
"temin" Arama Sonuçları

Küresel sistemle tam entegre olmuş seküler/liberal/demokrat/muhafazakâr toplumu inşa etme sürecinde, mevcut iktidar erkleri, aile konusunda tam bir çıkmazın içine düşmüş gibidirler. Bütün eğitim hayatını pozitivist/maddeci/kapitalist değer yargıları ile dizayn eden sistem, ‘rızkın temini’ konusunda da aynı zihin kodları ile hareket ederek (yukarıda da değindiğimiz gibi), mensuplarını Allah’ın kefil olduğu bir konuyu sorgular hale getirmiştir. ‘Aile’ kurumunun yapı taşı olan çocukların bakım ve iaşesini (güya) destekleyerek, ebter olmaktan kurtulacağı zannına kapılmıştır.

Müslümanlar artık sistemin tüm ayartmalarına rağmen müstakil bir duruş sergilemeli ve bütün olarak Allah’ın dini ve emirleri dışında hiçbir uzlaşmaya yanaşmamalıdır. Aksi takdirde işlenen suçların meşruiyet sağlayıcısı ve ortağı olacaktır.

Şimdilerde Gazze’de yaşananlar, toplumda yazarlığı veya hatipliği ile bilinen ve iktidara geçmişte çokça destek veren birçok ismin şaşırma taklidi yapmasına veya beklenti yönetiminde kötü sınavlar vermesine neden oluyor… Önemli olan, sistemin tenceresinde kaynamadan çok önceleri bunu fark edebilmek ve hatta mümkünse o tencereye hiç girmemektir.

Bir grup Müslüman, siyonazi işgal ve katliam çetesine akaryakıt temin eden Azerbaycan yönetimini, İstanbul'daki konsolosluk önünde protesto etti. Yapılan konuşmalarda bu kanlı işbirliği telin edilirken, Azerbaycan'a siyonazilerin değil, mazlumların gardaşı olma çağrısı yapıldı.

Filistin dostu Dr. Nick Riemer, İsrail’i boykot etmenin Filistinliler için önemini, etkili boykot yöntemlerini ve akademik boykotun önemini AA Analiz’e değerlendirdi. Nick Riemer, bu yöntemin birçok yönüyle önemli ve etkili bir araç olduğunu düşünüyor.

Bu sancak, Mekke’de düşmeyecek, Medine’de… ve nihayetinde Kudüs’te de düşmeyecektir. Düştüğü yerden onu kaldırmasını bilen bir inanç sisteminin neferi olmaktan biz Müslümanlar şeref duyarız.

İslam ile beşeri ideolojilerin arasındaki temel farklılık Allah’a teslimiyette belirginleşir. İslam’ın tüm kural ve kaidelerinin belirleyici mercii Allah’tır. Beşeri ideolojilerin belirleyicileri ise ekonomik ve siyasal gücü elinde tutan zalim azınlığın heva ve hevesleridir. İslam insanları kula, heva ve heveslerine kulluktan Allah’a kul olmaya davet ederken beşeri ideolojiler Allah’a kulluğu men etme gayretindedir.

İktibas’ın 537. sayısı ekonomi konusunu manşete taşıyan kapağıyla okurlarına ulaştı. Derginin yorum sayfalarında, kapitalist liberal ekonomik sistemin getirdiği huzursuzluğa dikkat çekilirken, İslami ekonomi düzenin vahyin ışığı altında oluştuğu vurgulanıyor.

Küresel sistemin refah ve mutluluk vaadine rağmen dünya çapında yardıma muhtaç insanların sayısı 2022’de 324,3 milyon iken Ağustos 2023 itibarıyla 363,3 milyona yükseldiği bildirildi. İhtiyaç içindeki en çok insanın bulunduğu ülkeler ise, Afganistan, Etiyopya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), Sudan, Yemen, Pakistan, Myanmar, Ukrayna, Suriye ve Güney Sudan olarak sıralandı.

Her dünya görüşü ve inanç sisteminin olduğu gibi tasavvufun da, inanış ve pratiklerini üzerine bina ettiği kavramları vardır. İşte bu kavramlardan biri ve tasavvuf açısından çok merkezi bir konumda olanı “Ricâlulgayb” kavramıdır.

Derginin 536. sayısı “Müslüman, Sistemin İçinde mi Olmalı, Dışında mı?” manşeti ile çıktı.

Vahdeti İttihat ve Terakki’ye karşı yüksek perdeden muhalefet sergilese de, ciddi bir meşrutiyet savunucusudur. Aynı zamanda dönemin popüler kavramlarından olan hürriyet, adalet, müsavat, uhuvvet, ittihad-ı İslam gibi kavramları sıkça ele almış, yorumlamıştır. Vahdeti’nin düşüncesinde meşruti idare eğer temin edilmek isteniyorsa, bu ancak hürriyetle mümkün olacaktır.

İşte bu laik sistem ve kesimler, Müslümanlara belli alanlarda, birtakım haklar vererek! sistemin genel gidişatına, özüne, putlarına, batıl hükümlerine "dokunmadan" yaşayabilecekleri, bireysel birtakım ibadetlerini yapabilecekleri, özgürlük alanları belirlemişler ve bunun dışına asla çıkılmaması gerektiği savını ileri sürmüşlerdir...

Batıyı kuşatan düşünce ve inanç sisteminin tahrif edilmiş olsa bile Hristiyanlıktan almadığını, Roma merkezli bir akidenin oluşturduğunu savunur. Kutub’a göre (ki bizde aynı kanaatteyiz) İslam, geleneksel ve modern bütün cahiliye düşüncelerini kökten reddeder. Oysa Batı dünyası modern cahiliyeyi tüm imkanları ile kuşanmış durumdadır ve Kutub hayata yön veren tüm prensiplerin oluşturduğu kaynağı Mekke cahiliyesi ile bir tutar.

Siyonist işgal şefi Herzog'un, Mescid-i Aksa'nın yanında bulunan Ağlama Duvarı'nda yapacağı konuşma öncesinde, işgal polisinin Mescid-i Aksa'nın ses sisteminin kablolarını kestiği ve yatsı ezanının hoparlörden okunmasını engellediği bildirildi.

Bu noktaya, İslam’daki yöntemden kopukluğun neticesinde gelinmiştir. Bu sapma da İslâm akidesini fikri kaide yani düşüncenin esası olmaktan çıkartıp Müslümanda herhangi bir işlevsiz fikir konumuna getirilmesi sonucu olmuştur.

Açık bir kapitalist düzen krizi olan kur krizini halka “sistem krizi” olarak propaganda edip, çözümü de “eski sisteme dönüş” olarak ifade eden muhalefet de, buna karşılık parlamenter sistemin işler olduğu dönemdeki daha büyük krizleri gündeme getirerek “cumhurbaşkanlığı sistemi”ni çözüm olarak sunan iktidar da, bu yaklaşımlarıyla kapitalizm adlı kralın çıplaklığını perdelemeye ve onun beyin ölümünü geciktirmeye çalışıyorlar.

Yeryüzü Ensarları, Fetih-Der'le birlikte, gıda ve kışlık giyecek ihtiyacının had safhaya ulaştığı Afganistan'a yardım kampanyası düzenliyor. Afişte yer alan İban hesabına yapılacak nakdi bağışlarla, inşallah Afganistan'da ihtiyaç sahiplerine gıda ve kışlık giyecek temin edilecek.

Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, “Müslümanca tarihe bakış için, Kur’an’ın ve Sünnetin çok iyi bilinip, Resulullah’ın yönetim sisteminin kabul edilmesi gerekir.” dedi. Sırma, İslami hayat görüşü zaten İslamcılık anlayışını kapsadığı için İslamcılık tabirini yanlış bulduğunu ve kullanmadığını da sözlerine ekledi.

O halde Allah’a iman etmek demek, O’nun varlığını ve noksan sıfatlardan münezzeh, kemal sıfatlarla mücehhez oluşunu şeksiz-şüphesiz tasdik etmek ve O’na ve vahiyle bildirdiği ölçülere mutlak bir güven duyup, o ölçülere tâbi olmakla dünya ve âhiret saadetinin temin edileceğine dair kesin bir inanış ile Allah’ın hükümlerine itaat ve ittiba etmek demektir.
Makaleler
Hava Durumu