
"kurt" Arama Sonuçları

Kur’an bütünüyle hayatı Allah'a has kılmanın rehberi, kılavuzu, haritasıdır. Kur’an, kulların kullara kulluktan kurtulup, sadece tek Allah'a kul olmalarını istemektedir. Tek Allah'a kulluk, tek bir akide, tek bir tasavvur, tek ahlak, tek siyaset, tek iktisat, tek hukuk, tek hüküm demektir.

Videoda, öğrenilmiş çaresizlik içinde köle ruhlu insana dönüşen müslümanların bu halleri tasvir ediliyor; bu halden kurtulmanın formülü verilip gereken stratejiler anlatılmaya çalışılıyor.

Şeklen aynı yöne, aynı Allah’a yönelmemize rağmen düşünce ve eylemlerimizin pusulası farklı yönleri göstermektedir. Kalıcı olan ahir hayatını değil dünya hayatını öncelediğimiz için daha dün Kur’an’ın elinin tersiyle ittiği bir toplumun kıblesine bugün şeklen olmasa da düşünsel, karakter ve mizaç olarak teslim olmuş vaziyetteyiz. Bu acınası durumdan bizi kurtaracak olan reçete malum, Allah’ın Kitabı ve Rasulün bizzat yaşadığı sünnetidir.

Küresel sistemle tam entegre olmuş seküler/liberal/demokrat/muhafazakâr toplumu inşa etme sürecinde, mevcut iktidar erkleri, aile konusunda tam bir çıkmazın içine düşmüş gibidirler. Bütün eğitim hayatını pozitivist/maddeci/kapitalist değer yargıları ile dizayn eden sistem, ‘rızkın temini’ konusunda da aynı zihin kodları ile hareket ederek (yukarıda da değindiğimiz gibi), mensuplarını Allah’ın kefil olduğu bir konuyu sorgular hale getirmiştir. ‘Aile’ kurumunun yapı taşı olan çocukların bakım ve iaşesini (güya) destekleyerek, ebter olmaktan kurtulacağı zannına kapılmıştır.

Müslümanlar tarafından 63 yıllık zalim Esed tağutizminden kurtarılan Şam, Müslümanların tarihi ve bugünü açısından muhakkak ki önemli bir belde. Her şeyden önce Şam, Kudüs'ün kapısı mahiyetinde. Tarihsel süreçte Kudüs'ün fethi hep Şam'dan geçmiştir. Dolayısıyla Şam'ın fethi hepimizi sevindirdi ve umutlandırdı. Bununla birlikte Şam'dan kişisel yayın yapan bazı Müslümanların "Şam'ın faziletleri" söylemini dillendirmeye başladığı görülüyor ki, işte biz bu konuda karınca kararınca bir pencere açmak istedik. 2012 yılında kaleme alınıp yayınlanan bu makaleyi ilginize sunuyoruz.

Bangladeş’te İslam düşmanı Şeyh Hasina Vecid devrilmesi ve ülkeden kaçmasının ardından bir açıklama yapan Bangladeş Cemaat-i İslami lideri Dr. Şefikur Rahman, “Bangladeş’imizi diktatörlerin pençesinden kurtaran Allah’a şükürler olsun” ifadelerini kullandı.

Hakikatin farkına varamayanlar dünyada da ahirette de rezil olmaya ve acıklı bir azaba mahkumdurlar. Tevhidden uzak her türlü yaşantı insanı hürriyetten, izzet ve şereften mahrum edecektir. Sömürülmekten, kölelikten, kullanılmaktan, onursuzca yaşamaktan insanı İslam kurtaracaktır.

Erzincan'ın İliç ilçesi Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede, dün öğleden sonra büyük bir alanda toprak kayması meydana geldi. Kayıp 9 işçiyi kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Rejim ellerini ovuşturuyor. İşlerini yürüten, değirmenine su götürenlerin muazzam sadakati ve hizmetleri onu daha da muhkemleştiriyor. Ona olan bağlılık en tepeden tabana yayıldıkça, İslami mücadelenin işi daha bir zorlaşıyor.

Yıllar bu şekilde geçip giderken sırat-ı müstakim olan yolumuzun üzerine hem küresel şeytanlar hem de yerel işbirlikçileri demokrat, liberal ve muhafazakâr müslüman adı altında revize edilmiş yeni bir tuzak kurdular. Müslümanların birçoğu sanki Kur’an’ı ve siyer-i nebiyi hiç okumamışlar gibi Lokman suresi otuz üçüncü ayete muhatap olmaktan kurtulamadılar. Yani aldatıcılar Allah’ın adını kullanarak müslümanları aldatmıştı.

Peki, böyle özgürlükçü bir toplum neden Muhammed (s.a.s) bana Risalet verildi deyince “Lâ ilâhe illallah” deyin kurtulun çağrısına şiddetle karşı çıktılar? Neydi onları Hz. Peygambere hasım eden?

Kur'an'ın temel bazı konularına ters olan, sadece Rabbimize tahsis edilmesi gereken hususlarda, başkalarını araya koymak, başkalarıyla sürekli irtibat (rabıta) haline bulunmak, başkalarından manevi anlamda kurtuluş ve yardım isteneceği düşünce ve inancı "Tevhide" aykırı ve imanı bozacak fiil ve söylemlerdir...

Samimiyetle söylüyorum ki eğer bize ‘‘İslami kuruluşlar’’ diye lanse edilen yapıların yöneticileri kendilerini kutsallıktan azade kılıp aradan çekilebilmeyi göze alıp da bu halden kurtulmaya azcık da olsa gayret etseler, bu topraklarda yaşayan Müslüman kardeşler çok daha rahat bir istişare ile “Tevhidde vahdet, vahdette uhuvvet, uhuvvette devleti oluşturabilirler.”

Bunlar tam da, kuzu postuna bürünmüş kurtlardır. Ayrıca da; melek maskesi giymiş şeytanlardır... Şeytanizm; sapkın, asi, bağy, karanlık olan, hak, hukuk ve Allah (cc) ve de insan düşmanı olan bir inanç, düşünce, sistem, rejim, anlayış ve ideolojidir...

Kendi gündemini belirleyemeyen, akıl üstü olmayan, vahye dayanmayan bir hedef geleceğe de yürüyemez. Kültürler üstü olmayan bir gelecek günümüzde olduğu gibi iç çatışmalardan yakasını da kurtaramaz.

Fotoğrafta, İngiliz işgal kuvvetlerinin "İstanbul'a veda partisi"nden bir kare görülüyor. İşgal kuvvetleri komutanı Sir Charles Harrington tarafından Tarabya'da verilen bu "veda partisi"nde Kemalist kadroyu temsilen İ.İnönü de yer alıyordu.

İzmir Büyükşehir belediyesi başkanının İzmir'in kurtuluş gününde savaşılan düşmanın ismini telaffuz bile etmeden şedit bir Osmanlı aleyhdarlığı yapması konuyu alevlendirdi. Abdülhamid üzerinden yürütülen düşmanlık bu defa Vahidettin üzerinden sürdürüldü. Kemal Tahir bu konuya kafa yormuş, ciddi şekilde araştırmış bir yazarımız. Onun bu konudaki tesbitlerinin yabana atılamıyacak değerde olduğunu düşünüyoruz.

Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki Rus paralı askerlik şirketi Wagner askerlerinin saldırılarından sağ kurtulanlar, Wagner’in bölgedeki etkinliğini arttırmaya çalıştığını ve Suriyeli paralı askerlerin de bu saldırılara katıldığını aktardı.

Mü’min olmak, iki hayat için de paha biçilmez olan en yüksek kariyer makamını sembolize eden bir kimlik ve kişiliktir. İman edenlerin sahip olması gereken niteliklerin neler olduğunu ve nasıl elde edileceğini de bize hem öğreterek hem de yardım ederek bildirmişti, Cennetlerin zirvesine, en zirveye taşıyan nitelikler ile Firdevs cenneti ile ödüllendirilecektik.

Ramazan Yazçiçek: Çağın tanıkları olarak bizler çözüm keşfine çıkmak zorundayız. Var olan ancak şimdilerde kayıp olan Lâ İlâhe İllâllah hakîkatinin yeniden farkına varmak zorundayız. Bu keşif yeni değil, var olanı yeniden keşif olacaktır. Kök sorunu da kök cevabı da kendinde mahfuz Lâ İlâhe İllallah, insanlık için yegâne kurtuluş reçetesidir.
Makaleler
Hava Durumu