
"Vasat" Arama Sonuçları

İktibas Dergisi’nin yeni sayısı “Yaklaşan Seçimler ve Müslümanların Ahvali” manşeti ile çıktı. Derginin yorumunda, “Artık, bilinç sahibi olanların bile mücadele etmek yerine eklemlenmeyi tercih ettikleri bir vasatı yaşamaktayız” vurgusu yer aldı.

Ortak kurban kesmeyi tercih edeceksek, ya kurban ibadetinin taşıdığı anlama ve sembolik mesajlara vakıf kişilerle ortak olmayı tercih etmeliyiz, yahut da eş-dost akrabayla kurban ortaklığı yapmayı tercih edeceksek, ortaklık yapacağımız kişilerle bu meseleleri konuşup bu bilincin ortaklaşa paylaşılacağı bir vasatı oluşturmaya çalışmalıyız.

Nizam aklı, bu seçimde faz değiştirdi ve taşını başka bir kareye, “restorasyon” karesine sürdü. Reisi’nin bir hukukçu olarak sicili de buna işâret ediyordu. İdâre ettiği vakıflarda herhangi bir yolsuzluğun olmaması, İran seçmeninin ona güven duymasını pekiştiren bir unsurdu. Anlaşılıyor ki, fakirleşen ve kapalı rejimin içindeki rüşvet, irtikap vb. yozlaşmışlıklardan bıkmış belli bir vasattaki İran seçmeni, son umut Reisî’ye sarıldı.

Her şeyin yerinden edildiği bir vasatta Allah’ın bak dediği yerden bakmanın yerini, Allah’ın razı olmayacağı yönelimler, yer yer İslâm’la makyajlanmış ideolojiler almıştır. Kaynak: Ramazan Yazçiçek ile ahlak üzerine…

Dünkü şartlar tekrar tahakkuk eder, Yesrib’i Medine’ye dönüştüren irade kâbil-i kıyas sayı azlığına rağmen taraflarca mutlak bir itaat ve teveccühle nihaî hâkim karar kabul edilirse, şüphesiz bugün de Medine vesikası hukuku üzerinden toplumsal mutabakat vücûbiyet arz eder. Ancak bugün roller tamamen farklı iken, İslâmî bir ıstılahın paravan olarak kullanılması ve mağlubu galip sanma duygusal motivasyonuyla İslâm, küfrün hâkimiyetini meşrûlaştırma vasıtası kılınma riskiyle yüz yüzedir. İslâm namına tescil ve tahkimin söz konusu olmadığı bir vasatta, İslâm’ın, varlık-bilgi (ontolojik-episteme) bağı vahiyle kopuk ideoloji ve sistemler tarafından suni teneffüs için popülizme malzeme kılınması kaçınılmazdır.

Bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirmekte örneklik ve öncülük edecek “vasat ümmet” birlikteliğinin oluşup sürdürülebilmesi ve yozlaşmalara kapının kapatılabilmesi için en önemli görevimiz, diğer kesimlere yapmakla yükümlü kılındığımız “emr-i bi’l maruf ve nehy-i ani’l münker” vazifemizi öncelikle birbirimize karşı kendi içimizde gerçekleştirmemizdir.

Ortak kurban kesmeyi tercih edeceksek, ya kurban ibadetinin taşıdığı anlama ve sembolik mesajlara vakıf kişilerle ortak olmayı tercih etmeliyiz, yahut da eş-dost akrabayla kurban ortaklığı yapmayı tercih edeceksek, ortaklık yapacağımız kişilerle bu meseleleri konuşup bu bilincin ortaklaşa paylaşılacağı bir vasatı oluşturmaya çalışmalıyız.

Ortak kurban kesmeyi tercih edeceksek, ya kurban ibadetinin taşıdığı anlama ve sembolik mesajlara vakıf kişilerle ortak olmayı tercih etmeliyiz, yahut da eş-dost akrabayla kurban ortaklığı yapmayı tercih edeceksek, ortaklık yapacağımız kişilerle bu meseleleri konuşup bu bilincin ortaklaşa paylaşılacağı bir vasatı oluşturmaya çalışmalıyız.

Vasat bir ümmette; Günlük olaylar ve Dünya’da yaşanan gelişmeler karşısında, adil olma vasfımızı koruyarak yorumlar yapılmalı, bir kişiye/kavme olan kinimiz veya sevgimiz bizi adil konuşmaktan alı koymamalıdır. Ancak tabii ki; Nabza göre şerbet verme kavramı kesinlikle VASATLIK değildir. Aile içinde adaleti gözetmelidir, Sevmede ve ilgi göstermede adaleti gözetmelidir, Müminlerin kardeş ilân edildiği, yığılan kişisel servetlerde, fakir ve muhtaçların hak sahibi olduğunun ifade edilmesi, İslâm'da adalet anlayışının tezâhürleridir. İşçilere bakışımızda adaleti gözetmelidir, Çocuklar arasında adalet, Mirasda adalet sağlanır.

Bizlere yakışan, her türlü uç yaklaşımdan ve aşırılıklardan uzak olarak, Rabbimizin beyan buyurduğu şekilde “vasat ümmet” vasfına (1) lâyık olmayı başarmak, İslam’ın mutedil çizgisini bugünkü şartlarda ete-kemiğe bürüyen şahitler olabilmektir.

“Bilinçsizlik sarhoşluğu”nun ne yazık ki toplumumuzda yaygın olması, kurban ortaklığı konusunda da dikkatli olmayı gerektirmektedir. Ortak kurban kesmeyi tercih edeceksek, ya kurban ibadetinin taşıdığı anlama ve sembolik mesajlara vakıf muttaki kişilerle ortak olmayı tercih etmeliyiz, yahut da eş-dost akrabayla kurban ortaklığı yapmayı tercih edeceksek, ortaklık yapacağımız kişilerle bu meseleleri konuşup bu bilincin ortaklaşa paylaşılacağı bir vasatı oluşturmaya çalışmamız gerekir.

Mehmet Pamak: İşte Kur'an ilimlerini tahsil etmiş ve yıllarca Kur'an'a davet etmiş bu alim, akademisyen, hoca ve öncü şahsiyetlerin, bu birikimlerini bir tarafa bırakıp ya da yeni tevillerle eğip bükerek sistem içi siyasete destek amacıyla kullanmaları ibret verici ve son derece üzücüdür. Bu kesimlerin böyle bir basiretsizlik ve ilkesizlikle, pragmatizmin yol açtığı sığlık ve ufuk darlığıyla sonuçta tevhidi nebevi yöntemden uzaklaşmaları sebebiyle şiddet eksenli tekfirci "aşırı uç" bunlara yönelik haklı tepkiden de beslenerek daha fazla büyümüştür. Yani alimlerden, hocalardan, cemaat önderlerinden sadır olan bu tür sistem içi siyasete meşruiyet kazandırma ilkesizlikleri, bir kısım Müslümanları sistem içi uzlaşma zeminlerine savururken, diğer bir kısmını da bu savrulmaya kızgınlık ve tepkisellikle şiddet eksenli öteki uca itmektedir. Aslında bu iki sapma, iki uç birbirini itme, tahrik etme ve besleme rolü de oynuyorlar. Batıl sistem içi uzlaşmacı çizgiye savrulanlara kızanlar yeni bir ilkesizlikle ölçüsüz tekfir ve kör şiddete kayarken, onların bu kör şiddetini ve zulmünü görenler de laik demokrasinin "faziletlerini" (!) yeniden keşfetmeye başlayabiliyorlar. Sonuçta bu iki uca kayanlar birlikte, vasat olan Nebevi yönteme, İslam'a, Müslümanlara ve İslami tevhidi mücadeleye büyük zararlar veriyorlar.

Tahkikat.net sitesinin Mehmet Pamak'la gündem üzerine söyleşisinin beşinci ve son bölümünü istifadenize sunuyoruz. Bu bölümde ağırlıklı olarak tevhidi uyanış sürecinde yaşanan istikamet krizlerinin sebep ve sonuçları üzerinde konuşuldu.

Bir kısım Müslümanların "ümmet birliği"nden söz ettiği bir vasatta O, doğru bir tesbit ve teşhisle "ümmetin yeniden inşası"na vurgu yapmış, geleneksel ve modern cahiliyeyi sorgulamaktan ve İslam'ı öncelikle ilk neslin anladığı kaynaktan, Kur'an'dan öğrenmekten söz etmiş, "cahiliyeden ilkesel kopuş" ve "İslam - cahiliye uzlaşmazlığı" vurgularıyla Kur'ani-Nebevi hareket çizgisini yeniden Müslümanların gündemine taşımıştır.

“Bilinçsizlik sarhoşluğu”nun ne yazık ki toplumumuzda yaygın olması, kurban ortaklığı konusunda da dikkatli olmayı gerektirmektedir. Ortak kurban kesmeyi tercih edeceksek, ya kurban ibadetinin taşıdığı anlama ve sembolik mesajlara vakıf muttaki kişilerle ortak olmayı tercih etmeliyiz, yahut da eş-dost akrabayla kurban ortaklığı yapmayı tercih edeceksek, ortaklık yapacağımız kişilerle bu meseleleri konuşup bu bilincin ortaklaşa paylaşılacağı bir vasatı oluşturmaya çalışmamız gerekir.

Hüseyin Alan: İslami kriter ve ölçüler yerine seküler kriter ve ölçüyle cahiliye toplumsal hayatında bocalayıp duranlara söylenecek bir sözümüz kaldı. Kemalist vesayetten bu kadar dertli idiyseniz, gidin Amerika’ya! Boşuna uğraşıp zaman kaybetmeyin bu sistemle! Hem gittiğinizde siz de göreceksiniz, sizin talep etiğiniz özgürlüklerin, adalet ve eşitlik taleplerinizin, laik adalet ve devlet yönetiminin gerçeği orada var. Dolayısıyla çok daha rahat bir ortam, çok daha güvenlikli bir vasat ve imkanlar orada mevcut. Bu tip dini telakki sahipleri için de bir “özgürlükler ülkesi” orası! Üstelik tekçi, ateist ve ulusalcı Avrupa’ya da hiç benzemiyor. Bizden hatırlatması."

“Bilinçsizlik sarhoşluğu”nun ne yazık ki toplumumuzda yaygın olması, kurban ortaklığı konusunda da dikkatli olmayı gerektirmektedir. Ortak kurban kesmeyi tercih edeceksek, ya kurban ibadetinin taşıdığı anlama ve sembolik mesajlara vakıf muttaki kişilerle ortak olmayı tercih etmeliyiz, yahut da eş-dost akrabayla kurban ortaklığı yapmayı tercih edeceksek, ortaklık yapacağımız kişilerle bu meseleleri konuşup bu bilincin ortaklaşa paylaşılacağı bir vasatı oluşturmaya çalışmamız gerekir.

Gazze'de düzenlenen “Vasat ve Aşırılık Arasında Davet” konferansta konuşan Filistin Vakıflar ve Dini İşler Bakanı Dr. Talib Ebu Şa’r, "Denge ve vasat olma İslam dininin kendisidir. Yanlış anlamadan doğan aşırılık dinden değildir diye konuştu.

Fatiha Suresini konu edinen Beytullah E. Önce, Ezen ve ezilen ilişkisinin hüküm sürdüğünü her vasatta insanlığın tahrif olacağını belirterek, Fatiha suresindeki mesajların insanları kula kulluk düzenlerini alaşağı edecek bir tevhid, adalet ve özgürlük mücadelesine çağırdığını söyledi.
Makaleler
Hava Durumu