
"Diller" Arama Sonuçları

Dünyadaki tüm dillerin ve renklerin ilahi birer ayet olması hasebiyle müslümanlar olarak kendimizi milliyetçiliklerin dar alanlarına hapsetmemeliyiz.

Müslümanlar, 'buyur Allah'ım buyur da emrini yerine getirelim' dedikleri halde, rablerine verdikleri sözü tutmuyorlar. Allahuekber nidalarıyla yeri göğü inlettiklerinde samimi değiller miydi ki, halen Allah'tan gayri her türlü tağut yeryüzüne egemen?

Rufi Tiryaki, tam anlamıyla bir “kitap okuru”. Kitap sevgisi, kitaplarla kurduğu sıkı ilişki ve okuduğu kitap sayısı dillere destan. Binlerce kitabın yer aldığı ve bir dekorasyon nesnesi değil, okunan, altı çizilen kitaplarla dolu kütüphanesiyle, Anadolu’daki bir kitap dostu. Rufi Bey’le kitaba dair konuştuk. Kitap okumaya olan ilgisinin nasıl başladığını, kitaplarla irtibatının biçim ve yoğunluğunu, kütüphanesini, hatıralarını konuştuk.

Arılar sinekler gibi değillerdir. Arılar elin emeğiyle değil, elinin emeğiyle geçinerek değer üretirler. Sinekler ise elinin emeği ile değil elin emeğiyle geçinerek değer tüketirler...

Allah rahmet eylesin- Büyük İslâm bilgini Ebu Hanife’ye sahâbiler arasında cereyan eden elim Sıffın savaşına katılanlar hakkında sorulunca görüş beyan etmekten kaçınarak “Allah bizim kılıçlarımızı korudu biz de dillerimizi koruyalım,” der ve Rabbimizin Kitabı Kur’ân’ımızda iki kez geçen şu âyeti okur.

Babaannem de, anneannem de "yüksek tahsilli" filan değillerdi, ama Allah'a hâlisane kulluk ve bunun gereği olarak eşe itaat ve sadakat ve de çocuklarını kreş ve dadılara mahkum etmeyip bizzat terbiye etmek gibi "yüksek faziletlere" sahiplerdi.

Öncelikle, mevcut gayri İslami sistemi yönetmeye talip olan muhafazakâr çevrelerce yıllardır dillere pelesenk edilen Hz. Yusuf konusunda doğru bilgiye sahip olmadığınız anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yanlış bilgi beraberinde yanlış kanaati getirmekte ve Rabbimizin bu güzide elçisinin katiyetle beri olduğu batıl bir konumu ona yakıştırabilmekte ve onun üzerinden bugünkü batıl yönelimleri meşrulaştırmaya çalışmaktasınız.

“Regaib Kandili” ve bu formda üretilmiş olan diğer özel gün ve geceler inanış ve pratikleri, bir merasim dini değil hayat dini olan, hayatın içinden konuşan ve hayatın bütününe hitap eden İslam’a ait olmadığı bilinmesine rağmen pragmatist mülahazalarla savunulmakta ve sürdürülmektedir. Söz konusu özel gün ve gecelerin, toplumların İslam’la bağ kurmasına vesile olduğu, insanların bu vesilelerle unuttukları bazı değerleri hatırladıkları gibi gerekçelerle, Kur’ani ve Nebevi bir referanstan yoksun olan bu gelenekler muhafaza edilmektedir.

İslam’da cemaat; aynı iman ve gaye etrafında toplanmış Müslümanlar topluluğudur. Cemaat; rastgele, tesadüfen, iş olsun diye veya şartların bir araya getirdiği insanlar topluluğu değildir. Cemaatin üyeleri de ne yaptıklarını bilmeyen, hangi şartlar altında bir araya geldiğinden habersiz ve şuursuz kimseler değillerdir.

Roma'yı "barbarlar" yıktı. Kuzeyden akın eden barbar kavimler beyaz ve Avrupalıydı ama Romalı değillerdi. 'Avrupa'nın oluşumundan sonra iki büyük meydan okumayla karşılaştı: Batı'da Endülüs, Doğu'da Osmanlı. Endülüs Avrupa fikrinden çok Haçlı ruhuyla yıkıldı. Osmanlı'nın Avrupa'dan sürülmesinde Hristiyan ruh etkili olsa da Haçlılıktan çok pagan Roma'ya yakın, seküler bir Avrupa fikri başattı. Daha modern, daha sofistike ve daha küresel Roma düşüncesinin emperyal stratejisiydi.

Düzce Üniversitesi (DÜ) Yabancı Diller Yüksekokulunda görevli Amerikalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. William Samuel Peachy, 1981'de Müslüman olduktan sonra öğrendiği Kur'an-ı Kerim'i 20 yıllık çalışmanın ardından İngilizceye tercüme etti.

Bütün değerlerin izafileştirilmesi, çözülmesi, değersizleştirilmesi; değersizliğin yegâne değer katına yükseltilmesi; sonuçta bütün 'dillerin' 'liberal dile' ve söyleme dönüştürülerek bitirilmesi...

Yapılan araştırmalara göre, konuşulmaması sebebiyle dünyada var olan dillerin yarısı yakında yok olabilir

Katliamın üzerinden 150 gün geçti. Her gün bekledim sizlerden bir ses, bir soluk. ‘Bu acıyı ancak onlar anlar’ dedim, Nasrettin hocanın ‘düşen anlar’ misali. Mavi Marmara anaları, babaları, yetimleri olarak Roboskiye koşarlar, acılarını paylaşır, teselli olurlar diye umutlandım durdum. Evet Roboskililer Filistinli, Gazzeli değillerdi ama olsun. Onlar da insan kardeşlerimizdi ve üstelik en yakın komşularımızdı.

Rusya’nın işgali altında bulunan Çeçenistan, Rus bayrakları ile Vladimir Putin’in fotoğraflarının gölgesinde bir Ramazan geçirdi. Çeçenistan’da özellikle gençlerin giyim kuşamındaki batı hayranlığı ve Rusça’nın hakim dil haline gelmesi, ülkedeki dini hassasiyeti gölgeliyor.Rusya’nın sömürgesi altında her şeyini kaybeden Çeçenistan’daki işgalin devam etmesi durumunda, ilerleyen yıllarda dinlerini, dillerini ve kimliklerini kaybetmiş bir Çeçen halkı ile karşılaşma tehlikesi, ülkedeki dindarları ve dünya müslümanlarını düşündürüyor.

İçinde yaşadığımız toplumda ağzı oruçlu alnı secdesiz olmak, Cuma, bayram ve tarihsel süreçte üretilmiş olan kandiller dışında namaza yanaşmamak kitlesel bir tutum olarak varlığını sürdürmektedir. Maalesef bu duruma İslami bilinç sahiplerinden ciddi bir itiraz da yükselmemektedir. Hatta “Hiç değilse oruç, Cuma namazı, bayram namazları ve kandiller sayesinde insanların bir şekilde İslam’la irtibatı devam ediyor” şeklinde düşünüp bu duruma olumlu anlam yükleyenler de az değil.

Düne kadar canlarını dişlerine takarak gayret edenler; bu gün Rablerinin istediği gibi değil, canlarının istediği gibi yaşıyorlar… En düşkün oldukları şey, kendi rahatları… Risk almayanlar aslında kendilerini nasıl bir tehlike terk ettiklerinin farkında değiller… Dün harıl harıl çalışanların bugün horul horul uyumaları anlaşılacak gibi değil… İddialarından gazgeçmek, ideallerini iptal etmek, iradeye ket vurmak olacak şey mi?

İdeolojik kirliliğin son dönemde adeta zirve yaptığı Müslüman mahallesinde dillere pelesenk edilen Batılı kavramlardan biri de çoğulculuk. Söz konusu kavramın ideolojik arka planını ve dönüştürücü niteliğini ıskalayıp bu kavrama başta Medine modeli olmak üzere İslam tarihinden sözümona örneklerle İslamilik kazandırmaya çalışanlar az değil. İşte Akif Emre, bugünkü yazısında bu önemli sorunu masaya yatırıyor ve çoğulculuğun gerçekte ne olduğunu dile getirerek Müslümanlara önemli bir ikazda bulunmuş oluyor.

Kur'an'ın önermediği, Peygamberimiz (sav)'in hayatında yer vermediği ve sahabe döneminden çok sonraki dönemlerde ihdas edildiği anlaşılan beş adet "uyduruk" gecemiz(!) var.

Komutan Aslan: "Allah’a yemin ederim ki mücahidler güçlerini yitirmiş değiller. Mücahidlerin sayısı oldukça fazla ve şimdi güçleri de var. 2009 yılı mücahidlerin zafer yılı olacak. 2003, 2004 ve 2005’te gençler mücadelemize bu denli ilgi göstermiyorlardı."
Makaleler
Hava Durumu