
"Fakir" Arama Sonuçları

“Av tüfeğinin çeşitli aksam ve parçalarına” dair ticaret ise hâlâ taşmayan bardağın son damlalarından oldu. Malezya gibi ülkelerin limanlarına girişini yasakladığı İsrail bayraklı gemiler, Ekim ayından Aralık ayı sonuna kadar 86 kez Türk limanlarına giriş yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Aslında fakirlerin ihtiyaçlı olmasından ziyade, zenginlerin "açlığı" söz konusu. Doymuyorlar, bu gidişle hiç doymayacaklar. Kibirlilik, doyamama, bencillik cimrilik yaşam tarzlarıdır. Bizden ya köle, ya da ölü olmamızı istiyorlar. Soluduğumuz hava onların elinde olsaydı ücrete tabi tutarlardı.

Ürdünlüler, hükümetin siyonist işgal rejimi ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile imzaladığı enerji karşılığında su verilmesini kapsayan “niyet beyanını” ve ‘normalleşme’ anlaşmalarını protesto için gösteri düzenledi. Ürdün, küresel su endeksine göre dünyanın su konusunda en fakir ikinci ülkesi.

Nizam aklı, bu seçimde faz değiştirdi ve taşını başka bir kareye, “restorasyon” karesine sürdü. Reisi’nin bir hukukçu olarak sicili de buna işâret ediyordu. İdâre ettiği vakıflarda herhangi bir yolsuzluğun olmaması, İran seçmeninin ona güven duymasını pekiştiren bir unsurdu. Anlaşılıyor ki, fakirleşen ve kapalı rejimin içindeki rüşvet, irtikap vb. yozlaşmışlıklardan bıkmış belli bir vasattaki İran seçmeni, son umut Reisî’ye sarıldı.

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan: “Birçok ülkede hane halklarına ve şirketlere yapılan yardımlar millî gelirlerinin yüzde 15-20’sine kadar çıkarken, bizde yüzde 1’de kaldı.”

Ablukaya Karşı Halk Komitesi, Gazze bölgesinde ikamet edenlerin %85’inin fakirlik sınırının altında bir gelirle yaşadığını dile getirdi.

Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan mudi sayısı ilk 8 ayda 69 bin 13 artarak 262 bin 602’ye ulaşırken, milyonerlerin toplam mevduatı 1 trilyon 850 milyar 99 milyon lira oldu.

İnsan, elinde olan nimetlerin kıymetini ancak bunlar elinden çıktıktan sonra anlar. Fakat iş işten geçtiği için bunun bir faydası olmaz Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan insanın gözünde bu nimetlerin değeri daha iyi anlaşılır Bu anlayış insana, Allah''ın verdiği nimetlere şükretmesine ve sıkıntıda olan fakir kişilerde yardım etmesine sebep olur.

Diyarbakır'da 17 yaşındaki oğlu dağa kaçırılan annenin HDP'lilerle tartıştığı video gündeme oturdu. Anne, tartıştığı HDP'lilere “Alıştınız insanları dağa göndermeye. Diyarbakır'da genç bırakmadınız. Ya cezaevinde ya toprağın altında” diyerek isyan etti.

Vasat bir ümmette; Günlük olaylar ve Dünya’da yaşanan gelişmeler karşısında, adil olma vasfımızı koruyarak yorumlar yapılmalı, bir kişiye/kavme olan kinimiz veya sevgimiz bizi adil konuşmaktan alı koymamalıdır. Ancak tabii ki; Nabza göre şerbet verme kavramı kesinlikle VASATLIK değildir. Aile içinde adaleti gözetmelidir, Sevmede ve ilgi göstermede adaleti gözetmelidir, Müminlerin kardeş ilân edildiği, yığılan kişisel servetlerde, fakir ve muhtaçların hak sahibi olduğunun ifade edilmesi, İslâm'da adalet anlayışının tezâhürleridir. İşçilere bakışımızda adaleti gözetmelidir, Çocuklar arasında adalet, Mirasda adalet sağlanır.

İran şu anda en az dört ülkede (Suriye, Irak, Yemen, Lübnan) çatışma/savaş finanse eden, en az iki ülkede de (Bahreyn, Nijerya) muhalefet örgütleyen bir iktidar tarafından yönetiliyor. “İslam Devrimi” iddiasının hızlı bir şekilde dar bir Şii fanatizmine evrildiği ülkenin bu dışa dönük genişlemeci politikası, elbette sıradan halka ağır bir ekonomik külfet yüklüyor. Bunun üstüne, gittikçe zenginleşen molla sınıfını, din kisvesi altında özgürlüklerin kısıtlanmasını ve artık ayyuka çıkan yolsuzlukları eklediğimizde, paylarına sadece fakirlik düşen halk kitlelerinin isyan etmesi kaçınılmaz. “Dış mihraklar İran’da olaylar çıkarıyor” demeden önce, bu iç karartıcı tabloyu hesaba katmakta fayda var.

Hedef ve istikametimiz iktidarlar, saraylar veya zengin sofraları değildi, sokaklardı, fakirlerin ve fakihlerin meclisleriydi oysa. Öyle değil mi?

Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan yurt içi yerleşik mudi sayısı, bu yılın ocak-ağustos döneminde 16 bin 517 kişi artarak 125 bin 381'e yükseldi.

Türkiye’de en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay 47’ye yükselirken, en düşük gelir dilimine sahip yüzde 20’nin aldığı pay yüzde 6’da kaldı.

Ramazan, oruç ve az yeme ayıdır.Tıka basa yeme ayı, oburluk ayı değil; açlık ve mideyi dinlendirme, ruhu gıdalandırma ayıdır. Ramazan, zenginle fakiri en azından gündüzleri eşit yapar. Oruç, hayatın yalnız yeme-içme, bencil duyguları ve hayvanî arzuları tatmin etme anlayışına dayanmadığını öğreten bir ibâdettir. Oruç, fiil olarak fakirlik halini yaşamaktır. Sosyal adâlet fikrini, yardımlaşma duygusunu; açlık halini yaşatarak öğreten bir ibâdettir. Oruç sâyesinde zengin mü'minler de beden ve ruh yönünden fakirliğin sınırları içinde yaşarlar. Tok insanın açın halinden anlamasını kolaylaştırır oruç.

Umarım bu fakirin derdini ve sıkıntılarını okuduktan sonra sahip olduğunuz "GERÇEK ZENGİNLİĞİN" farkına vararak bu zenginliğin şükrünü eda etme noktasında çok iyi bir hisse almışsınızdır. Şayet bu zenginliğin farkına var(a)mayarak ufak tefek maddi veya manevi sıkıntılardan dolayı hayatı yaşanmaz bir hal alıp bu durumu çevresine yansıtan bir insansanız size seslenmek istiyorum. Yukarıda saymış olduğum ve hayatımı çileye çeviren bu sağlık sorunlarımı para karşılığında benden alacak olan var mı!? Ve soruyorum "Kim milyoner olmak ister!?"

Türkiye'de 2015 yılında zengin ile fakir arasındaki gelir dağılımı daha da arttı. En yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 46,5'e yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun aldığı pay yüzde 6.1'e kadar düştü. Türkiye'de nüfusun yüzde 15'i de yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Geçtiğimiz Cumartesi günü Venhar Kur'an Evi'nde çok ilginç bir konu başlığı ele alındı..."BORÇ"... Oturumun konuşmacısı ise Metin Mavuşgil kardeşimiz idi. Müslümanların yaşadıkları dünyada artık kullanımı neredeyse terk edilmeye başlanan "karzı hasen" yerine, kapitalist dünyada yaygınlaşan zengin-fakir uçurumunu ele alan Mavuşgil kardeşimizin sunumunu sizlere sunuyoruz...

Dünyanın en zengin 62 kişisinin serveti dünya nüfusunun yarısının sahip olduğundan daha fazla. Yardım kuruluşu Oxfam'ın gelir adaletsizliğine dikkat çeken yeni raporuna göre, vergi kaçırmalar ve usûlsüzlükler yüzünden zenginle fakir arasındaki uçurum giderek derinleşiyor
Makaleler
Hava Durumu