
"nassla" Arama Sonuçları

Allah’ın akideyle ilgili muhkem nasslarını içtihad adı altında tahrif eden “âlimler” -III- / Mehmet Pamak

Mehmet Pamak: Allah'ın akideyle ilgili muhkem naslarını ictihad adı altında tahrif eden "alimler" -I-

Devlet evet, bir nassa göre yönetilmektedir fakat bu, Allah ve Rasulünün değil, kendisini Allah’ın konumuna yerleştirmeyi çok istemiş başka ilahların ve başka rasullerin naslarıdır…

Parti kuruluş bildirgesinde hangi nass üzere hareket edeceklerini beyan etmişlerdir. Bu metinde modern bir ulus devlet olmak için ne kadar ahkam gerekiyorsa istisnasız hepsini yürürlüğe koymak için adeta and içilmiştir. Modern, laik, çoğulcu, demokratik, muhafazakar.. ne kadar hüküm varsa vurgulanmış, eksiksiz kutsanmıştır.

Modernist/tarihselci akımın Kur’ân hükümlerinin değişebileceği iddiasına dayanak yaptığı Hz. Ömer’in bazı uygulamaları, bu akımın en temel hareket noktasını oluşturuyor. Makalede, en fazla referans verilen dört örnek üzerinden konu incelenerek, Hz. Ömer’in nasslarda öngörülen hükümler dışında bir hüküm vazetmediği ortaya konuluyor.

Bugüne kadar yapılmış ve nasslar çerçevesinde yapılacak tüm bu ve benzeri tanımların her biri üzerinde durulmaya değer olmakla birlikte, iz bırakmış lügat âlimlerimizden İbn Fâris’in tanımının, ilim kavramı ve dolayısıyla âlim vasfını anlayıp anlamlandırmada daha özel bir yeri olduğu kanısındayım.

Bu nasslar bize Ramazan ayının ve Kadir gecesinin mübarek ve hayırlı, hem de bin aydan daha hayırlı oluşunun sebebi olarak onda Kur’an’ın indirilmesi olduğuna dikkat çekiyorlar. Bu ay ve günlerin fazileti, mübarek ve hayırlı oluşu, madem ki Kur’an’ın o ayda ve günde indirilmiş ya da indirilmeye başlamış olmasına binaendir...

Faruk Beşer'in, sözümona maslahatları, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyenlerin durumunu açık olarak ifade eden Kur'ani nassların (Mâide 44, 45, 47; Nisâ 60 vb) beyanlarını iptal edecek şekilde öne çıkarmasında ve bu anlayış üzere bir fıkıh ortaya atmasında şaşılacak bir şey yok. Zira tevhidi bilinç ve duruşa maalesef ulaşabilmiş değil. Şaşılacak olan, Haksöz gibi yıllarca cahiliyeden ilkesel ayrışma söylemiyle öne çıkmış, tevhidi çizgiyi savunmuş bir yayın organının Faruk Beşer'in bu büyük yanlışına çanak tutması.

İslam dininde kolaylık ve zorluk açısından genel ilke, yukarıdaki nasslara ilaveten bizim nakletmeye gerek görmediğimiz aynı mealdeki sayıları yüzlere ulaşan ayet ve hadislerden hareketle, hep kolaylık olmasına rağmen, neden amelî meselelerde işin hep zor yanı tercih edilir?
Makaleler
Hava Durumu