
"Sadakat" Arama Sonuçları

İmran’ın karısı bize şunları öğretiyor; birincisi, alemlere üstün kılınan bir ailenin temsil ettiği izzet ve şeref bayrağını ilerilere taşımak. Yani davayı yere düşürmemek için evladını Allah’a adamak/kurban etmek. İkincisi, İmran’ın karısının aileden ve atalarından devraldığı iman, sadakat, teslimiyet ve kulluk bilinci. Üçüncü şık belki çok daha önemli, çünkü çocuğunuzu teslim edeceğiniz kişi veya kurum Zekeriyya (as) gibi güvenilir olması.

Rejim ellerini ovuşturuyor. İşlerini yürüten, değirmenine su götürenlerin muazzam sadakati ve hizmetleri onu daha da muhkemleştiriyor. Ona olan bağlılık en tepeden tabana yayıldıkça, İslami mücadelenin işi daha bir zorlaşıyor.

Güzel geçimli olabilmek iyi ahlâklı olmayı gerektirir. Güzel geçim güzel ahlâktır. Peygamberimiz, “Müjdeleyin, nefret ettirmeyin. Kolaylaştırın, zorlaştırmayın” buyurarak, insanlarla güzel geçim için hayatı zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı olmamız gerektiğini vurgulamaktadır. Eşler arasındaki güzel geçimin, mutluluğun formülü 5 S’de gizlidir: Sevgi, saygı, sadakat, sabır ve sorumluluk. Bu hususlara dikat edildiğinde mutlu, huzurlu bir aile ortamı oluşur.

Cuma Hutbesi: Ahde Sadakati Olmayanın İmanı Yoktur - Rıdvan Dinçer - Kur'an Nesli İlim ve Dâvet Merkezi - 7 Rebiülahir 1443 - 12 Kasım 2021

En büyük vefakarlık, yaratanını tanımak, kulluk görevlerini yapmak O’nun verdiği nimetlerin kıymetini bilmektir, şükür etmektir. En büyük nankörlük de kulun, Rabini inkâr etmesi, şirk koşması, O’nun yüceliğini tanımamasıdır. Ahde vefa, kulun Allah'a, ümmetin peygamberine, dostun dostuna, aile fertlerinin birbirine sevgi ve sadakatidir.

Bun günleri, Rabbimize sadakat, istikametimizi pekiştirmek, imkânlarımızı fırsata dönüştürmek için bir eğitim/kamp/itikaf zamanı/zemini mahiyetinde bizlere verilmiş ilâhî bir lütuf/bağış/fırsat olarak değerlendiremez miyiz?

Hutbe: Amerika'ya Sadakat İçin Kur'an Üzerine Yemin Etmek! - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim Merkezi - 12 Cemaziyeleahir 1441 / 7 Şubat 2020

Kur’an ile her türlü şiddet önlenir. Öncelikle buna, şiddetten kurtulmak isteyenlerin inanmaları gerekir. İnanmak da yeterli değildir. İmanın etkili olması için yeteri ölçüde bilgi birikimi olmalıdır. İlim sahibi olmayanın dindarlığı eksik kalır. Çünkü “cahilin sofusu şeytanın maskarası olur. ” Şiddetten kurtulmak isteyenlerin imanlı, ilim ehli, ihlas ve sadakat sahibi olmaları gerekmektedir. Bunlarla beraber iyi niyet, güçlü irade ve kişilik gerekir.

Babaannem de, anneannem de "yüksek tahsilli" filan değillerdi, ama Allah'a hâlisane kulluk ve bunun gereği olarak eşe itaat ve sadakat ve de çocuklarını kreş ve dadılara mahkum etmeyip bizzat terbiye etmek gibi "yüksek faziletlere" sahiplerdi.

Efendimiz (s.a.s) “Kimin namazı onu kötülüklerden menetmiyorsa o namaz, sahibini Allah’tan uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz” (Taberani) buyuruyor. Çünkü günde en az beş söz verip, aynı gün içerisinde en az beş yüz kez sözünden dönen bir Müslüman, söz verdiğine sürekli sadakatsizlik ediyor demektir. Ancak bu bizi kesinlikle umutsuzluğa sevk etmemeli aksine namaza dair motive etmelidir. Çünkü Efendimiz’e (s.a.s) namaz kıldığı halde kötülüklere ve günahlara devam eden birisinden bahsedildiğinde Efendimiz (s.a.s) “Bir gün namaz, onu diğer günahlardan ve kötülüklerden alıkoyacaktır” buyurmuştur.

Kitlesel siyasî iradenin genel tavrı ile hiçbir ilişkisi bulunmayan, tabanda karşılığı marjinal boyutlarda seyreden Resmî İdeoloji’nin yönetim kadrosu; devlet kademelerinde belirli makamları işgal edebilmek bir yana, resmî ve meşrû olarak yazınsal, düşünsel ve toplumu yönlendirici diğer katmanlardaki varlık koşulunu dahi ” Resmî İdeoloji’nin Genel Prensiplerine Sadakat ” olarak benimsediğinden, temsilî muhalefetin kukla unsurları hariç tüm eğitimli sınıf, tahsil ve kabiliyetlerinin derecesi ne olursa olsun kendilerini ve sadakatlerini(!) tasdik edebilmek ve iktidar pastasından gerek makam gerekse ödenek bağlamında paylarını alabilmek adına resmî ideoloji güzellemeleri yapmaya mecbur kalmıştır.

Türkiye genelinde eğitim seviyesi yükseldikçe şans oyunları, faiz gibi dini açıdan hassas olan konularda kurallara bağlılık düşüyor. Modern eğitim seviyesi düşük olan vatandaşlarda dini kurallara sadakat daha yüksek seviyelerde

Kardeşlereli Derneği'nin her ay düzenli olarak yaptığı seminerlerde bu ay "Sadakat Bilinci" konuşuldu.

İngiliz gazetesi Financial Times Türkiye'nin Batılı müttefiklerinin Türkiye'den "sadakat göstermesini beklediğini" dile getirdi.

Samimiyet testinin zafer listesidir kurbanlar. Ahde vefanın ve sadakatin tacıdırlar. Kimileri bedenlerinden fışkıran mürekkeple onayladı ahidlerini, kimileri Rıza-i İlahiye karşı dünyalarından geçerek takasa gitti. Kimileri kuyu başında nöbet tutarak, kimileri zindan duvarlarına gözyaşlarını dökerek yazdırdı zafer listesine ismini.

Sonuçta cumhuriyetin nötr bir şey olmadığını, laiklik ve demokrasi ilkeleri ile birlikte dünya hayatını kendine has biçimde yönetmeye talip olduğunu, emretme yetkisinin kendinde olması iddiası ile vatandaşından bağlılık ve sadakat istediğini ortaya koymaktadır. Hayatı kendi değerleri ölçeğinde planlarken özellikle dine karşı olmayı ve durmayı da kendi varlığı ve bekası için vazgeçilmez saymaktadır. Bir anlamda birinin varlığı diğerinin yok olmasına bağlıdır.

Kuran'ın bir adının "Sıdk" olduğunu, sadakat ve tersi olan yalancılığın türevleriyle Kuran'da 472 kere açıklandığını kaydeden Hakan aksu, tüm bunların, Rabbimizin doğru ve sadık olmaya ne kadar önem verdiğinin göstergesi olduğunu söyledi.

Yakın geçmişte tevhidi ilkelere sahip çıkan birçok kesimin dahi pragmatist yaklaşımlarla hâkim rüzgârların etkisine girdiği, ilkelere vurgu yapmanın, tağuttan, cahiliyeden, İslam'ı hâkim kılma hedefinden söz etmenin marjinallik olarak nitelendirildiği bir süreçten geçiyoruz. Büyük kırılmalara tanık olduğumuz bu süreçte tevhidi ilkeleri sıkça hatırlamakta ve hatırlatmakta fayda var. Mehmet Pamak, "Hak yolda 'marjinallik' şereftir" başlıklı yazısıyla önemli hatırlatmalarda bulunuyor.

Diyanet’e bağlı "imam"lar 1982’den bu yana göreve “Atatürk ilke ve inkılaplarına ve Türk milliyetçiliğine sadakatla bağlı kalacaklarına” yemin ederek başlıyor. “İslam’da ırkçılık yok” diyen ilahiyatçılar tepkili.

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı’nın düzenlemiş olduğu Alternatif Eğitim Konferansları devam ediyor. İLKAV Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansıın konuşmacısı Şükrü Hüseyinoğlu konuşmasında ‘İfrat ve tefritten arınma ve itidal’ konusunu işledi. Emrullah Ayan’ın konuyla ilgili Kur’an ayetlerini okumasıyla başlayan ve büyük bir katılımla gerçekleşen konferansta, Hüseyinoğlu, konusunu günümüz ile irtibatlı ve oldukça ilgiyle takip edilen somut örnekler üzerinden anlattı.
Makaleler
Hava Durumu