
"lkeler" Arama Sonuçları

Cuma sohbeti: Dâvetin Temel İlkeleri I Şükrü Hüseyinoğlu I Kur'an Nesli İlim Merkezi

İslam devletsiz olmaz. Müslümanlar da başsız/lidersiz olmaz. Eğer olursa tıpkı Filistin gibi, Irak gibi, Suriye gibi, Lübnan gibi olur. Hatta sözüm ona tüm İslam ülkelerini buna dahil edebiliriz. Çünkü hiç birisi ne İslam’ın ne de Müslümanların temsilciliğini yapamadığı gibi menfaatini, özgürlüğünü ve maişetini de düşünmüyor. Eğer bugün İslam devlet olsaydı Müslüman’ım diyen bizler de bu devlete sahip çıkabilseydik bu böyle olmayacaktı.

Siyonazi işgal hükümeti, Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasını onayladı. 15 Ocak'ta arabulucu ülkelerden olan Katar'da yapılan ateşkes görüşmelerin ardından, İsrail ve Hamas arasında 19 Ocak'ta yürürlüğe girecek ateşkes anlaşması imzalanmıştı.

Dünyanın ve Ortadoğu bölgesinin ‘makbul ülke’, ‘makbul vatandaş’ kriteri bellidir. Siyonizmin, boynuna tasma geçiremediği kişi, hareket ve ülkeler makbul sayılmamaktadır.

“Av tüfeğinin çeşitli aksam ve parçalarına” dair ticaret ise hâlâ taşmayan bardağın son damlalarından oldu. Malezya gibi ülkelerin limanlarına girişini yasakladığı İsrail bayraklı gemiler, Ekim ayından Aralık ayı sonuna kadar 86 kez Türk limanlarına giriş yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Gazze insanı can veriyor, yakında şehid verecek canları kalmayacak. Gazze’nin dışında kalanların ise hesapları türlü türlü. ABD’nin ve önde gelen Avrupa ülkelerinin hesaplarını söylemeye gerek var mı? Onların hesapları İslam'la ve Müslümanla. En iyi Müslüman ölü Müslüman, en iyi İslam, Siyonizm’e meftun olmuş, ‘ılımlı/demokratik İslam’dır.

Hamas'la siyonazi işgal çetesi, geçici ateşkeste anlaştı. Arabulucu ülkelerden olan Katar yönetimi, "İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara verilecek insani aranın" ne zaman başlayacağının 24 saat içinde duyurulacağını açıkladı.

Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler bütün güçleriyle bir avuç Hamas mücahidi üzerine abanmış bulunsalar da gerçekte İslam ile savaşmaktadırlar. Filistin’i çevrelemiş Arap rejimleri de batının hizmetkarlarıdır. Yaşadığımız, tam anlamıyla 2023 model bir haçlı seferidir.

Küresel sistemin refah ve mutluluk vaadine rağmen dünya çapında yardıma muhtaç insanların sayısı 2022’de 324,3 milyon iken Ağustos 2023 itibarıyla 363,3 milyona yükseldiği bildirildi. İhtiyaç içindeki en çok insanın bulunduğu ülkeler ise, Afganistan, Etiyopya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), Sudan, Yemen, Pakistan, Myanmar, Ukrayna, Suriye ve Güney Sudan olarak sıralandı.

Bütün bu alanlarda yapılan dualar ve kullanılan İslâmî şiarlar, bu laik kurumların mevcut halleriyle devam etmelerini “dindar” kitleler nezdinde meşrulaştırmaktan başka bir anlam taşıyor mu? Bu uygulamalar, bizi İslâmî kimlik ve temel ilkelerimiz bakımından çok rahatsız edip İslam’ın laiklikle hükmeden bu Atatürkçü kurumlar için kullanılmasına itiraza sevk ederken, neden geçmişte aynı çizgide olduğumuz Haksöz Haber’i çok memnun edebiliyor?

Coronavirüs bahanesiyle Çin tarafından Doğu Türkistan'da uygulanan sokağa çıkma yasağı ile halkın açlıktan ölüme terk edilmesini protesto eden Uygurlar, İslam dünyasına seslenerek kendilerine sahip çıkılması çağrısında bulundu.

Bin Selman, haremlik selamlık ve tesettür gibi İslami mefhumları gevşetti. Ülkede sayısız müzik festivali organize edildi ve meşhur müzisyenler ülkeye davet edildi. Peki ya siyasi ve idari alanda reformlar oldu mu? Elbette hayır. Suudi Arabistan, muhalefetin yasaklı olduğu katı bir monarşi olmayı sürdürüyor. Bu imajıyla tıpkı bölgedeki diğer ülkeler gibi görünüyor, Sisi'nin Mısır'ı ve Said'in Tunus'u gibi.

Kimi İslami çevreler, o günlere kadar istikrarlı bir şekilde, sebat üzere sürdürdükleri söz konusu akidevi/ilkesel tutumu, 28 Şubat döneminde uygulamaya konulan zulümlere son verilmeye başlanmasıyla birlikte, akidevi7ilkesel tutumu arka plana atarak yaşanan sürecin cazibesine kapıldı ve o güne kadar savunulan Kur’ani/Nebevi ilkelerle bağı koparılmış, reel politik bir düzleme oturan “maslahat”, “merhale fıkhı” gibi söylemlerle giderek Ak Parti’nin aktif destekçisi haline geldi. 2009 yılında Davos’ta yaşanan “van minut” olayı, İslami çevrelerin o güne kadar haklı olarak câhiliye kavramı çerçevesinde değerlendirdikleri mevcut sistem içi politik süreçler ve aktörlere “İslami anlamlar” yükleme noktasında etkili bir olay oldu.

Kur'an Nesli İlim Merkezi'nde Ahmed Kalkan'la "Ahlak Dersleri"nin üçüncüsü 27 Aralık 2015 tarihinde "Müslümanın Günlük Hayatında Ahlak İlkeleri" konusuyla gerçekleştirilmişti. Merhum hocamızın konferansını faydalı olacağı düşüncesiyle yeniden paylaşıyoruz:

Dünyanın en sinirli ülkeleri belli oldu! İşte Türkiye'nin sıralamadaki yeri

Batı hayranlığının, neredeyse geri kalmış tüm dünya ülkelerinde korkunç bir etkiye sahip olduğunu görünce, batıya biat etmiş liderlerden daha tehlikeli olan bir şey var ise, şüphesiz o da silahsız işgal anlamına gelen kültür emperyalizmidir. Birincisinden kurtulmak kolay, ama ikincisi o kadar ciddi ve silinmez etkilere sahip ki…

Bazen bakıyorum, yahu bu insanlar hiç Kur’an okumuyor mu diyorum. Çok açık, net hükümlerde bile, bırakın fıkhî yorumlar veya içtihatları, çok açık, net ilkelerde bile insanlar bir sivil toplum savaşçısı olarak çıkıyor karşımıza. Yahut Batılı herhangi bir hümanist insan tipi çıkıyor karşımıza Müslüman kılıklı, Müslüman olduğunu söyleyen, ama dünyaya bakışı, olaylara modernitenin paradigmalarıyla yaklaşan tipler var. Peki, bu Kur’an ne diyor? İslam liberalizme karşı değil, liberalizmi kabul ediyor dendiğinde, İslam’dan neleri feda ettiğini düşünmüyor mu insanlar?

Göç araştırmacısı Maastricht Üniversitesi’nden Prof. Hein de Haas Avrupa ülkelerinde 2016’da zirveye ulaşan göç karşıtlığını “ istila miti” kavramıyla açıklamıştı. Bunu bir iklim olarak değerlendirip, “istila” içeriğinin de Hristiyanlık-Müslümanlık ekseninden ziyade, Avrupa toplumlarının din ile irtibatını göz önünde bulundurularak, “zengin ülkelerin, yoksul ülkeler tarafından istilâ edildiği”ne çevrildiğine dikkat çekmişti.

İşgalci zalim Çin önetimi, Müslüman mahkumları öldürüp organlarını diğer ülkelerdeki zengin insanlara para karşılığında sattığı bir sistemi yıllardır işletiyor ve bütün dünya yaşananları sessizlikle karşılıyor! Kaynak: Çin, Uygurların organlarını Körfez zenginlerine “Helal organ” diye satmış!
Makaleler
Hava Durumu