
"AKP" Arama Sonuçları

15 Temmuz gecesi tüm yaşananlar çok tartışıldı, çok konuşuldu. Ayarlı darbe diyen de oldu her şey bir mizansen idi diyen de. Ancak diğer yandan bu tarihi gece ile başlayan süreçte, 28 Şubat döneminde Müslümanların sistem ile açılan mesafesi hızla kapatılmaya çalışıldı.

İslam’ı temsil ettiği düşünülen Akp’in bu toplumda, Müslümanlara verdiği zararı hiçbir parti, ideoloji vermedi. Erdoğan’ı iktidara getiren ne kadar neden varsa bugün hepsi bir araya toplanmış durumdadır. Tarih tekerrür ediyor sanki.

Anadolu köylüsünün, CHP ve DP partisini değerlendirirken söylediği gibi, CHP ve AKP de bir tekerin böldüğü aynı işleve sahip iki partidir. Ne birinin kazanması ne de diğerinin kaybetmesi Müslümanların üzüleceği ya da sevineceği bir mesele olmaktan uzaktır.

AKP Hükümeti, toplumdan yükselen İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere AmeriKAN üslerinin kapatılması taleplerine kulaklarını tıkıyor, somut bir adım atmak yerine miting yaparak dostlar tepkide görsün politikası uyguluyor.

Son 20 yılda Türkiye'deki İslami mücadele birikimi, AKP'nin "şeytanın sağdan yanaşmasına" denk gelen entegrasyon politikalarıyla tahrif ve tahrip edildi, büyük oranda cahiliye düzenine payanda kılındı. Peki bu durum sürpriz miydi?

AKP dönemiyle birlikte çeşitli "İslami çevrelerin", cahiliye düzeni ve düzenin aktörleri karşısındaki duruş ve tutum konusunda sapma ve savrulmalar yaşadığına tanıklık ettik. Söz konusu savrulma sürecini, İktibas Dergisi'nin dosya konusu bağlamında Kürşad Atalar’la konuştuk. Yaşanan dönüşümün köksüzlükle açıklanabileceğini belirten Atalar, “Köksüzlük ise, esasen ‘bilmemekle’ ilgili bir şeydir. Biliyorsunuz ‘keşke bilselerdi’ ayetine ben biraz da bu açıdan bakıyorum. Kullar, Peygamberler gibi ‘bilebilseydi’, savrulmazlar, dönüşmezlerdi. Tarihte savrulan, dönüşen bir Peygamber olmamıştır” diyor. Söyleşimizi ilgiyle ve beğeniyle okuyup istifade edeceğinizi düşünüyoruz.

AKP hükümeti, bir taraftan "naslara göre hareket ettikleri" gibi akıllara ziyan bir söylemle kapitalist düzenin bir aktörü olduğu ve 19 yıldır rantiyeye dayalı üç kağıt ekonomisi uygulamasını devam ettirdiğini perdelemeye çalışırken, diğer taraftan yeni adımlarıyla da açık şekilde nasların "Allah ve Rasulü ile savaşmak" olarak tavsif ettiği faize sığınmaktan kaçınmıyor.

Belki ilginç gelecektir ama Türkiye’de çok nadir gerçekleşen bir toplumsal mutabakatla yaklaşık yirmi yıldır iktidarda olan AKP sadece toplumun zinde güçleri değil, bizzat kendi (muhafazakâr) seçmen kitlesi tarafından da laikliği dışlayan değil, benimseyen kimliğinden dolayı tasvip görmüştür.

İktidar partisinin sözcüsü, Âlemlerin Rabbi'nin biz kulları için bildirdiği hayat menbaı ölçülerine tâbi olmak yerine, müstekbirlikle O'na sınır çizmeye, hayatın hangi alanında söz sahibi olup, hangi alanında olmayacağını belirlemeye kalkışma tuğyanı demek olan laikliğe bağlılıklarını son derece net kelimelerle ifade etti. Lakin "iktidarın doğrularını destekleme, yanlışlarını eleştirme" cephesinin yayın organlarında bu hiçbir şekilde gündem olmadı, görmezden gelindi.

Cuma Hutbesi: AKP'nin Sahiplenişi ve CHP'nin Saldırısı Karşısında Mus'ab b. Umeyr'i Savunmak - Kur'an Nesli İlim ve Dâvet Merkezi - Şükrü Hüseyinoğlu - 6 Rebiülevvel 1442 / 23 Ekim 2020

AKP'nin hukukçu milletvekilleri tarafından üzerinde çalışılan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili atılacak adımlar netleşmeye başladı. Buna göre bazı maddeler revize edilerek me'şum ve mel'un sözleşme sürdürülecek.

AKP iktidarlarının programlarıyla gerçekleşen gönüllü sekülerleşme ve laikleşmenin sonucunda acı gerçek şudur ki, Kur’an’ı hakkıyla okumaktan uzak düşmüş on milyonlarca “Müslüman”, vahyin ölçülerinde Müslüman olmanın gereklerinden habersiz ve uzak bir konumda oldukları halde, Müslüman olduğunu zannederek hüsrana doğru sürüklenmektedir.

Bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlar tarafından kullandırılan bireysel krediler, Nisan'da yıllık bazda yüzde 21 artarak 664 milyar liraya çıktı. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, bu dönemde 38 bin kişi ilk defa kredi kartı kullanırken, kredili mevduat hesabı kullanan kişi sayısı 23 bin oldu. 13 bin kişi ise ilk defa konut kredisi kullandı.

Mehmet Pamak yazdı: Zina ve Eşcinselliğe Karşı Mücadeleye Çağıran Diyanet Başkanı ve Ona Destek Çıkan AKP İktidarı, Ne Kadar Samimi ve Tutarlıdır?

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs nedeniyle mağdur olanların Çin’e dava açabileceklerini söyleyen Avukat Emir Akpınar, “Can ve mal kaybı olanlar eğer raporlarında gerekçelerinin virüs olduğunu kanıtlayabilirse, Çin Devleti'ne tazminat davası açabilir” dedi.

‘Dindar nesil’ yetiştirme uğraşı, 17 yıllık AKP iktidarının üzerinde en yoğun çalıştığı konulardan biri oldu. Araştırmalar, AKP’nin yoğun çabalarının aksine gençler arasında dindarlaşma eğiliminin düştüğünü gösterdi. KONDA Genel Müdürü Ağırdır, “Dindar nesil yetiştirme çabaları siyasi mühendislik olarak kaldı” dedi

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 85'inci yıl dönümünde kadın milletvekilleri, muhtarlar, bürokratlar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcileri ile Anıtkabir'i ziyaret etti.

Birkaç yıl önce de Adana'da, Furkan Vakfı'na yönelik baskıları protesto için toplanan mütesettir hanımların örtüleri başlarından çekilmişti. AKP ile putlaştırılan bir devlet algısı var ve dolayısıyla onun adına yapılan her şey meşru görülüyor.

İstanbul'da bir hayat nizamı, fert ve toplum hayatında belirleyici olacak bir yön/kıble seçimi yapılmadı. Sadece, neo-liberal kapitalist sosyo-ekonomik işleyişin sağ-muhafazakârlar tarafından mı, yoksa sol-kemalistler tarafından mı yönetileceğine dair bir seçim yapıldı. AKP kazansaydı AVM'leri sağ-muhafazakârlar dikmeye devam edecekti, CHP kazandı ve Beylikdüzü'nde olduğu gibi AVM'leri onlar dikecek, rantına onlar ortak olacak. Gerisi işin esasına dair olmayan ayrıntılardır.

Kadriye Ç.'nin Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı Kasımpaşa Çocuk Yuvası’nda 13 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz ettiği iddiasıyla 2 yıldır tutuklu olan eşine dair Sema Maraşlı’ya yazdığı mektup AKP'nin feminist kadın politikalarının getirdiği "kadının beyanı esastır" zulmünün nelere yol açtığını ortaya koyar nitelikte.
Makaleler
Hava Durumu