
"yasa" Arama Sonuçları

Doğu Türkistan’da Müslümanlar için Ramazan, ibadet ve manevi huzurdan çok, yasaklar ve baskılarla anılan bir dönem haline geldi. Çin yönetimi tarafından yıllardır uygulanan kısıtlamalar nedeniyle bölgede yaşayan Müslümanlar, dini vecibelerini yerine getiremez hale geldi. Oruç, teravih namazı ve diğer ibadetler tamamen yasaklanırken, bölge halkı dini kimlikleri nedeniyle çeşitli baskılara maruz kalıyor.

Cuma sohbeti: Kürtçeyi Yasaklamak, Allah'ın Bir Ayetini Yasaklamaktır I Şükrü Hüseyinoğlu I Kur'an Nesli İlim Merkezi

Anayasa Mahkemesi'nin "ifade özgürlüğünün ihlali" kararının ardından, Rasulullah'a hakaret içerikli haberin erişim engeli kaldırıldı.

Müslümanların sessizce bu savaşı ve katliamları seyredişlerinin altında ümmet olma fikrinden uzaklaşmış olmaları ve ulusal çıkarların gölgesinde hesap yapıyor olmalarından kaynaklanmaktadır. Elbette ulus devlet düzenini kabul etmiş ve batıl değerleri kendisine misyon edinmiş siyasal erklerin yapacağı şey Allah'ın razı olacağı şeyler olmasa gerek. İsrail terör şebekesiyle ticaret hacminin artarak devam etmesi ulus devlet anlayışı için anlaşılmayacak bir durum olmasa gerek.

“Av tüfeğinin çeşitli aksam ve parçalarına” dair ticaret ise hâlâ taşmayan bardağın son damlalarından oldu. Malezya gibi ülkelerin limanlarına girişini yasakladığı İsrail bayraklı gemiler, Ekim ayından Aralık ayı sonuna kadar 86 kez Türk limanlarına giriş yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Hele hele bu mağdurlar, çocuklar, yaşlılar ve kadınlar olunca, zaman durur ve artık lanet yasası devreye girer. Lanetliler ile hayat boyu ilişkiler ve tavırlarda sorumluluk yasası bağlayıcı olur. Lanetliler ile oturmak kalkmak ticari ilişkiler… Anlaşmalar yapmak haram olur, bunun ferdi olması ile uluslararası olması durumu değiştirmez.

Hilafet kavramı, kendisini çevreleyenleri yönetebilecek “Siyasal Önderliği” kabiliyeti ön plana çıkaran bir kavramdır... Bu da “Kulluk eksenli bir temsil” sorumluluğu ile görevlendirilmektir.

Kendisiyle hükmedilsin diye inzal olunan Kur'an'ın ahlak ve ahkâmına ittiba etmek yerine, Batının heva ürünü ideoloji ve yasalarına tâbi olanlar ve onları uygulayanların Kur'an'a sahip çıkma iddiası münâfıklıktan öteye geçemez.

İslam ile beşeri ideolojilerin arasındaki temel farklılık Allah’a teslimiyette belirginleşir. İslam’ın tüm kural ve kaidelerinin belirleyici mercii Allah’tır. Beşeri ideolojilerin belirleyicileri ise ekonomik ve siyasal gücü elinde tutan zalim azınlığın heva ve hevesleridir. İslam insanları kula, heva ve heveslerine kulluktan Allah’a kul olmaya davet ederken beşeri ideolojiler Allah’a kulluğu men etme gayretindedir.

Piyasa tanrısının tek çabası egosu yüksek, yalnızca kendi çıkarlarına tapan, kendi çıkarlarını korumak için tüm kutsallarını feda edebilecek bir nesil inşa etme gayretindedir. Zira bilmektedir ki eğer Kur’an’ın inşa etmeye çalıştığı müslüman nesil yetişecek olursa kendi düzeni alaşağı olacaktır.

Tevhidi dâvetle topluma öncülük etmesi gerekenlerin çoğu, "demokratik dâvetlerin" cazibesine kapılıp şirk düzenini şirk akide ve yasalarıyla yönetmeye namzet olanlara vekalet vermekte bir beis görmediler.

Siyonist işgal rejimi, Ramazan ayında Filistinlilerin Ramazan ayında eda edecekleri Cuma namazlarına yönelik yine alçakça bir karar aldı. İşgal rejimi, işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan 12 ila 55 yaşlarındaki Filistinli erkeklerin Ramazan ayında Cuma namazı için Mescid-i Aksa'ya girmesini yasakladı.

Deprem yağmur gibi, rüzgar gibi, yeryüzünün değişmez yasasıdır. İnsanı ürküten bir sarsıntısı vardır. Bize kıyameti ve mahşeri hatırlatır. Yeraltı zenginlikleri gün yüzüne çıkarır gazlar ve elementler gibi. İnsan bundan faydalanması gerekirken; fay'ların üzerine yapılar inşa eder.

Danıştay "İstanbul Sözleşmesi"nin iptalini onayladı. Peki pratikte değişen bir şey var mı? Yok. Zira bu me'şum sözleşmenin yasal uzantısı 6284 sayılı kanun halen yürürlükte.

Halil Konakçı adlı namaz kıldırma memuru, Hz. Yusuf'un "kralın kanunlarıyla" hükmettiği gibi bir iddiada bulunarak, bugün cahiliye düzenlerinin cahiliye yasalarıyla hükmeden din(i)idar politikacıları İslami açıdan temize çıkarmaya kalkıştı.

Bakın yalnızca şu 2022 yılı içinde "sevgilileriyle" zina etmek için bulundukları otel, apart daire, günlük kiralık ev gibi fuhuş bataklıklarında pencereden, balkondan atılıp veya atlayıp ölen, "sevgilileri" tarafında silahla vurulup, bıçaklanıp vs katledilen onlarca genç kızın acı haberini okuduk. Hal böyle iken, bu Allah'sız, Kitap'sız tağut düzeni, 15 yaşındaki zani ve zaniyelerle değil, genç yaşta evlenenlerle uğraşmakta, şeytanın hizmetçiliğini yapmaktadır.
Makaleler
Hava Durumu