
"Konumu" Arama Sonuçları

Başlık olarak aldığımız ve konumuzu teşkil eden hadise gelince, sıhhati ile ilgili olarak yukarıda bilgi vermeye çalıştık. Yani 9 hadis kitabında bulunmadığını belirttik. Fakat bizi asıl ilgilendiren bu sözün içeriğidir. Geliniz birlikte ifadenin mutlak oluşundan hareket ederek bir takım düşman silahları ile silahlanmaya kalkalım, görelim karşımıza nasıl durumlar çıkacaktır...

Son on beş yıldaki ilave sekülerleşme, laikleşme ve yozlaşmanın sebebi, tevhidî daveti bu topluma ulaştırması gerekenlerin de laik, demokrat, ulusalcı, sağcı, muhafazakâr kitlelere eklemlenip onlarla birlikte şirkle hükmeden laik demokratik iktidarların destekçisi konumuna savrulmaları olmuştur.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi futbolizmin “haccı” niteliğine haiz bu organizasyon sona erdiğinde, kendilerini İslam dâvâsına nispet ettikleri halde, futbolizm ve din kavramı konusunda futbolizmin “baş rahibi” konumundaki FIFA Başkanı kadar dahi bir kavrayış düzeyine sahip olmayanlara, kendilerine takdim edilen “futbolizm üstü hadis” paketine fit olmalarının utancı kalacak.

Ulusal ekonomik çıkarlar uğruna terör devletinin başkanı Herzog’u Türkiye’ye davet edip mutlu aile fotoğrafı çektiren Erdoğan, sert çıkışlarının “halkın gazını alma” amaçlı bir söylemden ibaret olduğunu bir daha ispat etmiş olmaktadır. Yani Erdoğan sert söylemlerle “Türkiye halkının gazını almak” hedefini güderken, Herzog’u davet edip ağırlamak suretiyle ise İsrail’e somut ve büyük kazanç sağlayan “Filistin Halkının Gazını Çalmak” eylemini onaylama konumuna savrulmaktadır.

Bu noktaya, İslam’daki yöntemden kopukluğun neticesinde gelinmiştir. Bu sapma da İslâm akidesini fikri kaide yani düşüncenin esası olmaktan çıkartıp Müslümanda herhangi bir işlevsiz fikir konumuna getirilmesi sonucu olmuştur.

Devlet evet, bir nassa göre yönetilmektedir fakat bu, Allah ve Rasulünün değil, kendisini Allah’ın konumuna yerleştirmeyi çok istemiş başka ilahların ve başka rasullerin naslarıdır…

Evet, kelle avcılarıyla konumuza dönecek olursak; bu zulüm, işkence ve idamlar; ekmeksiz kalan fakat “KELLESİZ” kalmak istemeyen yoksul İstanbul halkını canından bezdirmiş olacak ki, şapka kanununa muhalefet sanılmasın diye Beyoğlu şapkacılarına hücum etmişler, satılmasına imkân olmayan en tapon malları bile göz açıp kapayıncaya kadar altın fiyatına kapışmışlardı. Artık halk için sorun; şapka takıp takmamakla alakalı bir sorun olmaktan çıkmış, sorun sadece “Şapkanın giyileceği kafayı yerinde tutabilmeyi becerebilme sorunu” haline gelmişti.

Batılılaşmanın getirdiği emperyalist/jakoben kültürel değişim, her alanda olduğu gibi yılbaşı (Noel) gibi içeriği halk tarafından çok da bilinmeyen bir eğlence türü (daha yüzlercesi) İslam ülkelerine ithal edilmiştir. Konumuz olan yılbaşının (Noel) geçmişi M.Ö. 4000 yıllarına kadar uzanmaktadır.

İlim, Kur’an’a bakıldığında İslam’ın kendisi konumundadır. İlme teslim olmak insanın kurtuluşu için gerekli hatta zaruridir.

Sonuç olarak futbol, masum bir spor müsabakası olmaktan çıkalı 100 yıla yakın zaman oldu. Bu endüstriyel ticaret, her geçen gün tükenen ve çıkış yolu arayan kapitalizmin başarılı bir projesi olup ona can suyu olmakta ve hatta onun için adeta “hayırlı evlat” konumunda bulunmaktadır.

“İbadet, takva, farz” diyerek insanları demokrasi sandığına sevk etmek için İslami kavram ve değerleri araçsallaştıranlar, şirk anayasasında yine şirkle hükmederek yapılan değişiklikleri onaylamak üzere yapılan birinci referandumda verdikleri oylarla FETÖ’nün vesayetine destek verme konumuna düştüler.

Esma Dersleri - 11 - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim ve Dâvet Merkezi - Esma'un Nebi Dersi Giriş - Rasulullah (a.s.)'ı ve Konumunu Doğru Anlamak

Öncelikle, mevcut gayri İslami sistemi yönetmeye talip olan muhafazakâr çevrelerce yıllardır dillere pelesenk edilen Hz. Yusuf konusunda doğru bilgiye sahip olmadığınız anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yanlış bilgi beraberinde yanlış kanaati getirmekte ve Rabbimizin bu güzide elçisinin katiyetle beri olduğu batıl bir konumu ona yakıştırabilmekte ve onun üzerinden bugünkü batıl yönelimleri meşrulaştırmaya çalışmaktasınız.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü'nde çarpıcı bir rapor hazırladı. Rapora göre, dakikada 24 kişi sığınmacı konumuna düşüyor. Geçtiğimiz yıl 5 milyondan fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Bununla birlikte Kuytul'un dediği ve bizlerin de zaman zaman ifade etmeye çalıştığımız gibi direnişin silahlı aşamaya geçmesi konusunda soğukkanlı değerlendirmeler yapabilmeliyiz. Biz Müslümanlar her olanı sorgulanmaz kılmak konumunda olmamalıyız.

Bir siyasi otorite veya yöneticinin “Ulu’l Emr” vasfı taşıyabilmesi için şu iki temel vasfa sahip olması gerekir: Kişi ise Müslüman olması (iman ve amel bütünlüğünde Allah'a teslimiyet üzere bulunması), tüzel kişilik ise İslami olması (Allah’a itaat üzere bulunması) ve bu özel veya tüzel kişiliğin Allah’ın hükmüyle hükmetmesi. Bu iki sacayağından birinin eksik olması durumunda, Müslümanların itaat etmesi gereken bir “Ulu’l emr”den söz etmek imkansız hale gelir. Bu bağlamda, kendisini İslam’a nisbet etmekle, “kişisel referansım İslam’dır” demekle birlikte, Allah’ın indirdikleriyle değil, bâtıl sistemlerin bâtıl yasalarıyla hükmeden yöneticilerin, kendilerine itaat edilmesi gereken “Ulu’l emr” vasfı taşımadığı, taşıyamayacağı açıktır. Çünkü itaatin temel şartı olan Allah’a ve Rasulüne itaat burada söz konusu değildir. İbadeti ve siyasetiyle bir bütün olan ed-Din’in bu bütünlüğünü parçalayıp, onu “kişisel referansa” indirgeyen bir zihniyet, itaat mercii değil, ancak davetin muhatapları konumundadır, böyle görülmelidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı böylesine bir hutbe vermekle Allah Rasulü'nün, Yüce Allah'ın elçisi olma konumundan, "şari" yani şeriat belirleyici bir konuma getirerek, Yüce Allah'a eş koşulmasının önünü açmaktadır.

Kalem-Der'in organize ettiği "Kur'an'da Resulün Konumu Sünnetin Dindeki Yeri ve Önemi" Konferansının 2. Bölümü gerçekleştirildi.
Makaleler
Hava Durumu