
"Gidi" Arama Sonuçları

Şimdi gidişâta bir bakalım. Aşağı yukarı iki aydır, olanca ve orantısız kuvvetiyle saldırıyorlar. Evet, Gazze’nin kuzeyini insandan arındırdı; yıktı ve zırhlılarını, tanklarını, birliklerini soktular. Ama burada tam bir hâkimiyet sağlamış olduğu hâlâ tartışmalı. Han Yunus tarafında ise çatışmalar tekmil şiddeti ile devâm ediyor. Ne tünelleri bulabildi; ne de Hamas’a ağır bir zayiat verdirebildiler. Bu arada kendi kayıpları, her ne kadar saklamak için büyük bir gayret göstermekteyseler de bu kayıpların resmen bildirilen rakamların çok üstünde olduğu anlaşılıyor.

Cumhuriyetin fabrika ayarları, Çankaya’daki rakı sofralarında belirlendi ve oradan tüm topluma dayatılmaya çalışıldı. Cumhuriyet, İslam’a ve değerlerine açık bir cephe alınarak ve aleyhte propaganda ve kampanyalar eşliğinde, tam bir irtidat havası içinde ilan edildi ve baştan itibaren redd-i miras anlayışı gereği “kamusal alanda” İslam’a dair ne varsa üzerine gidildi, ortadan kaldırılmaya çalışıldı.

Cuma hutbesi: "Ey Gazze, Sen ve Rabbin Gidin Savaşın" Mı Diyeceğiz? I Şükrü Hüseyinoğlu I Kur'an Nesli İlim Merkezi

Kerkük yine gündemde. Lakin İslam kardeşliği ile değil, Türkmenlik, Kürtlük, Araplık tartışmasıyla maalesef. "Kerkük bir İslam şehridir" denilse anında bitecek olan bir tartışma, ortaya ırklar ve ırkçılıklar girince uzayıp gidiyor, çatışma sebebi oluyor. Peki Kerkük'ün dili olsaydı bu tartışmalara dair ne derdi?

İşte bu laik sistem ve kesimler, Müslümanlara belli alanlarda, birtakım haklar vererek! sistemin genel gidişatına, özüne, putlarına, batıl hükümlerine "dokunmadan" yaşayabilecekleri, bireysel birtakım ibadetlerini yapabilecekleri, özgürlük alanları belirlemişler ve bunun dışına asla çıkılmaması gerektiği savını ileri sürmüşlerdir...

Tarihî tercübe, "İsrail’de" hâkim trend haline gelen bu durumun, devletin ömrünü de kısaltacağını gösteriyor. “Nasıl”ını ve “niçin”ini görebilmek için, biraz tarih bilgisi yeterli. Nitekim aklı başında "İsrailli" tarihçiler ve sosyal bilimciler, göz önünde duran bu hakikati kendi toplumlarına duyurmaya çalışıyor. Ancak onların çabaları da gürültülü hezeyanların ve faşizm nöbetlerinin içinde kaybolup gidiyor.

İslamî Uyanış Sürecinde Yaşanan Geriye Gidiş ve Yozlaşmanın Sebepleri ve Müsebbipleri - 5. Bölüm

İslamî Uyanış Sürecinde Yaşanan Geriye Gidiş ve Yozlaşmanın Sebepleri ve Müsebbipleri - 4. Bölüm / Mehmet Pamak

İslamî Uyanış Sürecinde Yaşanan Geriye Gidiş ve Yozlaşmanın Sebepleri ve Müsebbipleri - 3. Bölüm / Mehmet Pamak

İslamî Uyanış Sürecinde Yaşanan Geriye Gidiş ve Yozlaşmanın Sebepleri ve Müsebbipleri - 2. Bölüm / Mehmet Pamak

Mehmet Pamak, bir dizi Cuma Konferansı’nda “İslamî Uyanış Sürecinde Yaşanan Çözülme, Geriye Gidiş, Kirlenme ve Yozlaşmanın Sebepleri ve Müsebbipleri”ni anlattı.

Aslında fakirlerin ihtiyaçlı olmasından ziyade, zenginlerin "açlığı" söz konusu. Doymuyorlar, bu gidişle hiç doymayacaklar. Kibirlilik, doyamama, bencillik cimrilik yaşam tarzlarıdır. Bizden ya köle, ya da ölü olmamızı istiyorlar. Soluduğumuz hava onların elinde olsaydı ücrete tabi tutarlardı.

Hak yol üzerinde sert imtihanın var, yavaşla ve hak yolda sabret. Yolda kaygan zemin levhası var, tedbirli gidiyorsun. Batıl zeminlerde bulunma, ayağın bir kaydımı yerine getirmek zor olur. Aman dikkat! Girilmez yol levhasını gördün girmezsin.

Nişantaşı'nda bir parkta oturan, akademisyen Neşe Nur Akkaya ve kız arkadaşı, başörtüleri nedeniyle "Burada sizin gibileri istemiyoruz. Gidin başka yerlere" diyerek nefret söylemlerinde bulunan Eray Çakın isimli şahsın yumruklu saldırısına uğradı.

Şeyh Ahmet Yasin’in ümmetin suskunluğunu Allah’a şikâyet eden haykırışı kıyamete kadar kulaklarımızda çınlayacak ve Filistinli kardeşlerimize adeta, “Siz ve Rabbiniz gidin Siyonistlere karşı savaşın, biz burada oturuyoruz” diyerek kendi hallerine terk edişimizin utancını unutturmayacaktır.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan Gıda İsrafı Endeksi Raporu’na göre, Türkiye’de her yıl 7.7 milyon ton yiyecek çöpe gidiyor. Bu da her yıl kişi başına 93 kilogram yiyeceğin israf edildiği anlamına geliyor.

Ve şimdi, işte şimdi tam zamanı, salih amel olarak ne varsa onu yapmaya gayret edelim. Tekrar sesleniyorum, olanlar olmayanlarla paylaşsın. Evlerinde kiracıları olanlar var. Pek çok evleri olanlar var, binaları olanlar var, yığınla paraları olanlar var. Allah onlara vermiş ama ne için vermiş şimdi bunun muhasebesini yapsınlar. Ve Allah’ın bize verdikleri hiçbir şeyin sahibi değiliz dostlar. Ama hiçbir şeyin. Şimdi acı günler yaşıyoruz. Bunlardan ibret alalım.
Makaleler
Hava Durumu