
"mahkemeler" Arama Sonuçları

Şapka Kanunu’nun kabulünden bir buçuk yıl önce yayınlanan “Frenk Mukallidliği ve Şapka” adlı risalesinden dolayı İskilipli Âtıf Hoca’yı ve şapka dayatmasına karşı çıkan yüzlerce Müslümanı İstiklal Mahkemeleri’nde yargılayıp darağacına gönderen rejim, “laikleştirme politikasına dinsel meşruiyet kazandırmak” gayesiyle vücuda getirdiği Diyanet teşkilatı ve bu teşkilatın “din görevlileri” aracılığıyla da halkın muhayyilesinde şapkayı meşrulaştırmaya çalışmıştı.

Şapka Kanunu’nun kabulünden bir buçuk yıl önce yayınlanan “Frenk Mukallidliği ve Şapka” adlı risalesinden dolayı İskilipli Âtıf Hoca’yı ve şapka dayatmasına karşı çıkan yüzlerce Müslümanı İstiklal Mahkemeleri’nde yargılayıp darağacına gönderen rejim, “laikleştirme politikasına dinsel meşruiyet kazandırmak” gayesiyle vücuda getirdiği Diyanet teşkilatı ve bu teşkilatın “din görevlileri” aracılığıyla da halkın muhayyilesinde şapkayı meşrulaştırmaya çalışmıştı.

Tahir’ul Mevlevi’nin, Nehir yayınlarından 1991 yılında çıkan ‘Matbuat Alemindeki Hayatım ve İstiklal Mahkemesi Hatıraları’ adlı kitap (456 s.), hem resmi tarihin dışında yakın tarihle ilgili bazı olayların ilk ağızdan aktarılmış olması, hem de hatırat tarzı itibari ile kayda değer bir nitelik taşıyor.

Şapka Kanunu’nun kabulünden bir buçuk yıl önce yayınlanan “Frenk Mukallidliği ve Şapka” adlı risalesinden dolayı İskilipli Âtıf Hoca’yı ve şapka dayatmasına karşı çıkan yüzlerce Müslümanı İstiklal Mahkemeleri’nde yargılayıp darağacına gönderen rejim, “laikleştirme politikasına dinsel meşruiyet kazandırmak” gayesiyle vücuda getirdiği Diyanet teşkilatı ve bu teşkilatın “din görevlileri” aracılığıyla da halkın muhayyilesinde şapkayı meşrulaştırmaya çalışmıştı.

Özellikle 28 Şubat sürecinde zulme maruz kalan Müslümanların düzenin mahkemelerindeki vekilliğini bilâbedel üstlenerek, İslam davası ve Müslümanların haklarına sahip çıkan gayretiyle tanıdığımız Av. Necip Kibar ağabey, koronavirüs tedavisi gördüğü hastanede vefat etti.

Şapkaya direnişin giderek yayılma eğilimi göstermesi üzerine, Rize, Erzurum, Kayseri, Maraş, Konya, Giresun gibi şehirlerde "GEZİCİ İSTİKLAL MAHKEMELERİ” kuruldu. İnönü, İstiklâl Mahkemesi’ne meclisin tasdiki olmadan idam cezalarını infaz etme yetkisi tanıyan kararı meclise kabul ettirdi. “Üç Aliler” diye bildiğimiz istiklal mahkemesi hâkim ve savcıları Kel Ali, Necip Ali, Kılıç Ali (Altemur Kılıç’ın babası) üçlü emir kulu! rejim adına ellerine geçen fırsatı değerlendirerek, şapka kanununa karşı çıkan muhalifleri şapka kanununa aykırı davrandıkları gerekçesiyle teker teker cezalandırmaya başladı.

Kalem-Der hakkında yapılan şikayet kapsamında başlatılan soruşturmaya istinaden dernek başkanı Ahmed Kalkan sosyal medya üzerinden paylaşımda bulundu. Kalkan, BU DEVLETİN MAHKEMELERİNE GÖRE, NELER SUÇ DEĞİLMİŞ, DÂVETÇİ MÜ’MİNLERİN BİLMESİNDE FAYDA VAR! başlıklı paylaşımında, T.C. Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunun 16.08.2018 tarihinde kendilerine ulaşan resmî yazıyı yayımladı

İstanbul’da toplanan "İslam İşbirliği Teşkilatı", Gazze sınırında 66 Filistinlinin katledildiği katliamı araştırmak için soruşturma komitesi kurdu. Komite, uluslararası bağımsız uzmanlar atandıktan sonra göreve başlayacak. Çıkan rapor uluslararası kuruluşlara verilecek. İİT üyeleri, siyonist işgalci sorumluların yargılanması için yerel mahkemeleri harekete geçirecek. Katliam, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne de taşınacak.

Şapka Kanunu’nun kabulünden bir buçuk yıl önce yayınlanan “Frenk Mukallidliği ve Şapka” adlı risalesinden dolayı İskilipli Âtıf Hoca’yı ve şapka dayatmasına karşı çıkan yüzlerce Müslümanı İstiklal Mahkemeleri’nde yargılayıp darağacına gönderen rejim, “laikleştirme politikasına dinsel meşruiyet kazandırmak” gayesiyle vücuda getirdiği Diyanet teşkilatı ve bu teşkilatın “din görevlileri” aracılığıyla da halkın muhayyilesinde şapkayı meşrulaştırmaya çalışmıştı.

Cumhuriyet öncesinde kurulan ve sonrasında da devam eden İstiklal Mahkemeleri, Türkiye'nin en utanç verici mahkemeleri olarak tarihe geçti. İstiklal Mahkemeleri, Milli Mücadele adına çıkmasına rağmen bu toprakların çok önemli alimlerini idam ettirdi.

Şapka Kanunu’nun kabulünden bir buçuk yıl önce yayınlanan “Frenk Mukallidliği ve Şapka” adlı risalesinden dolayı İskilipli Âtıf Hoca’yı ve şapka dayatmasına karşı çıkan yüzlerce Müslümanı İstiklal Mahkemeleri’nde yargılayıp darağacına gönderen rejim, “laikleştirme politikasına dinsel meşruiyet kazandırmak” gayesiyle vücuda getirdiği Diyanet teşkilatı ve bu teşkilatın “din görevlileri” aracılığıyla da halkın muhayyilesinde şapkayı meşrulaştırmaya çalışmıştı.

Mısır'da, Temmuz 2013'te Sisi cuntasının yönetimi gasp etmesinden bu yana, aralarında kadın ve çocukların da olduğu darbe karşıtı 3 bin 391 sivilin, askerî mahkemelerde yargılandığı bildirildi. İşte İslam Dünyasından haberler...

Türkiye ile siyonist işgal rejimi arasında önceki gün Londra’da gerçekleştirilen "normalleşme" görüşmesinden büyük oranda uzlaşı çıktı. Anlaşma kapsamında Türkiye’deki mahkemelerde Mavi Marmara olayıyla ilgili olarak yargılanan siyonist işgal askeri personellerine ilişkin suçlamaların düşürülmesi de gündeme geldi.

Darbe yönetimi şaka gibi bir karara daha imza attı. Mısır'da yargılanan İhvan üyeleri arasında saydığı 4 yaşındaki Ahmed Mansur Kurani'yi müebbet hapis cezasına çarptırdı. Meydana gelen olay darbeci mahkemelerin dosyaları incelemeden idam yahut müebbet verdiğini ortaya çıkardı.

Mısır’da darbe mahkemelerinin verdiği idam kararları bugün Fatih Camii’nden Saraçhane’ye yapılan yürüyüşle protesto edildi.

İstiklal Mahkemeleri ile ilgili çalışmalar kapsamında zabıtlar, karar defterleri ve bazı belgeler TBMM tarafından üç ciltte toplandı.

İstiklal mahkemelerinin zabıtları ve kayıtları, kitap haline getirildi. Bir döneme tanıklık eden ve 95 yıldır tartışma konusu olan İstiklal Mahkemeleri ile ilgili zabıtlar açıklanacak. Topal Osman’dan İskilipli Atıf Hoca’ya, Rıza Nur’dan Çerkez Ethem’e, Kazım Karabekir’den İbrahim Hakkı Efendi’ye kadar birçok kişinin yargılandığı mahkemelerin, incelemeye bile açılmayan zabıtları, TBMM tarafından kitap haline getirildi.

Atatürk olmasaydı, İngilizler Kastamonu'ya aniden çıkarma yapar. Churchill herkesi şapka giymeye zorlardı. Şapka giymeyi reddeden vatandaşları için seyyar mahkemeler kurar, seri idamlar yaptırırdı. Hatta şapka kanuna karşı çıkıyor diye iki önemli şehri Rize'yi ve Trabzon'u denizden bombalatırdı....

İşgalci Çinlilerin Doğu Türkistanlıları düzmece mahkemelerde idam cezasına çarptırmasını, cep telefonu ile gizlice kaydederek ortaya çıkaran Doğu Türkistanlı mahkeme katibesi Gülnar Abdulahat, hapsedildiği cezaevinde gördüğü ağır işkencelerden dolayı hayatını kaybetti.
Makaleler
Hava Durumu