
"yorumlad" Arama Sonuçları

Doç. Dr. Murat Kirişci, konuk olduğu İktibas Dergisi canlı yayınında son dönem küresel çapta yaşanan gelişmeleri yorumladı, değişen dengelerin iyi anlaşılması gerektiğine dikkat çekti.

Adem Özköse tarafından hazırlanan Sınırsız programın katılan avukat Gülden Sönmez, Mısır’da Sisi cuntası tarafından verilen idam kararlarını yorumladı.

Taha Kılınç, Suud'un, Ümmet birliğini savunan ve Kudüs davası konusundaki hassasiyetiyle tanınan 1964-1975 yılları arasındaki meliki Faysal'ın oğlu Prens Turki Faysal'ın Bahreyn'deki güvenlik zirvesindeki açıklamalarını yorumladı...

Bursa'da ikamet eden ve görev yapan bir bekçinin, paylaşım sitesindeki hesabından "Hilafet" notu ile Kelime-i Tevhid yazısını paylaşması büyük bir devlet krizine sebep oldu. Olimpos dağı, pardon Çankaya tepesi ilahları buna sessiz kalabilir miydi? Kalmadı da "netekim". Konu devlet meselesi haline getirilip soruşturma açıldı. Ahmed Kalkan, bu olayı yorumladı.

Radyo Denge'de geçtiğimiz yıl Nisan ayında Osman Yıldız'ın sunumu ve Prof. Dr. Celaleddin Vatandaş'ın katılımıyla "İstanbul Sözleşmesi ve Toplumsan Cinsiyet Eşitliği" konuşulmuştu. Söz konusu me'şum sözleşmenin yıldönümünde bu programı yeniden dikkatlerinize sunuyoruz:

Radyo Denge'de Osman YILDIZ'ın sunumu ve Prf. Dr. Celaleddin VATANDAŞ'ın katılımıyla "İstanbul Sözleşmesi ve Toplumsan Cinsiyet Eşitliği" konuşuldu.

Amerika’nın Ankara eski Büyükelçisi Robert Pearson, birkaç yıla Türkiye’de yeni bir NATO komuta merkezi oluşturulacağını, bu nedenle de Türkiye’nin NATO’dan ayrılması gibi bir olasılığı mümkün görmediğini söyledi.

Eylül ayının ortasına yaklaşırken Suudi Arabistan’da Ali el-Ömeri ve hemen ardından Selman el-Avde, Avaz el-Karni, Nasır el-Ömer gibi önemli isimlerin birbiri ardına tutuklandıkları haberi ajanslara düştü. Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara bu tutuklamaları yorumladı...

Bütün eksikliklerine rağmen Türkiye’de ana akım İslami çalışmaların en büyük özelliği açık, şeffaf, her şeyin herkesin gözü önünde, aktörlerinin hesap verebilir açıklıkta figürler olmasıdır. Kim adına hareket ettiği, kime karşı sorumlu ya da sorumsuz olduğu bilinmeyen mistik kapalı yapıları bu açık yapılanmalardan ayıran, hesap verilebilir olmaktan çok kutsanmış bir bağlanmanın hakim olmasıdır.

Radyo Denge'de Gündem Özel programında Uğur Taş ve Osman Yıldız'ın canlı yayın konuğu İLKAV başkanı Mehmet Pamak oldu. Mehmet Pamak yayınladığı basın açıklaması üzerinden aşağıdaki sorular kendisine yönetildi. Programın tamamını aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz.

Yıldıray Oğur, Balkan muhaciri ailelerin çocukları tarafından yayınlanan Sözcü gazetesi ve yine Balkan göçmeni ailelerden gelen Emin Çölaşan, Yılmaz Özdil ve Uğur Dündar'ın Suriyeli muhacirlere yönelik faşizan yayın ve yazılarını yorumladı.

Fatin Dağıstanlı & Alper Tan, Kanal A, Manşetlerin Dili 27.06.2016

Ahmed Kalkan, Mehmet Pamak'ın Ma'ruf Yayınları arasında çıkan "Kürt Sorunu ve Çözüm Sürecine İslami Bakış" adlı kitabını yorumladı...

Mehmet Pamak, İslami kesimde AKP iktidarı konusunda kendini gösteren ölçüsüz yaklaşımların doğurduğu istikamet krizi ve kimlik erozyonunun geldiği vahim boyutu yorumladı ve bir kez daha Tevhidi-Nebevi ilkeleri hatırlattı.

Emekli müftü olan Özkes, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2013 yılında bastırdığı not defterinde Hz. Peygamber'in mührüne yer vermesini, IŞİD'e destek verildiği şeklinde yorumladı.

Özcan, "Arap Baharı" sürecinin temelde bir Batı yapımı olmadığını, ancak Batılı emperyalist güçlerin devrim sürecine müdahil olarak süreci kendi çıkarları çerçevesinde yönlendirmeye çalıştığını söyledi ve 2003 yılında yayınlanan Rand Corparation raporu ve ABD'nin İslam dünyasındaki bazı STK'larla 2005 yılında gerçekleştirdiği görüşmelere dikkat çekti.

"Ülkede ve Bölgede Değişim Süreci ve Müslümanlar" yazı dizisinin 3. bölümünde Mehmet Pamak, geçen hafta açıklanan "Demokratikeşme Paketi"ni ve bu paket konusunda Müslüman çevrelerce ortaya konan farklı tutumları yorumladı.

Keşke Mısır’da -ve bütün dünyada- bir Musa’mız/Musa’larımız olsa. Beklentimiz yeni bir elçi değildir, çünkü yeni bir Peygamber gelmeyecektir. Fakat tevhidi Musa gibi kavramış, Musa gibi duruşu olan liderler hem Mısır’da, hem de dünyanın her yerinde olabilir ve de olmalıdır. Mısır’da seçimle işbaşına gelen ve bir yıllık iktidar süresinden sonra darbe ile görevinden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi ve canları pahasına meydanlarda darbeye direnen İhvan’ı Musa’ya benzetmek, ‘Musa olmalı’ talebinden farklı bir durumdur. Burada biraz durmak ve serinkanlılıkla meseleyi tahlil etmek gerekmektedir.

Gezi Parkı protestoları bağlamında yaşanan olayları, hükümete duyulan tepkiyi küçümsediğim, bu olayları bir danışıklı dövüş olarak yorumladığım sanılmasın. Sonuçta, kendi demokratik kuralları çerçevesinde işbaşına getirilmiş hükümetin başkanını idam etmiş bir rejimin hükmettiği ülkede yaşıyoruz. Ama bilelim ki, bu ‘ciddi’ mücadele biz Müslümanların mücadelesi değildir. Bizim idam edilen değerlerimiz çok daha büyüktür ve hem de uğrunda hepimiz feda olasıya…
Makaleler
Hava Durumu