
<.
"Nebev" Arama Sonuçları

Sahabe dediğimiz Kur’an nesli, Muhammed (sav)’in yürüttüğü nebevî tebliğin akıbeti hakkında çıkar merkezli umutlara kapılmadılar. Onlar nasıl bir davaya adam olduklarını çok iyi biliyorlardı.

Kimi İslami çevreler, o günlere kadar istikrarlı bir şekilde, sebat üzere sürdürdükleri söz konusu akidevi/ilkesel tutumu, 28 Şubat döneminde uygulamaya konulan zulümlere son verilmeye başlanmasıyla birlikte, akidevi7ilkesel tutumu arka plana atarak yaşanan sürecin cazibesine kapıldı ve o güne kadar savunulan Kur’ani/Nebevi ilkelerle bağı koparılmış, reel politik bir düzleme oturan “maslahat”, “merhale fıkhı” gibi söylemlerle giderek Ak Parti’nin aktif destekçisi haline geldi. 2009 yılında Davos’ta yaşanan “van minut” olayı, İslami çevrelerin o güne kadar haklı olarak câhiliye kavramı çerçevesinde değerlendirdikleri mevcut sistem içi politik süreçler ve aktörlere “İslami anlamlar” yükleme noktasında etkili bir olay oldu.

Ercümend Özkan, bugün ne yazık ki çok çok az Müslümanın sebat ettiği Nebevi metod çizgisinde ömrünün sonuna kadar sarsılmaz bir duruş sergilemiş, Nebevi sünnete tâbi olma konusunda mücadele yöntemi ile namazı aynı çerçevede değerlendirmiştir.

"Dünden Bugüne Putperestlik ve Nebevi Mücadele" konferansı, Kur'an Nesli Dâvet Merkezi'nde gerçekleştirildi. Konferansın konuşmacısı Şükrü Hüseyinoğlu, putperestlik ve ona karşı tevhidi mücadelenin tarihte kalmış bir hususiyet olmayıp, bugün için de en güncel mesele olduğunu ifade etti. Konferansın video kaydını dikkatlerinize sunuyoruz:

Kur'an Nesli İlim Merkezi, aylık konferanslar serisinin ilkni inşallah bugün gerçekleştiriyor. Şükrü Hüseyinoğlu'nun konuşmacı olduğu konferansın konusu "dünden Bugüne Putperestlik ve Nebevi Mücadele". Saat. 20.30'dak,i konferansa ailecek dâvetlisiniz.

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı-İLKAV'ın online eğitim konferanslarının bu haftaki misafiri Mehmet Pamak. Pamak'ın, "Mekke'den Medine'ye Vahyin İnşaında Vahyin Yönlendirdiği Nebevi Yöntem ve Yoldaki İşaretler" başlıklı konferansı inşallah bu Pazar Saat: 15.00'da İLKAV youtube kanalında.

Kur’an’a Nebevî Dâvet topluluğunun gerçekleştireceği Kur’an’ı Anlayarak Okuma Yarışmasının bu yılkı kayıtları başladı. www.kalemder.org.tr internet sitesi üzerindeki kayıt forumunu doldurularak kayıt olunmakta.

Tüm bunlar, İslâm'la bağı koparılmış, tamamen kültürel bir Ramazan algı ve pratiği demektir ki bunun ne dünyada ne de âhirette kimseye faydası olmayacağı açıktır. Dâvetçi mü’minler olarak, Ramazan’ın toplum nezdinde halihazırdaki gibi eğlence-festival, ziyafet gibi cahilî kültürlerle kuşatılmış mahkûm bir ritüel ayı değil, Kur’ânî/Nebevî saflık ve sahihlikte hâkim bir İslâmî inşâ ayı olarak algılanıp yaşanması için bu konuları yaygın şekilde gündemleştirmekle mükellefiz.

Ercümend Özkan, bugün ne yazık ki çok çok az Müslümanın sebat ettiği Nebevi metod çizgisinde ömrünün sonuna kadar sarsılmaz bir duruş sergilemiş, Nebevi sünnete tâbi olma konusunda mücadele yöntemi ile namazı aynı çerçevede değerlendirmiştir.

Kur'an ve Hz. Resûl’ün izinde, Nebevî mücadele yolunda ilerliyor... İslâm’ın yolunda kardeşler olalım, ihtilafları değil ittifakları öne çıkartalım diyor... Dünü veya geçmişte yaşamayı bırakalım ve yarınları hep birlikte izzetle, şerefle, omuz omuza karşılayalım, inşa edelim istiyoruz…

İktibas Dergisi yazarlarından Hüseyin Alan’la “Siyerin Gölgesinde” kitap serisi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Alan, "Siyerle irtibatımızın zayıflığı yahut Kur’an varken siyere ihtiyacımızın olmadığı gibi bir düşünüş nebevi örnekliğe ve modele göre değil modern zihne, bilimsel bilgiye, hümanizm temelli eleştirel okumaya, tarihselciliğe, seküler veya çoğulcu bakışa vs dayanıyor. Esasta yanlış olansa budur" diyor.

Dünya hayatının aldatıcı cazibesi, iniş-çıkışları, günübirlik gel-gitler ve gaflet hali evlatlara anne babayı unutturabileceği için bunu Kur'an özellikle hatırlatır. Hatta, müminlerin her namazdan sonra anne/babaları için dua etmeleri, yaşanagelen ilâhî ve nebevî pratikle sabittir.

Babasının camideki vaazdan eve taşıdığı “İttegullah” ikaz-ı ilahisi temelinde edindiği ilk İslami hassasiyet nüvelerini hayatının yol azığı edinmiş Ercişli bir Kürt çocuğunun, Köy Enstitüsü kültürüyle yetişmiş öğretmenlerin görev yaptığı yatılı bölge okulunda yaşadıkları, 28 Şubat sürecinde “irtica”dan ihraçla noktalanan komutanlık dönemi anıları ve en önemlisi tasavvuftan tevhide uzanan sorgulama ve arınma, Kur’ani/Nebevi çizgiyle tanışma süreci… Yazı ve sohbet çalışmalarıyla tanıdığımız Şahin Özdaş’la sıradışı hikâyesini konuştuk.

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı - İLKAV Alternatif Eğitim konferansları İLKAV Vakfı Başkanı Emrullah Ayan’ın sunduğu “Unutulan, İslâm’ı Tebliğ Sorumluluğumuzu Yeniden Hatırlamak” başlıklı sunumu ile devam etti.

Aramızda tekrar edip durduğumuz bir ilke olan cahiliyyenin tüm şahıs ve kurumlarını Reddetmedikçe araya kırmızı bir çizgi koymadıkça cahiliyyeden ayrılmadıkça Nebevi hareket metodu uygulanamaz.

Hacc bütün yönleriyle nebevî gelenekle, peygamberlerin hâtıralarıyla irtibatlıdır. Haccın görevleri, Hz. İbrâhim’in Allah’ın emrine uyarak büyük bir teslimiyetle gerçekleştirdiği fedâkârlık eyleminin temsilî bir ifadesidir. Ne kendisi, ne de oğlu İsmâil (a.s.) Allah’ın emrine uyma konusunda bir tereddüt göstermişlerdi.

Müslümanlar olarak cahili sistemin bekası için tasarlanmış olan bu “demokrasi oyunu”nda rol üstlenmememiz ve yer almamamız gerekmektedir. Bu sisteme kanat işlevi görmek asla doğru olamaz. Müslümanlar Kur’an’ın ölçüleri ve Nebevi pratik ışığında kendi siyasetlerini belirlemeli, kendi yollarında yürümelidirler. Cahili sistemle bütünleşen değil ayrışan, davet eksenli, açık, net, şeffaf bir mücadele ile İslami bir toplum ve siyasi organizasyonun tesisine çalışmalıdırlar.

“Regaib Kandili” ve bu formda üretilmiş olan diğer özel gün ve geceler inanış ve pratikleri, bir merasim dini değil hayat dini olan, hayatın içinden konuşan ve hayatın bütününe hitap eden İslam’a ait olmadığı bilinmesine rağmen pragmatist mülahazalarla savunulmakta ve sürdürülmektedir. Söz konusu özel gün ve gecelerin, toplumların İslam’la bağ kurmasına vesile olduğu, insanların bu vesilelerle unuttukları bazı değerleri hatırladıkları gibi gerekçelerle, Kur’ani ve Nebevi bir referanstan yoksun olan bu gelenekler muhafaza edilmektedir.

Ercümend Özkan, bugün ne yazık ki çok çok az Müslümanın sebat ettiği Nebevi metod çizgisinde ömrünün sonuna kadar sarsılmaz bir duruş sergilemiş, Nebevi sünnete tâbi olma konusunda mücadele yöntemi ile namazı aynı çerçevede değerlendirmiştir.

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı-İLKAV, Alternatif Eğitim Faaliyetleri kapsamında, Peygamberimizin mücadele sünnetini ve Risalet misyonunu doğru anlamaya vesile olmak ve Nebevî Sünneti çağımıza taşımaya dair bir bilinç oluşturmak amacıyla İLKAV konferans salonunda "Siyer-2017 Paneli"ni düzenledi. Panel 30 Nisan 2017 Pazar günü gerçekleştirildi.
Makaleler
Hava Durumu