
"vesayeti" Arama Sonuçları

Yargıtay Üyesi Abdullah Yaman, 2017 yılı 10 Kasım'ı öncesi, “Zorunlu ibadete hayır” ifadeleriyle uzun bir yazı paylaşmıştı. Yaman, Anıtkabir ziyaretlerini türbeciliğe benzetmişti. Kemalist vesayetin toplumun üzerine daha koyu şekilde çökmekte olduğu bu dönemde, söz konusu yazıyı tekrar hatırlatmak istedik.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın müftülükleri kendi yönetimi altına almaya çalışmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Gerekli ve doğru bir açıklama. Lakin Dışişleri Bakanlığı'ndan, aynı tepkiyi Türkiye'ye de göstermesini ve "Diyanet teşkilatı eliyle İslam'ı ve İslam'ın mâbedlerini laik bir yönetimin vesayeti altına alma yaklaşımının kabul edilemez olduğunu" deklare etmesini bekliyoruz.

“İbadet, takva, farz” diyerek insanları demokrasi sandığına sevk etmek için İslami kavram ve değerleri araçsallaştıranlar, şirk anayasasında yine şirkle hükmederek yapılan değişiklikleri onaylamak üzere yapılan birinci referandumda verdikleri oylarla FETÖ’nün vesayetine destek verme konumuna düştüler.

Asker öncülüğündeki oligarşik Kemalist vesayetin darbe süreçleri ve baskıya, zora dayalı sekülerleştirme dönemleri, tevhidî uyanışın son derece diri ve zinde, İslami duyarlıkların yüksek ve laik Kemalist sisteme karşı direnişin güçlü olduğu dönemlerdi.Bu baskıcı sekülerleştirme sürecinden sonraki 16 yılda ise, kimi yasaklarda geri adım atılarak görece özgür bir ortam oluşturulmak suretiyle gönüllü sekülerleşme süreci başlatıldı. Bu süreç devam etmekte olup tevhidi uyanış süreci bu dönemde büyük yara almış, çok ciddi bir kan kaybı yaşamış bulunmaktadır. Kur’an halkaları, daha baskıcı dönemlerdeki yaygınlığını, diriliğini ve ruhunu kaybetmiş, birçokları dağılıp yok olmuştur. Hâlâ devam edenler ise ruhsuz rutinler haline dönüşmüştür. Tevhidî davet çalışmaları çok azalmış, bu çabayı göstermeye devam edenlere ise, “siz hâlâ orada mısınız?” küçümsemesi ile bakılır olmuştur.

Önerimiz odur ki, Hacc ve Umre ibadetlerimizi mümkün olduğunca bir defayla sınırlandıralım, bunun ötesinde Hacc veya Umreye ayıracağımız para ve zamanımızı, Mescid-i Haram'ı Suud-i Amerika'nın vesayetinden kurtarmaya yönelik çabalara ayıralım.

Kur'an Nesli Kültür Merkezi'nin "Alternatif Eğitim Dersleri'nde bu haftanın konuğu "Kavramların Önemi" sunumuyla Bünyamin Zeran oldu. Zeran, Müslümanların bugün Batının kavramsal vesayeti altında bulunduğunu kaydederek, Batının kavramlarını İslamileştirme gibi bir çabanın yanlışlığına vurgu yaptı.

Suudi Sarayı haccın Kurani ve peygamberi içeriğini boşaltmaya zorluyor. Ümmet Kuran'ın ve haccın mesajından bu büyük sapışa sessiz kalacak mı? Harameyn’in özgürleştirilmesi Mescid-i Aksa’nın özgürleştirilmesinin bile önüne alınmalıdır. O, özgürleşmiş bir Harameyn’i takip edecektir...

Haksöz'de bu ay özerklik ve iki dil tartışmaları bağlamında Kürt meselesi ele alınıyor. Resmi ideoloji tasfiye edilmedikçe sorun çözülemeyeceği gibi Kürt Kemalizminin de yaşanan acılara derman olamayacağının altı çiziliyor.

Bu ülkede vesayet kavramından söz edip de laik sistemin Allah’ın dini üzerindeki vesayetinden söz etmemek büyük bir eksiklik olacaktır.

CIA Ortadoğu ve Türkiye Masası'nın eski şefi Graham Fuller, 'Yeni Türkiye Cumhuriyeti' isimli son kitabında Türkiye'nin uluslararası ilişkilerde ABD'nin vesayetinden kurtulmaya başladığı ve Washington'un artık Türkiye'yi müttefik görmemesi gerektiğini dile getirdi.
Makaleler
Hava Durumu