
"dram" Arama Sonuçları

Çin’in Uygur Türklerine yönelik gayri insani politikalarında büyük veri, yapay zeka, kimlik tanıma ve elektronik gözetim teknolojilerini yaygın ölçüde kullanması; bilgi teknolojilerinin ve dijital kontrol araçlarının otoriter rejimler tarafından, kitleleri totaliter ideolojik amaçları doğrultusunda baskı altına alma, sindirme, kimliksizleştirme ve asimile etme aracı olarak nasıl kullanılabileceğini gösteren dramatik bir örnektir.

Çin için işler pek de sorunsuz ilerlemeyecek. Yeni güvenlik düzenlemeleri ülkenin değerli “tarafsızlığını” zora sokacak ve bölgesel dramlara karışmaktan uzak durmaya çalışmak neredeyse imkânsız hale gelecek. Ve Çin, ABD’nin (ya da dolayısıyla Avrupa’nın) geçmişte gösterdiği türden bir liderlik sunacak donanıma sahip değil. Kaynak: Çin'in İslam coğrafyasına artan ilgisi ne anlama geliyor?

Gün geçmiyor ki Suriye’den yürek burkan bir görüntü gelmesin.

Taha Kılınç, Esed-İran-Rusya cephesinin zulümleri sonucunda yaşamını çadırda idame ettirmeye mecbur kalmış Suriyeli çocukların dramını muhayyel Eymen karakteri üzerinden çok anlamlı sözlerle gündeme getirmiş. Kaynak: Kışı soğuk çadırlarda yaşamaya mahkum olmuş çocuklar için karın anlamı

Batı'da hikaye şöyle başladı: Kadın haksızlığa uğramıştır... Ona yapılan bu haksızlık da son bulmalıdır... Evet, haklı bir istek; ancak bu haksızlık nasıl son bulacak? Kadınların hak ve görevlerini hakîkat ve adâlet temelinde açıklayan ve sınırları belirleyen ilahî bir yasa var mı? Hayır... Batı'da insanlara sunulan böyle bir sistem yok.

Feminizm tarihsel sürecin içinde dönemin şartlarına göre veya lokal yahut global olarak bir takım değişikliklere uğramıştır. Feminist hareket birinci dalga feminizmiyle başlar ve onsekizinci yüzyılda ortaya çıkar. Feminizm üç aşamada kendini ifade eder ve her dalga kendi içerisinde farklı konulara odaklanır. Birinci dalga feminizm ondokuzuncu yüzyıl ile yirminci yüzyılın ilk dönemlerinde etkin olup kadının seçme yani oy verme hakkını savunur.

Din, siyaset, birey algısının dinin aleyhine olarak dönüşüme uğraması; sınırları belirlenmiş toprak parçası üzerinde yaşayan “milletin/ulusun” kolektif bir yaşam ve değerler üzerinden kutsallaştırılması, milliyetçiliğin seküler bir din olarak belirmesine sebep olmuştur.

Hayat ve hidâyet Kitab’ı olan Kur’ân’ı hakkıyla okuyarak ona iman edenler, Allah’tan gelen sahih bilgi ve ilme ulaşanlar, akletme kabiliyetini kullanarak yaratılışı, dünya hayatını, imtihanı, ölümü, hesap gününü ve bütün bunların Sahibini, vahyin belirlediği boyutlarıyla kavrayabileceklerdir. Böylece kısacık dünya ömrünün bir imtihan alanı olduğu bilinciyle hareket ederek âhirete hazırlık yapabilecek ve hüsrâna uğramaktan kurtulma umudunu yakalayabileceklerdir.

Hatay Valisi Doğan, "İdlib'de rejim kuvvetleri tarafından TSK unsurları hava saldırısına uğramıştır. Bu saldırı sonucu 33 Mehmetçiğimiz şehit olmuştur. Ağır yaralılarımız var, yaralılarımızı Cilvegözü Sınır Kapısından Türkiye'ye aldık. Tedavileri devam ediyor" açıklamasında bulundu.

İçişleri Bakanlığı'nın 'Türkiye'deki Yabancılar ve Alınacak Tedbirler' konulu yazısı üzerine İzmir’de zabıta ekipleri operasyon başlattı. Operasyonda bir esnafın dükkanının üzerine yapıştırdığı Fetih ayeti zorla söktürüldü. Çirkin olay, sanki işgale uğramış Müslüman bir ülkeyi terbiye eden işgal kuvvetlerinin yaptıklarını hatırlattı.

Pek farkında değiliz, ama cebimiz doldukça ruhumuz boşalıyor. Hassasiyetlerimiz “zaman aşımı”na uğramış gibi: “Zaman sana uymazsa sen zamana uy” anlayışı içinde yaşıyoruz! Kaynak: Hem Dindarız, Hem de Laik Maşallah!

Kalemder bizi dirilten ayetler eğitim proğramında Bakara suresi 165 ayeti tefsiri yapıldı. Sohbetlerimize katılmak isteyenler her cumartesi günü saat 20.00 kalemder derneğimize davetlidir. Ulaşım bilgilerine www.kalemder.org.tr ulaşabilirsiniz...

Biz tek başına çıksak da fotoğrafta, arkada bizi terk eden bir biz var aslında. Bu ne korkunç bir 'selfie'! Egosuyla baş başa kalmış, surette bir görünen fakat arkada kendisinden çıkan bir kendiliğin dramı!

İslam coğrafyasındaki gelişmeleri yakından takip eden Beytülmakdis Öncüleri Derneği başkan yardımcısı, gazeteci-yazar Muharrem Güneş’le, tam anlamıyla bir kangrene dönüşen iç savaşı, katliamları, açlığı, kolera salgınıyla çağın en büyük insani dramlarından birinin yaşandığı Yemen’i konuştuk. Güneş, Yemen’in Filistin meselesi konusunda aslında çok önemli ve fakat gözden kaçan bir ülke olduğunu belirterek, Yemen’in iç savaş öncesi dönemde birçok Filistinliye kapısını açtığına ve gerek insani yardım noktasında, gerek o insanları misafir etmek konusunda çok önemli bir rolü bulunduğuna işaret etti. İstanbul’da konsolosluk binasında Suud rejimince işlenen Cemal Kaşıkçı cinayeti de söyleşimizin konuları arasındaydı.

Araştırmacı - Yazar Ali Kaçar'ın sunumunu yaptığı konferansta Kaçar; Yemenin dününü, bugününü ve bugün gelişmekte olan olayları Suud ve İran arasındaki çekişmeler üzerinden Yemen'de bir insanlık dramının yaşanmakta olduğunu anlattı. Kaçar'ın konferansının videosu aşağıda istifadenize sunulmuştur.

Suriye'de kâfir Esed diktasının sivil katliamına sahne olan Doğu Guta'da, bir sivil savunma yetkilisinin, can veren annesini bulduğu an ve feryatları görüntülere yansıdı. Samir Selim'in "Gelin ne olur, annemi çıkaramıyorum. İnsanları kurtarıyorum seni kurtaramıyorum anne. Hasbünallah. Allah'ın rahmeti üzerine olsun anne" feryatları yürekleri dağladı.

Komisyonculuk faaliyetinde üç taraf vardır: Satıcı (mal sahibi), alıcı (müşteri), satıcıyla alıcıyı buluşturan kişi (komisyoncu). Eski uygulamaya göre komisyoncu, şehirde yaşamakta ve pazarları bilmektedir. Bu açıdan şehri ve pazarları bilmeyen satıcıdan malı alır, “Sen satma, ben senin yerine satayım.” der ve onun vekili gibi o malı satışa çıkarır. Yahut da, satıcı ile komisyoncu arasında bir akit imzalanır ve her iki taraf da zarara uğramayacak şekilde anlaşılır. Bu durumda komisyoncu, satıcının bir nevi işçisi olur.

210 hanenin 191'i yandı. Olay yerinde 585 boş kovan bulundu, kovanlara balistik incelemesi yapılmadı. Olayın ardından gözaltına alınan Gürsel Aktaş, Hasan Boztaş, Ali İhsan Akgül, Cahit Aktaş, Aleattin Boztaş, Kenan Uludağ, Hayri Uludağ, Erdal Karakoç, Şahin Karakoç, Aziz Bozoğlu'nun da bulunduğu 14 sanık suçlarını itiraf etti. Katliama karıştığı iddia edilen kişiler, sanık yakınlarıyla yüzleştirilmedi. "Teşhis usulsüz" denilerek tetikçiler serbest bırakıldı ve bir daha da bulunamadı. Erzincan DGM'de görülen dava İzmir DGM'ye alındı. Erzincan'da 4, İzmir'de 24 duruşma yapıldı. İtirafçı olan iki kişi PKK terör örgütüne yardım ve yataklık suçunu işlediği gerekçesiyle ceza aldı. Başbağlar davasında ise, ceza alan tek sanık olmadı.

Hizbullah'ın ilk genel sekreteri Suphi Tufeyli, Halep'teki drama dikkat çekerek "Kerbela bu yıl Halep'tir" ifadesini kullandı.

Hiç kimsenin kazanmaması biçimindeki strateji, “İran-Irak savaşı”nda da gözlemlediğimiz bir politikaydı. Arap dünyasını çok iyi gözlemleyen Mısırlı gazeteci merhum Muhammed Heykel'in ifadesiyle ABD, İran-Irak savaşı konusunda zig-zag politikası izliyordu. Buna göre Washington, Bağdat'ın tamamıyla hezimete uğramasını istemiyorsa da, bu savaştan zayıflayarak çıkacağı yönündeki umudunu gizleyemiyordu. İran ve Irak hariç, savaşın uzadıkça uzaması herkesin yararına idi. ABD'nin etkili isimlerinden Henry Kissinger'a göreyse İran-Irak savaşı, ABD'nin her iki tarafın kaybetmesini istediği ilk savaştı.
Makaleler
Hava Durumu