
"(as)" Arama Sonuçları

İmran’ın karısı bize şunları öğretiyor; birincisi, alemlere üstün kılınan bir ailenin temsil ettiği izzet ve şeref bayrağını ilerilere taşımak. Yani davayı yere düşürmemek için evladını Allah’a adamak/kurban etmek. İkincisi, İmran’ın karısının aileden ve atalarından devraldığı iman, sadakat, teslimiyet ve kulluk bilinci. Üçüncü şık belki çok daha önemli, çünkü çocuğunuzu teslim edeceğiniz kişi veya kurum Zekeriyya (as) gibi güvenilir olması.

Ademoğlunun tarihi boyunca “vahy”; Allah tarafından hak ile batılı ayırması için Rasuller aracılığı ile inananlara şifa ve rahmet olsun diye yeryüzüne indirilirken, muhakkak ki bu durum müşrik, münafık ve kafirlerin tadını kaçırıyor, düzenlerini bozuyor ve planlarını altüst ediyordu. Bu durum Nuh (as)’da da böyleydi, Salih (as)’da da, Şuayb (as), Musa (as), İsa (as)’da da böyleydi.

Çocuklar bizim malımız değil, ama bizim eserimiz ve onlar bize Allah’ın emanetidir. Biz gerekeni hakkıyla yerine getirelim ondan sonra Hz. Nuh’u, (as) Hz. İbrahim’i, (as) Hz. Yusuf’u (as) ve Hz. Lokman’ı örnek verelim.

Gurbet24 Tv'de "İftar sevinci" programında Dr Mehmet Arslan, "Zekeriyya (as)'ın mihrabı" başlığıyla değinilerde bulundu.

Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail'i kurban etme girişimi Kur'an'da yer alan peygamber kıssalarından biridir. O günden bu yana bütün Müslümanlar Hz. İsmail’in adannışlığını yad etmek ve Allah’a şükran borçlarını ödemek için kurban kesmektedirler.

Gerçektende bu sapık kavim, şimdiye kadar hiç bir toplumun yapmadığı sapıklığı kendilerine ilke olarak görmüşlerdi. Lut (as)’ da, lâ bilincini bu sapık kavme sürekli hatırlatıyordu. Maalesef kendileri bile pis bir toplum olduklarını kabul ediyor, Lut (as)’a “fazla temiz insan” diyorlardı. Allah’tan bu kadar uzak olan bu topluluk, illallah sarayını hiç mi hiç merak dahi etmiyorlardı ki, “Lâ” desinler. İşte bu kavme azap hak olmuştu.

Sabır, içine düşülen ve nefsin arzu etmediği bir durumdan ancak Allah’ın izin verdiği bir çıkış yolu bulana kadar sebat etmek ve Allah’ın sınırını çiğnememektir. Hz.Eyyüp (as) hastalık ile imtihan edilirken bize bir şey öğretiyor. Ne ile imtihan edilirsek edilelim,

Çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Onları güzelce yetiştirip terbiye etmek her anne ve babanın sorumluluğudur. Zekeriyya (as) meryemi bitki gibi yetiştirmiştir; nasıl ki! Bitkiye iyi bakmaz sulamazsan solar veya kurur, sürekli ilgi ve alakamıza muhtaçtır. Mükafatı hem bu dünyada, hemde Ahirette kat kat verilecektir.

Kur’an nebi Muhammed(as) örnekliğinde tüm insanların ittiba, tabi olacağı bir modeli şekillendirmektedir.

Resulullah'ın (as) hayatının her karesinde anlatacağı bir hususu en uygun ve en güzel bir üslupla anlatmış ve öğretmede de aynı metodu kullanmıştır. Bütün insanlığa rehber olan Efendimiz (as)’in hayatına bakıldığında O’nun öğretim adına kullandığı bazı metotları öğrenmek, bütün insanlar için iyi bir örnek oluşturacaktır

Allah’ın vahyini insanlara iletmekle görevli olan Resuller, Allah’ın kendilerine vermiş olduğu bu tebliğ görevini yerine getirmişler ve güzel insanlar da Onlara tabi olmuşlardır. Bu vazifelerini yerine getirirken de her türlü sıkıntıya katlanmışlar ve işkencelere maruz kalmışlardır. Hatta canlarını bu kutlu dava uğruna feda etmişlerdir. Hazreti Zekeriya (as) ve Yahya (as) örneklerinde olduğu gibi.

Hacc ibadeti, İbrahîm Khalil’ur’Rahmân(as)’ın sünnetinin tekrarıdır ve onun müslümanlarca tekrarının farziyeti de, ondaki hikmetlerin bütün zamanlar boyunca canlı tutulması içindir de.. İbrahîm (as) nasıl ki, Nemrud’a karşı çıkmak uğruna ateşe atılmayı bile göze almışsa, müslümanlar da bütün zaman ve mekanların ‘Nemrud’larına, nemrudluklarına karşı çıkmak cehdiyle donanmalıdırlar.
Makaleler
Hava Durumu