
"birka" Arama Sonuçları

Meğer CHP’nin ikinci yüzyıl vizyonunun önemli satır başlarından biri de bu rezil sözleşmenin yeniden update edilmesiymiş. Belli ki CHP, aileyi ayakta tutan ve toplumda ancak birkaç kılcal damar mesabesinde kalmış bulunan edep, utanma, mahremiyet, nikah gibi değerleri de kesip atacakmış.

Birkaç yıl önce özel bir şirkete devredilen “ulusal kumar” M. Piyango’nun “yılbaşı çekilişleri” ile ilgili basında yer alan “Büyük ikramiye yine devletin” şeklinde bir haber kalıbı vardır, hatırlanacağı üzere. “Büyük ikramiyeyi” kim kazanırsa kazansın, piyango kumarının asıl kazananının devlet olduğunu ifade eden bu haber kalıbı, aslında sistem içi politik süreçler için de geçerli bir durumdur.

Siyonist işgal güçleri, birkaç gün süren teyakkuz döneminden ve tehditçi açıklamalardan sonra bugün (5 Ağustos Cuma) ikindi vakitlerinde Gazze Şeridi'ne hava saldırılarında bulundu.

Birkaç yıldır başta Fransa olmak üzere Avrupa’da, Türkiye’de İslam’a ve Müslümanlara karşı 1923-50 arası ve son olarak 28 Şubat sürecinde uygulanan ve 28 Şubatçı kimi aktörlerce “militan laiklik” olarak nitelendiği bilinen yaklaşımlar vizyona sokulmak istenmektedir.

Mehmed Durmuş, Türkiyeli Müslümanların çok önemli bir değeri olan ve birkaç gün önce Rabbine uğurladığımız Ahmed Kalkan hocaya dair şahitliğini kaleme aldı...

İngiliz kuvvetlerinin Afganistan işgali sırasında 86 çocuk ve 200’den fazla sivilin ölümüyle bağlantılı olduğu, bu kişiler için ortalama 2 bin 380 sterlin tazminat ödediği, bazı çocuklar içinse sadece birkaç 100 sterlin verildiği tespit edildi.

Retlerimiz de önemlidir dedik. Şimdi Kur'an-ı Kerim'de geçen birkaç kavram serdetmek istiyorum. Bu kavramların Müslümanlar için neler ifade ettiğini bilmeleri imanlarının kabulü açısından son derece önemlidir.

Yine, biliyoruz ki, Peygamberimiz nübüvvetle şeref bulduğunda ve İslam yayılmaya başladığında Mut’im: “Ben Muhammed’e inanan bir adamın kızını evime gelin olarak almam” diyerek nişanı geri atmış ve bu olaydan birkaç sene sonra da Peygamberimiz, Hz. Aişe ile nişanlanmıştır.

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te birkaç yüz yahudi, 1967’de başlayan Doğu Kudüs’teki İsrail işgalinin 53. yılı dolayısıyla araçlarıyla konvoylar oluşturdu.

Birkaç aydır herkes ondan söz ediyor, tüm dünya onunla yatıp onunla kalkıyor. Tüm ülkeler amansızca onunla savaşıyor. Hakkında çok farklı yorumlar yapılıyor, bilimsel makaleler yayınlanıyor, Tv kanallarında artık sadece o konuşuluyor, farklı tezler ve komplo teorileri havada uçuşuyor. Peki gerçekte neyin nesidir, kökeni, varlık sebebi ve gayesi nedir? Ne yapmak istiyor, insanlığa vermek istediği bir mesajı mı var?Şimdi söz Koronavirüs'te. İşte yılın röportajı:

Suriye’de işgalci Rusya ve Esed diktası güçlerinin, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi sınırları içerisindeki yerleşimlere saldırıları sonucu son birkaç günde en az 25 bin kişi Suriye-Türkiye sınır hattına yakın bölgelere göç etti.

Birkaç yıl önce de Adana'da, Furkan Vakfı'na yönelik baskıları protesto için toplanan mütesettir hanımların örtüleri başlarından çekilmişti. AKP ile putlaştırılan bir devlet algısı var ve dolayısıyla onun adına yapılan her şey meşru görülüyor.

Rasulullah (a.s.)'ın Mekke'den Medine'ye hicretinin 1441. yıldönümü vesilesiyle, birkaç yıl önce İlkav'da hicrete dair verilen bir hutbeyi yenidendikkatlerinize sunuyoruz:

İstanbul'da bir hayat nizamı, fert ve toplum hayatında belirleyici olacak bir yön/kıble seçimi yapılmadı. Sadece, neo-liberal kapitalist sosyo-ekonomik işleyişin sağ-muhafazakârlar tarafından mı, yoksa sol-kemalistler tarafından mı yönetileceğine dair bir seçim yapıldı. AKP kazansaydı AVM'leri sağ-muhafazakârlar dikmeye devam edecekti, CHP kazandı ve Beylikdüzü'nde olduğu gibi AVM'leri onlar dikecek, rantına onlar ortak olacak. Gerisi işin esasına dair olmayan ayrıntılardır.

AmeriKAN finosu alçak PKK-PYD'liler, efendileri havadan kendileri karadan Bağuz'da çoluk-çocuk demeden yakıp katlettikten sonra DAEŞ'i bitirdik diye dün Kamışlı'da kutlama yapmışlar. Oysa sizin ve efendiniz ABD'nin Rakka'da, Deyrizzor'da ve son olarak Bağuz'da işlediğiniz vahşet, DAEŞ'in vahşetini kat be kat geçti. Gücü elinize geçirince yaptıklarınız hiç unutulmayacak. Zira kişi ve toplulukların asıl niteliği gücü ele geçirdiklerinde belli olur.

Herkesin kesin olarak bildiği gibi dünyadaki yaşam süresi sınırlıdır. Birkaç saat, bir gün, bir yıl, 30 yıl ya da 70 yıl... Ve herkes şunu da kesin olarak bilir ki sınırlı olan herşey eninde sonunda bitecektir. Bir insan 80 yıl da yaşasa, 100 yıl da yaşasa her geçen gün kaçınılmaz olan sona doğru ilerler. Bunun örneklerini istisnasız herkes kendi hayatında görmüştür. Uzun vadeli olarak yaptığınızı düşündüğünüz her plan eninde sonunda geçip gitmiştir. Şu anda geriye dönüp baktığınızda hayatınız hakkında söyleyeceğiniz ilk söz "ne kadar çabuk geçti!" olacaktır.

Türkiye'nin NATO üyeliğinin 67. yılı sebebiyle yetkililer memnuniyet mesajları yayınlıyor, NATO üyeliğinin Türkiye için ne kadar önemli olduğu propagandası yapıyorlar. NATO, yani AmeriKAN emperyalizminin halen Afganistan'da, Suriye'de ve Irak'ta Müslüman kanı dökmeyi sürdüren savaş, işgal ve katliam örgütü. 17 yıl öncesine kadar Türkiyeli Müslümanlar bu konuda da bir duyarlılığa sahipti. Şimdi birkaç istisna çevre dışında kimselerden ses çıkmıyor.

Yeni Şafak'ın yayın yönetmeni İ.Karagül'ün son birkaç yıldır Perinçekleşme sendromunun bütün semptomlarını göstermekte olduğu malum. Son olarak, Doğu Türkistan'da artık tam anlamıyla bir toplu asimilasyon ve soykırım hedefine yönelen Çin zulmüne karşı Türkiye kamuoyunda oluşmaya başlayan tepkiler karşısında ilgili zat yine çıktı sahneye ve zulme karşı tepkileri mahkûm edecek izan ve insaf dışı yorumlarda bulundu. İşte bu yorumlara gazetenin yazarı Zekeriya Kurşun sessiz kalmadı...

Bir ülkede herhangi bir alanda sanatta, edebiyatta, ahlak konusunda kriz olduğunu söylemek fena halde sıradandır. Bir ülkede ekonomik kriz olduğunu dile getirebilmek için bir adet anayasa kitapçığı, bir adet yazarkasa, başbakan ve elbette vazgeçilmez bir unsur olarak birkaç yayın organı gereklidir
Makaleler
Hava Durumu