
"bedeni" Arama Sonuçları

Kıbleye yöneliş, sadece bedeni bir yönelişin çok ötesinde mahiyete sahiptir. Zira kıble, tâbi olduğun dini, izmi, ideolojiyi, ibadet ettiğin taptığın ilahı temsil eder. Kıbleye yöneliş, bir uhrevi hareket olmakla birlikte, dünyevi eylemlerini “neden”, “nasıl” ve “hangi değere” göre yapacağını belirler.

Siyonazi terör çetesinin Gazze'ye yönelik saldırılarının ilk başlarında, hergün yüzlerce mazlumun cansız bedeninin getirildiği Şifa Hastanesi'nde yaptığı kısa konuşmayla Gazzeli mümin duruşunun sembol isimlerinden biri haline gelen Ebu Harun kardeşimizin dün yaşadığı çadıra yapılan bombardıman neticesi şehit düştüğü haberi gelmişti. Yeni gelen bilgi, Nizar kardeşimizin yaşadığı yönünde.

Helak olmayı hak ettiren bütün kötülükler ülkeyi kuşatmış bulunmakta, ülkenin bir köşesi de Celalettin Rumi’nin raksıyla gönül eğlendirmektedir. Kültür bakanlığı Konya’yı ifsat etmeye devam etmektedir. İfsadı da manevi atmosfer tavan yaptı diyerek örtbas etmektedirler.

AKP dönemiyle birlikte çeşitli "İslami çevrelerin", cahiliye düzeni ve düzenin aktörleri karşısındaki duruş ve tutum konusunda sapma ve savrulmalar yaşadığına tanıklık ettik. Söz konusu savrulma sürecini, İktibas Dergisi'nin dosya konusu bağlamında Kürşad Atalar’la konuştuk. Yaşanan dönüşümün köksüzlükle açıklanabileceğini belirten Atalar, “Köksüzlük ise, esasen ‘bilmemekle’ ilgili bir şeydir. Biliyorsunuz ‘keşke bilselerdi’ ayetine ben biraz da bu açıdan bakıyorum. Kullar, Peygamberler gibi ‘bilebilseydi’, savrulmazlar, dönüşmezlerdi. Tarihte savrulan, dönüşen bir Peygamber olmamıştır” diyor. Söyleşimizi ilgiyle ve beğeniyle okuyup istifade edeceğinizi düşünüyoruz.

Yunanistan'ın ellerini plastik kelepçelerle bağlayıp, can salı ve botu olmaksızın doğrudan denize attığı düzensiz göçmenlerin yardımına Türkiye Sahil Güvenliği yetişti. 3 göçmen kurtarılırken 3'ünün de cansız bedenine ulaşıldı. Kaynak: Göçmenleri kelepçeleyip denize attılar

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasa teklifiyle ilgili olarak, kadın bedeni teşhirciliğiyle bilinen bir "gazeteye" değerlendirmelerde bulundu. İlk üç maddenin esaslarının asla tartışılmayacağını belirten Uçum, "Laiklik de tartışılamaz çünkü o da cumhuriyetin esaslarından. Böyle bir gündem yok. Laiklik cumhuriyetin yüz yıla yaklaşan bir kazanımıdır" dedi.

Bu kitap, kitap sever çocukların beğenileri ışığında yazıldı. Sıcacık aile ortamı hissi veren sayfalarda, Meryem hanım ile Taha bey, Irmak ve Burak’ın yüzlerce sorusuna ayetler ışığında ve öykü tadında cevaplar veriyor.

Pompei'deki büyük felaketten kaçmaya çalışırken kül olan 2 insan bedeni bulundu

Söz konusu küresel güçlerin dayattığı küresel bir kültür de söz konusudur. Ekonominin küreselleştiği bu ortamda, kültür de küreselleşmiş ve insanların yaşam kalıpları, beğenileri tektipleştirilmiştir.

AVM’ler ile oluşan yeni hayat düzeninin kaybedeni ilk başta çocuklarımız. AVM kültürü ile birlikte çocuklarımızın hayallerinin azaldığını, oyun anlayışlarının değiştiği görmekteyiz. Çocuklarımızı alışveriş merkezine getirip bir kenara geçerek onlara bakıyoruz.

Kur’an’ın mutluluk ve mutsuzluk tanımı maddi bir temele dayanmaz; bedeni değil ruhu muhatap alır. Ruh için mutluluğu temin eden; hayvani gücün (nefsin) melekî güce (ruha) boyun eğmesi ve melekî gücün (ruhun) telkini doğrultusunda hareket etmesidir.

İnsanın hayatında kanın yeri büyüktür; vücudun her tarafına dağılması hayatî önem arzeder. Kalp, kanı vücudun en ücrâ yerlerine kadar ulaştırmak üzere pompalar. Kalbin bu işi yapabilmesi için daimî olarak dinç olması gerekir. Bir de bu kan gönderme işinde kalbe yardımcı olunabilmesi için, şahsın birtakım hareketler yapması, bedenin dinç kalması için, o hücrelerin kan ile iyice sulanması veya kanlanması gerekmektedir. Nasıl, bir bahçıvanın sebzelerin iyice yetişmesi için bahçeyi her zaman sulaması gerekirse, dokulardaki kan dolaşımı, yani hücrelerin iyice kanla sulanması, daha doğrusu hücrelerin iyi kanlanması gerekmektedir.

Suriye’deki gelişmeleri, başından buyana yerinden takip eden Yeni Şafak ve Tv Net muhabiri Yılmaz Bilgen’le konuştuk. Suriye’de Esed diktasına karşı 2011’de halk ayaklanması olarak başlayan ve rejimin barışçıl gösterilere ağır silahlarla cevap vermesi sonrası savaş ortamına dönüşen 7 yıllık büyük kaosu ve Soçi’deki İdlib mutabakatıyla gelinen noktayı değerlendirdiğimiz söyleşide Bilgen, şu acı tesbiti yapıyor: “Aslında Suriye savaşının kaybedeni maşeri vicdandır, insanlığın bu anlamda dibe batmasıdır. İnsanlık Suriye'de dibe vurmuştur."

İsveç Kilise Birliği Sol Bölge Başkanı Stefan Lindquist'in sosyal medyada Müslümanlar hakkında yazdığı makale, hem beğeni ve paylaşım rekoru kırdı hem de ülkenin önde gelen gazetelerinde yer buldu. Lindquist, ''Bir Müslüman, bana taze yumurta getirdi. Bir diğeri hatırımı sordu. Bir başkasıysa arabam tamirde olduğu için istediğim yere aracıyla bırakmayı teklif etti. Parası olmayan arkadaşının evine sürekli yemek götüren bir Müslüman tanıyorum. Müslümanlar, gerçekten de ne kadar tehlikeli ve itici insanlar. '' ifadelerini kullandı.

Küresel ve yerel sistemin, fiziki kuşatmasından, bedenimizi çevreleyen zindanından daha önemli ve daha etkili olan kuşatması ve zindanı, zihinlerimizde gerçekleştirdiği kuşatması ve zihinlerimizin onun ideolojik paradigmasının zindanına hapsolması halidir. Kültürel anlamda sömürgeleştirilmiş ideolojik işgal altıdaki zihinler bağımsız düşünemez ve özgün düşünceler üretemezler.

“Atatürk yaşasaydı Refah Partili olurdu” sözü Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan’a ait bir sözdür bilirsiniz. 90’lı yıllarda bu tür mugalatalı söylem ve üsluplar kullanarak siyaset yapmayı Erbakan öğretti sonraki talebelerine. Bu üslup Müslümanlardan alkış aldı, beğenildi ve taklit edildi. Genelde bu üslup ile Erbakan insanları güldürdü. Gerçeklikten uzak, hayatta pratiği olmayan bu mugalata üslubunun vecihlerinden biri de şimdi darbecilikten aranan Fethullah Gülen’e aitti. O güldürmüyor ağlatıyordu. 60 küsur yıllık İslam davası mücadele siyasetinde Müslümanlar bu mugalatalar ile ya uyutuldu ya kandırıldı ya da ihanete uğratıldılar.

İnsanlar ister müslüman bir ailede, isterse de İsviçre'de inançsız bir ailede doğmuş olsunlar farketmez. Eğer onlara verilen akıl içerisinde bulunduğu bedeni ve evreni kendisi "yaratmadıysa" elbetteki bir başkasının yaratmış olduğunu şüphesiz kabul edecektir.

10 yaşındaki Malik Bergut'un babasının cansız bedeninin yanında, 'Baba Allah rızası için beni bırakma. Ne olursun bırakma beni' diyerek gözyaşı döktü...

Esed rejiminin yaklaşık 6 ay önce Halep kentine düzenlediği füzeli saldırıda yüzünün tamamında ve vücudunun çeşitli yerlerinde yanıklar oluşan, sol elini kaybeden, sağ elinin parmakları kopan 3 yaşındaki Cene, bu acıyı minik bedeninde taşıyan çocuklardan sadece birisi.
Makaleler
Hava Durumu