına neden oluyor.

Tarihî tercübe, "İsrail’de" hâkim trend haline gelen bu durumun, devletin ömrünü de kısaltacağını gösteriyor. “Nasıl”ını ve “niçin”ini görebilmek için, biraz tarih bilgisi yeterli. Nitekim aklı başında "İsrailli" tarihçiler ve sosyal bilimciler, göz önünde duran bu hakikati kendi toplumlarına duyurmaya çalışıyor. Ancak onların çabaları da gürültülü hezeyanların ve faşizm nöbetlerinin içinde kaybolup gidiyor.

Ebu’l-Hasan Ali en-Nedvi’nin Kur’an’a Göre Dört Terim kitabını eleştirmesi sırf eleştiri için yapılmış intibaı vermektedir. Mevdudî’nin dört terimle ilgili oldukça köklü, sağlam, ayağı yere basan tezini asla çürütmemiş, bilakis güçlendirmiştir. Mevdudî ilah, ra., din ve ibadet terimlerinin kökenindeki asli anlamı açığa çıkartıyor, yegâne ilah olarak Allah’ın kozmik alemdeki hakimiyetinin insan hayatında, sosyal hayatta da geçerli olması gerektiğini bu terimlere dayandırıyor. Nedvi ise daha çok namaz ve daha fazla Allah aşkı öneriyor.

Tesettür Seferberliği Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Rumeysa Demir, "Tesettürlü insanların tesettüre uygun, Allah Teâlâ'nın biz müminlerden istediği ölçülerde ve nitelikte kıyafet bulması zorlaştı. Geniş, vücut hatlarını belli etmeyen, dikkat çekmeyen giysilerin satıldığı mağaza sayısı bir elin parmağını geçmeyecek kadar az. Bu nedenle çoğu tesettürlü insan hazır giyim sektörünün raflara, vitrinlere yerleştirdiği kıyafetlere mecbur bırakılıyor. Tesettürlü bir kadının sosyal ve özel alanlarda, gündelik veya özel merasimlerinde giymek istediği nitelikteki kıyafet ihtiyacını karşılaması çok meşakkatli bir hale geldi" diye konuştu.

Esas bayram, gerçek bayram; İslâm'ın her şeyimize, bireysel, sosyal ve siyasal hayatımıza hâkim olmasıyla, Allah'a hakkıyla kulluk sergilememizle ortaya çıkacaktır. Bayramlar Allah'a kulluğun neticesi, Allah'a yaklaşmanın sembolleridir. Esas bayram, tâğutların Cehenneme çevirdiği dünyayı Cennete benzettiğimiz ve Cenneti hak ettiğimiz gün olacaktır.

Ben tüm bunların yanında; bağımlılıkla, ‘bağımsızlık’ arasında büyük bir bağlantı olduğunu da düşünüyorum. Çünkü günümüzde kişisel bağımlılıkla birlikte toplumsal bağımlılık da söz konusu. Herkes online kullanıcı. Herkes sosyal medyada. Yani herkes bağımlı olmasa da adayı. Bağımlı bir toplumun bağımsızlığı ne kadar mümkün olabilir?

Teknoloji ve robot aletler insanı tembel ve atıl hale getirdi. Çevremiz gereksiz haber ve bilgi sarmaşığı etrafımızı sarmalamış durumda, aķılsız telefon, sosyal medya, bilgisayar ve televizyona adeta hapsedilmişiz. Gelen bilgiler çoğu sağlıklı değil ama insanda ne yazık ki bunlara itibar ediyor.

ABD’de yapılan bir araştırma, sosyal medya şirketlerinin Müslüman karşıtlığı ve İslam karşıtlığı konularında yapılan şikayetlerin yüzde 89’una kayıtsız kaldığını, gerekli işlemleri yapmadıklarını ortaya koydu. Platformların, para kazanma gerekçesiyle bunlara göz yumdukları iddia ediliyor.

Almanya’nın sosyal demokrat başbakanı Olaf Scholz, görevdeki 3’üncü gününde Brüksel’e düzenlediği ziyaret kapsamında Nato Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’i ziyaret etti, ülkesinin Nato’ya bağlılığını yineledi.

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) ve İngiltere'de yaşayan çok sayıda Arakanlı mültecinin, Myanmar’da kendilerine karşı nefret söyleminin yayılmasına izin vermekle suçladığı sosyal medya devi Facebook'a 150 milyar dolarlık dava açtığı aktarıldı.

'Çinleştirme' kavramını, 'dini çevrelerin vatanseverliği teşvik etmesi, Çin ulusuna ve kültürüne aidiyeti pekiştirmesi' olarak tanımlayan Şi, ayrıca inançların ülkeyi yöneten Komünist Parti'ye ve Çin'e özgü sosyalizme bağlılığı güçlendirmesi gerektiğini belirtti.
Makaleler
Hava Durumu