
"kredi" Arama Sonuçları

Vatandaş kredilere mahkum olmaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından Haftalık Para ve Banka İstatistikleri açıklandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, 12 Şubat 2021 itibarıyla toplam kredi kartı borç tutarının 147.9 milyar TL, toplam tüketici kredi borcunun ise 679.9 milyar TL olduğunu açıkladı.

Kredi kartı kullanımında artış devam ediyor. Genel Kartlı Ödeme Endeksi’ne göre, Ocak ayında bir yıl öncenin aynı ayına göre yüzde 15,8 artış göstererek 243,5 değerine ulaştı.

Kurban, bir marketten kredi kartı siparişiyle koli içinde eve teslim edilen bir ‘et’ parçasına indirgeniyorsa, kurban kesmenin hikmetini nasıl bulacak Müslümanlar? Dahası bunun sırf Allah rızası için yapıldığını nasıl idrak edecekler?

On milyonlarca kişi pandemi döneminde ekonomik sıkıntıyı daha fazla borçlanarak atlatmaya çalışıyor. Tüketici kredileri ve kredi kartı harcamaları 700 milyar TL’yi aştı. Geliri olmayan da 2 bin TL’ye kadar kredi çekebilecek. Aşırı borçlanma endişe doğuruyor.

Bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlar tarafından kullandırılan bireysel krediler, Nisan'da yıllık bazda yüzde 21 artarak 664 milyar liraya çıktı. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, bu dönemde 38 bin kişi ilk defa kredi kartı kullanırken, kredili mevduat hesabı kullanan kişi sayısı 23 bin oldu. 13 bin kişi ise ilk defa konut kredisi kullandı.

Türkiye ile Rusya’nın, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde uygulanmak üzere anlaşmaya vardığı ateşkes süreci başladı. Anlaşmada M5 karayolunun adı bile zikredilmezken, muhaliflerin kontrolündeki M4 karayoluna işgalci Rusya askerleri sokulmuş oluyor.

Sadece iman ettim diyenlerin kurtuluşa ereceğine dair bir tek ayet yoktur. İman ve salih amelin hep ard arda zikredilmesi, salih amel olmaksızın sadece iman ettik demekle kurtuluşun mümkün olmaması sebebiyledir. İman olmadan yapılan amel salih amel olmaz. Bu kişilerin yaptıkları zahiren hayırlı ve olumlu ameller bile boşa gider. Bu tür ameller, yalanlayanlara ancak dünyada ve insanlar nezdinde bir olumlu görüntü ve itibar sağlasa da, Allah nezdinde hiçbir karşılığı olmaz. Kur’an’da inkârcıların, yalanlayanların amellerinin boşa çıktığı haber verilmektedir.

Hicret, son çare olsa da, onu ümitsizlik halinde başvurulan bir hareket olarak görmek doğru olmaz. Çünkü hicrette aynı zamanda kuvvetli bir ümit, vaziyetin başka bir yerde daha iyi olacağına duyulan bir temenni ve beklenti vardır. Özellikle toplu halde yapıldığında, savaşta planlı geri çekilmeye benzemektedir. Ancak, hepsinden önemlisi, hicret, bir kişinin itikadı uğrunda malını-mülkünü fedâ etmesini ve sevdikleriyle yakınlarını terk etmesini ifade eder. Pek çok peygamber, imanları uğrunda hicret etmek zorunda kalmıştır. Hicretin hakikî ruh ve biçiminin temsilcisi olarak Kur’an’da Hz. İbrâhim zikredilmektedir (19/Meryem, 47-49; 60/Mümtehıne, 4)

Diyarbakır'da, maddi durumu iyi olmayan cenaze sahiplerinin taziye evlerinde yemek vermek için bankadan kredi çekmek zorunda kalmasının önüne geçilmesi amacıyla uygulama başlatıldı. Kentin müftüsü de, "Taziye evinde yemek verilmesi dinen caiz değildir." açıklamasında bulundu.

"Müslüman" kelimesi "Müslim"in Farsçadaki karşılığı olup Türkçeleşmiş bir kelimedir. Kur'anî ölçülere uygun biçimde içi doldurulmak kaydıyla "Müslim" kavramının Türkçe karşılığı gibi kullanılmasında bir mahzur olmayacağı kanaatindeyim. Ancak maalesef pratikteki "Müslüman" kavramının içeriği Kur'an'daki Müslim kavramıyla asla uyumlu değildir. Ülke halklarının Kur'an eksenli olmaktan ziyade bir kültürel aidiyet ifade eden Müslümanlaşma sürecinde kitleler, iyi niyetle kendilerini "Müslüman" olarak nitelemelerine rağmen, Kur'an'da zikredilen ölçülerde Müslim olmanın ne olduğundan bile habersiz bir hâli yaşamaktadırlar. Böyle olunca, Kitabî olmayan ve geleneksel ya da modern bid'at ve hurafelere dayalı "Müslümanlık" Kur'an'daki "Müslimlikle" örtüşememiştir. Özellikle son on yılda, söz konusu yozlaşma, zihinsel karmaşa, istikamet ve kimlik krizi tevhidî uyanış süreci bakıyesi kesimleri bile kuşatmış bulunmaktadır.

Kalemder’ın periyodik olarak yaptığı paneller serisinin bu ayki paneli “Borsa, Kredi Kartı, Pos Makinesi ve Katılım Bankası” üst başlıklarıyla Kalemder dernek binasında yapıldı. Panelde Ahmed Kalkan ve Muzaffer Küçükkaya birer sunum yaptılar. Panelin yöneticiliğini Asım Şensaltık gerçekleştirdi. Programın video kaydını sunuyoruz:

Kalem-Der'in Paneller Serisinin bu ayki konusu: "Borsa, Pos Makinesi, Kredi Kartı ve Katılım Bankası"

Bu yazı serimizde kredi kartının tarihi, kredi kartının hükmü ve pos cihazı kullanmanın hükmü konuları olacaktır. İlkyazımız kredi kartının çıkışı, değişimi ve yayılışını yazacağız. Bu geçmiş tarihi serüven anlaşılmadan şimdiki halimiz doğru anlaşılmaz.

Herkes ana-baba olmayabilir, ama herkes mutlaka bir ana-babanın evladıdır. Ana-babalarına saygısızlığa, kötü davranmaya ve itaatsizliğe sürüklenmiş bütün evlatların, sekülerleşmenin etkisiyle Kur'an'da zikredilen büyük sorumluluklarının muhtemelen şuurunda bile olmadan sürüklendikleri bataklıktan kurtulabilmeleri için bu yazı hazırlanmıştır.

Adı zikredilince akla ilk gelen alkol ve türevleri olan TEKEL isminin camilerde ne işi var…

Sabah’ta yer alan habere göre son olarak kredi kullanan müşterilerin nüfus bilgilerinden yola çıkarak usulsüz bir şekilde "aile boyu" hesap açması Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nu (BDDK) harekete geçirdi.

Bu ylın ilk dört ayında toplam 600 bin kişi kredi kartı borcu nedeniyle mahkemelik oldu
Makaleler
Hava Durumu