
"getiriyor" Arama Sonuçları

Ramazanda takva özlemimiz daha da coşuyorsa, Kur’an’a olan açlığımız dayanılmaz hale geliyorsa, Rasûlullah'a olan bağlılığımız bizi yerinde duramaz hale getiriyorsa, işte o zaman akidemizin düzgün olduğunu anlıyoruz.

İktibas Dergisi canlı yayınında Mustafa Bozacıoğlu'nun konuğu olan Muharrem Balcı “Bağımlılıklarla Mücadele Kapsamında Dersimiz İnsanlık” başlığı altında önemli vurgularda bulundu.

Hindistan’da yaşayan 200 milyona yakın Müslüman endişeli. Sebebi, Başbakan Narendra Modi’nin izlediği Hindu milliyetçisi politikalar ve bu yönde attığı son adım: Vatandaşlık yasası değişikliği. Peki yasa ne getiriyor?

Uzmanlar dijital ortamdaki verilerin gelecekte 'gözetim' mekanizmalarına yol açabileceği ve yaptırımların yetersiz kalabileceği konusunda uyarıyor. Evleri perdelerle kapatmaya çalışsak da evin içini, yediğimizi, konuştuğumuzu sosyal medya içerisinde paylaşmamız adeta evleri perdesiz bir hale getiriyor.

İnsanların iyilik kavramına bakış açıları incelendiğinde ve toplumdaki yozlaşma göz önüne alındığında yeni yeni İyiler iyilikler kavramlarının gündemimize getirildiği görülür.Bir baba iyi para kazanıyorsa dünyevi olarak bütün sorumluluklarını yerine getiriyorsa vs. gerek eşi gerek çocukları açısından iyi bir babadır.Öyledir de ancak gerçek iyilik Kur'an'ın insanoğluna sunduğu İyiler iyilikler genel olarak ahiret ile ilgili güzel sonuçları yakalama Allah'ın rızasını yakalama çabasıdır. Dolayısıyla da Cennette, yani ebedi mükafat yurdunda hayatının geri kalanını geçirme isteğidir.

Yeni Şafak yazarı Faruk Aksoy dün ibretlik bir yazı kaleme aldı. "Türkiye'de herkes herkesle anlaşmış, dayatılan Batıcılıktan damıtılan Batıcılığa gönüllü geçiş tamamlanmıştır" ifadelerini kullanan Aksoy, seçim sürecinde partilerin Güney Kore modelini örnek alacakları vaadlerini de bu çerçevede değerlendiriyor ve Kore modeli denen şeyin gönüllü Amerikan sömürü olmanın örtülü biçimi olduğunu dile getiriyor. İşte o ibretlik yazı:

Bombardımanda oğlu Mehmet Ali Tosun’u kaybeden Zeki Tosun, duygularını, “Failler ortaya çıkarılsın. Biz sadece adalet istiyoruz.” sözleriyle dile getiriyor. Hâlâ ilk günkü gibi yüreğinin yandığını belirten Tosun, gün geçtikçe adalet konusunda umudunu yitirmeye başladığını kaydediyor.

Futbol, oyuncusu, gazetesi, kuponları vb. gibi tüm enstrüman ve araçlarıyla yeni dünyanın seküler bir dini olma yolunda hızla ilerliyor. Süreç, kendi içerisinde yeni inanç umdeleri, pratikler, ritüeller ve ayinleri özellikle gençlerin önüne bir “eğlence” ve fantastik bir hayatın araçları olarak getiriyor. Fakat aslında yeni totemist bir dini, inançlar serisi ve bir nevi Amentünün esasları gibi umdelerle karşı karşıyayız.

Ahmet Vincenzo İtalyan asıllı bir Müslüman entelektüel. Avrupa'da İslami fobiye karşı Hz. Peygamber'i en güzel şekilde anlatmak için bir çocuğun diliyle roman yazan Vincenzo, İslam'a yolculuğunun 18 yaşındayken bir Ramazan'da Tunus'a yaptığı yolculukla başladığını dile getiriyor.

Amerika'nın muhtelif üniversitelerinde görev yapan matematik Prof. Jefri Lang İslama giriş hikayesini yazmış olduğu 'Melekler soruncaya kadar' isimli eserinde derin felsefi düşüncelerle, ruhani duygular arasında ilk namazını şöyle dile getiriyor.

Mehmet Âkif’in 1961 yılında yakıldığı belirtilen Kur'an mealinin üçte birlik bölümü olduğu kanaatine varılan meâl yıllar sonra gün yüzüne çıktı. Fakat bu yayın Âkif’in meâli hakkında bazı soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Aynısının bizim çocuklarımıza yapıldığını düşündüğümüzde, Türkçe Olimpiyatlarının korkunç yüzü daha net çıkıyor ortaya... Haber 10'da peren bir saygılı Türkçe Olimpiyatlarına farklı bir pencereden eleştiri getiriyor.

Bora İnşaat’ın sahibi Alper Suri ve gazeteci Seyfullah Türksoy’un, zalim olarak bilinen ve Müslümanlara zulmettiği ortaya çıkan Ramzan Kadirov’u, gezi sırasında sürekli kahraman gibi anlatması dikkat çekiyor. Heyette bulunan herkese, Rus yanlısı Kadirov’u öven ve Çeçenistan’daki direnişçilere iftira atan ikilinin anlattıkları, belli bir süre sonra bıkkınlık meydana getiriyor. Rusya’nın işgalini onaylamadığı için bu uğurda canını veren mücahitler için ise ‘terörist’ iftirası atan ikili, ayrıca mücahitlerin eroin kaçakçısı, çete vemafya gibi pis işlere bulaşmış kişiler oldukları iddialarıyla zihinleri bulandırmaya çalışıyor.

"Modernlik, bu son derece tabii olan süreci sorunlu hale getiriyor. Siz kalkıp artık var olmayan 'Saf Türk'lüğü yerleşik egemen bir ideoloji haline getirirseniz, bu saflığın içinde yer almak istemeyenler kendi saflıklarını oluştuma refleksi gösterecek ve 'Kürt kimliği' diye bir oluşum çıkacak. Bu da Kürt monadizmidir. Tepeden tırnağa saf Kürt mümkün mü, değil."

Bugün gazetesinden Adem Yavuz Arslan, "28 Şubat senaryoları daha inandırıcıydı!" yazısında, militarizmin "İrtica İle Mücadele Planı" kapsamında Erzincan merkezli operasyonunu gündeme getiriyor ve şu ifadelere yer veriyor:

Evet, İslam Medeniyeti bir “Namaz Medeniyeti”dir demek geliyor içimden... Allah Rasûlü’nün (s.), inşasında bizzat bulunduğu, kerpiç taşıdığı Mescid-i Nebi, günde beş kez namaz vesilesi ile bir araya getiriyor ensarı, muhacirleri ve tüm ashabı... Mescid, İslam toplumunun oluşumunda mihver, namaz ise günde beş kez icra edilen “Tevhid eylemi” oluyor. İslâm toplumu, vakit vakit namazla inşa oluyor.

Suudilerin, beton gökdelenlerle, Mekke'nin tarihi ve İslami kimliğini yok edecek projeleri artık uygulanma aşamasında.

28 Şubat sürecinde gazete yayın yönetmenlerinin dönemin paşalarından brifing alarak manşetler hazırladığını söyleyen Cengiz Çandar, "Çevik Bir ve Erol Özkasnak, Fatih Çekirge üzerinden bir takım bildirileri manşet haline getiriyordu" dedi.

Derginin bu sayısında Hamza Türkmen’in “Merkeze Koşanlar Başkalaşıyor” yazısı ise önemli bir İslamcılık eleştirisi getiriyor. AK Parti süreciyle savrulanların, sisteme yaklaşarak evrilenlerin, merkezden pay kapma yarışına girenlerin sürecini yorumlayan Türkmen, bu konuda ciddi bir muhasebe çağrısında bulunuyor.
Makaleler
Hava Durumu