
"Kirli" Arama Sonuçları

Uluslararası ilişkilerde bir takım kirli işlerin döndüğü herkesçe malum. Yani arka planda gizli vaatlerin, anlaşmaların ve ihanetlerin olduğunu aklıselim her insan bilir. Ama diyoruz ki, halkının %95’i Müslüman olan bir ülkenin en beğendiği lider dünyanın en kafir adamlarından biri olan Biden olmamalıydı…

“Av tüfeğinin çeşitli aksam ve parçalarına” dair ticaret ise hâlâ taşmayan bardağın son damlalarından oldu. Malezya gibi ülkelerin limanlarına girişini yasakladığı İsrail bayraklı gemiler, Ekim ayından Aralık ayı sonuna kadar 86 kez Türk limanlarına giriş yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Biz İslam’a iman etmede ısrarcı olduğumuz takdirde ve Kur’an’ın yol göstericiliğini kendimize kılavuz seçtiğimiz sürece bu kirli propaganda şiddetinin etkilerine maruz kalmayız. Ne var ki işimiz sadece bununla da bitmiyor. Önümüzde uzanan onca kirliliğe sebep olan düşünce, davranış bozukluklarına karşı da söz ve amel inşa etme mecburiyetimiz vardır.

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan: “Birçok ülkede hane halklarına ve şirketlere yapılan yardımlar millî gelirlerinin yüzde 15-20’sine kadar çıkarken, bizde yüzde 1’de kaldı.”

Ablukaya Karşı Halk Komitesi, Gazze bölgesinde ikamet edenlerin %85’inin fakirlik sınırının altında bir gelirle yaşadığını dile getirdi.

Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan mudi sayısı ilk 8 ayda 69 bin 13 artarak 262 bin 602’ye ulaşırken, milyonerlerin toplam mevduatı 1 trilyon 850 milyar 99 milyon lira oldu.

Kalemder'ın haftalık programları; Cuma Vaazında Hasan Teştekin kardeşimiz, Zulüm ve Zalim kavramları üzerinden Doğu Türkistan da yaşanan zulümleri, Cuma Hutbesinde ise Yusuf Kaya kardeşimiz, Bilgi Kirliliği konusunu, Tefsir Sohbetimizde ise Abdullah Azzam Ulucak ve Burhan Perk kardeşlerimiz Mâide Sûresinin 61-64. Âyetlerini işlediler.

Hani ne idi onun ülkeye gösterdiği hedef: Muâsır medeniyet seviyesi. Günümüz Türkçesi ile çağdaş uygarlık seviyesi. Avrupa Birliğine kabul etmeseler de, Avrupa ve Amerika’daki cinsel suçlara hayli yaklaştı bu ülke. Tâciz ve tecavüzde, kadına karşı şiddet uygulamada Batı standartlarını yakaladı sayılır. İşte, çağdaş uygarlık hedefine ulaşıldı. Bir başlık da bu konuda açılmış olsaydı, Avrupa Kirliliğine hemen alırlardı.

Görüntü kirliliği olmasın diye de açık arazide oy-unlarını icra içinde, ezan okunurken sözlerini durdurup dinleyicileri hemen “uyutuverirler!” Taşıdığı özellikler ve motifler bakımından tuluatı demokrasi tiyatrosu, demokrasiyi ise tuluat oyunu olarak değerlendirmek mümkündür.

İşgale karşı her türlü direniş yolunu deneyen Gazze önce direniş, ardından silahlı mukavemet gösterirken, şimdi de işgalcinin kirli çamaşırlarını bütün dünyaya gösteren ve Filistin davasını olması gereken merkezi noktaya taşıyan barışçıl halk direnişini sürdürüyor.

Sözü geçen ayette “eğri ile doğrunun bir birinden ayrılması” üzerinde düşünmeye daha çok ihtiyacımız olsa gerektir. Allah resulünün muhatap olduğu ilk vahiyle birlikte yeni bir düzenin temelleri Ramazan ayında atılmıştır. Bu ay hak ile batılın bir birinden iyice ayrıldığı, hakkın tüm delilleriyle meydana çıkıp batılın bütün kirli oyunlarını bozduğu, tahakkümüne son verdiği ay olması bakımından kıymetlidir. Bizim meselemizde burasıdır.

İran şu anda en az dört ülkede (Suriye, Irak, Yemen, Lübnan) çatışma/savaş finanse eden, en az iki ülkede de (Bahreyn, Nijerya) muhalefet örgütleyen bir iktidar tarafından yönetiliyor. “İslam Devrimi” iddiasının hızlı bir şekilde dar bir Şii fanatizmine evrildiği ülkenin bu dışa dönük genişlemeci politikası, elbette sıradan halka ağır bir ekonomik külfet yüklüyor. Bunun üstüne, gittikçe zenginleşen molla sınıfını, din kisvesi altında özgürlüklerin kısıtlanmasını ve artık ayyuka çıkan yolsuzlukları eklediğimizde, paylarına sadece fakirlik düşen halk kitlelerinin isyan etmesi kaçınılmaz. “Dış mihraklar İran’da olaylar çıkarıyor” demeden önce, bu iç karartıcı tabloyu hesaba katmakta fayda var.

Ramazan, oruç ve az yeme ayıdır.Tıka basa yeme ayı, oburluk ayı değil; açlık ve mideyi dinlendirme, ruhu gıdalandırma ayıdır. Ramazan, zenginle fakiri en azından gündüzleri eşit yapar. Oruç, hayatın yalnız yeme-içme, bencil duyguları ve hayvanî arzuları tatmin etme anlayışına dayanmadığını öğreten bir ibâdettir. Oruç, fiil olarak fakirlik halini yaşamaktır. Sosyal adâlet fikrini, yardımlaşma duygusunu; açlık halini yaşatarak öğreten bir ibâdettir. Oruç sâyesinde zengin mü'minler de beden ve ruh yönünden fakirliğin sınırları içinde yaşarlar. Tok insanın açın halinden anlamasını kolaylaştırır oruç.

Dünyada mezhepçilik kavgası yapanlar var diye İran’ın cinayetlerinin ve zulmünün üzerini örtenler katliamın ortaklarıdır. Önce şu konu iyi anlaşılmadır; Amerika,İsrail,Rusya,Çin,İran ve Türkiye, Suriye sürecinin bölgede kendi çıkarları adına mazlum insanların ölümüne ve sürgününe sebep olan aktörlerdir. İran'ın Suriye’de ne işi var?

İsrail'de "gürültü kirliliğine neden olduğu" iddiasıyla camilerden hoparlörle ezan okunmasının yasaklanmasını öngören yasa tasarısı tepki çekiyor.

Demokrasi insanı hevasına uymaya yönlendiren yaşam biçiminin adıdır. İslam ise insanın Allah’a, O’ndan gelen vahye teslim olmuşluğunun ifadesidir. Ne araç olarak ne de amaç olarak Müslüman’ın datasında bulunmaması gereken bir kirliliktir demokrasi. Kur’an, başından sonuna kadar insanı hevâsına uymaktan uzaklaştırıp vahye uymaya (teslime) yönlendiren kitabın adıdır. Demokrasi ise insanı yalnızca kendi hevâsına, daha da geniş bakıldığında başkalarının (çoğunluğun) hevâsına uymayı esas edinen dünya görüşü ve yaşam tarzıdır. İnsan hevâsına uymaktan uzak durup vahye teslim olmalı iken hevâsına uyarsa demokratik bir yaşam tarzı seçmiş olur. Hâlbuki insandan istenilen vahye teslim olmaktır.

Bir Arap atasözü şöyledir: “İzâ kânel-vadi hâliyen yekûnüs-sa'lebu vâliyen”/”Vadi boş kaldığında tilki valiliğini ilan eder” El-hak doğrudur… Böylesi bir otorite boşluğunun olduğu yıllarda, ümmet fakirlikten toprağa düşmüşken bir takım ecnebilerin ön ayak olmasıyla Veliyyüddin Efendi'nin vakıf arazisi üzerinde at yarışları oynanmaya başlanır.

Biri sistem içi bir parti niteliği taşıdığı için seküler tüzel kişilik oluyor (ki bu doğru bir tanım), fakat diğeri prosedürde böyle olmadığı ve adı "cemaat" olduğu için, yerelin ötesinde küresel güç odaklarıyla ayyuka çıkan kirli ilişkilerine, Abant konsilleriyle İslam'ı ve Müslümanları sekülerleştirme çabalarına, Dinlerarası Diyalog'la "Yegane hak din" akidesini yok etmeye çalışmasına rağmen "İslami aidiyetli" oluyor!

Cenevre'de Rusya ve ABD'nin anlaşacağı bir çözümün çıkmasını beklemek beyhude olur. Ancak tüm tarafların pozisyonlarını yeniden gözden geçirmeleri gereken bir yol haritasının işaretleri belirebilir. Bu durumun işaretleri epeydir verildi; her ne kadar Suriye üst perdeden konuşup esip gürlese de kirli savaşın tarafı, muhatabı ve en büyük faili durumunda.
Makaleler
Hava Durumu