
"Adam" Arama Sonuçları

İmran’ın karısı bize şunları öğretiyor; birincisi, alemlere üstün kılınan bir ailenin temsil ettiği izzet ve şeref bayrağını ilerilere taşımak. Yani davayı yere düşürmemek için evladını Allah’a adamak/kurban etmek. İkincisi, İmran’ın karısının aileden ve atalarından devraldığı iman, sadakat, teslimiyet ve kulluk bilinci. Üçüncü şık belki çok daha önemli, çünkü çocuğunuzu teslim edeceğiniz kişi veya kurum Zekeriyya (as) gibi güvenilir olması.

Hayatını hayır faaliyetlerine adamış olan, yıllardır nakil kalple yaşadığı halde Yemen’den Afganistan’a, Suriye’den Çad’a mazlumlara, yetimlere kol kanat germek için koşturan, MUSAİD İnsani Yardım Derneği kurucusu Mehmet Demirel vefat etti.

Uluslararası ilişkilerde bir takım kirli işlerin döndüğü herkesçe malum. Yani arka planda gizli vaatlerin, anlaşmaların ve ihanetlerin olduğunu aklıselim her insan bilir. Ama diyoruz ki, halkının %95’i Müslüman olan bir ülkenin en beğendiği lider dünyanın en kafir adamlarından biri olan Biden olmamalıydı…

Güzel adamdı Şahin abi, asla tevhidi çizgiden taviz vermemişti. Küfre karşı soyismi gibi kaya gibi, taş gibi sertti. Şahin abi çayın demine su katmazdı, herhalde tevhide bir şeyin katılmasına karşı olduğu gibi çayına da istemezdi.

Ahmed Kalkan Hoca, tevhid anlayışına sahip olduktan sonra bu anlayışında istikametini hiç bozmadı. Zaten önemli olan da doğru bir çizgiye girdikten sonra bu çizgiyi korumaktır. Nitekim tevhidî anlayışta olup ta bu anlayışta istikametini koruyamayan birçok insanlara ve kanaat önderlerine şahit olduk.

İktibas, Sünnetin ne olduğunu da en iyi anlatmaya çalışıyor. Daha dikkatli okuyunuz. Hadislerin eleştirisini ise tââ İmam Buhârîler, Müslimler ve hatta daha öncekiler yapmaya başlamışlar. Bunlar da mı müsteşrik idiler? Bunlar da mı İngiliz adamları idiler? Niye düşünmüyorsunuz? Daha Peygamberimiz hayatta iken onun sözlerini nakledenlerden yanlış nakledenleri Hz. Ömer’ler ve daha niceleri Hz. Ali gibi tenkid etmişlerdir. Onlar da mı müsteşrik idiler? Onlar da mı İngiliz adamı idiler? Niye akletmiyorsunuz?

Sahabe dediğimiz Kur’an nesli, Muhammed (sav)’in yürüttüğü nebevî tebliğin akıbeti hakkında çıkar merkezli umutlara kapılmadılar. Onlar nasıl bir davaya adam olduklarını çok iyi biliyorlardı.

Kâfir Esed diktasının 2013'te Şam'ın güneyindeki Tadamon Mahallesi'nde en az 41 sivili katlettiği görüntüler yayınlandı.

"Kardan adam put mudur" diye soranlar oluyor. Bu sorunun cevabı, yapılan "kardan adam"a bağlı tabii ki.

Belçika’nın başkenti Brüksel’de otelinin kapılarını evsizlere açan 68 yaşındaki Faslı Ahmed bin Abdurrahman, geceleri de şahsi aracıyla muhtaçlara ekmek dağıtarak İslam’ın gereğini yaptığını söylüyor.

Ercümend ve Mukaddes Özkan ikilisinin hayatları aile yapıları, çocukluk ve gençlik yılları itibariyle içimizden biridir. Yaşam tarzları, mücadeleleri, azim ve kararlılıkları itibariyle ise sıra dışı bir hayattır. Mukaddes Hanımın, hayatı emniyette, gözaltı odalarında, hapishane koğuşlarında geçen bir adamın hanımı olmaktan şikayetçi olduğu duyulmamış, “ben bu oyunda yokum” dememiştir. Bilakis bu hayatı eşiyle birlikte omuzlamış, eşinin en yakın destekçisi olmuştur.

Bu diyarlardan sessiz sedasız, fakat iz bırakan bir değerli Ahmed Kalkan hocam geçti. Müslümanlara naif ve yumuşak, zalimlere karşı ise dik duruşlu, eğilmeyen ve de hikmetli davranan ve ayrıca da ahlakıyla karşı tarafı düşündüren yapısıyla bir mü’min şahsiyet geçti.

Cumhuriyetin fabrika ayarlarından söz edilecekse, “Hilafetin kaldırılmasından”, “harf inkılabından”, “şapka inkılabından”, “İslami eğitim kurumlarının lağvı ve İslami eğitimin yasaklanmasından”, “laik eğitimin dayatılmasından”, “Türkçe ezan ve namaz dayatmasından”, “Tek Adam, Ebedi Şef mitinin inşası ve memleketin her yerine dikilen devasa heykellerden” vs söz etmek gerekir.

Merhum Ahmed Kalkan hocamızın vefatı münasebetiyle, en yakın dâvâ arkadaşlarından birisi olan kıymetli Mehmet Pamak hocamızın Kalem-Der'de yaptığı sunumu istifadenize sunarız.

Suudi Arabistan’da eğlence sektörü bizzat devlet eliyle organize ediliyor ve bu işin başında da Turkî Âl-i Şeyh adında biri bulunuyor. Resmî olarak “Eğlence Heyeti” (Hey’etu’t-Terfîh) isimli bir kurumun başkanlığını yapan Âl-i Şeyh, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın (MbS) en yakın adamlarından ve “bakan düzeyinde baş danışman” statüsünde. “Terfîh” kelimesi genel anlamda eğlence sektörünün bütün kollarını kapsayan nötr bir anlama sahipken, Âl-i Şeyh’in yönetiminde ülkenin gelenekleriyle savaşan ve Suudi gençleri kestirme yollardan “modernleştiren” bir içeriğe bürünmüş. “Terfîhe karşı değiliz, ama İslâm ahlâkını da korumalıyız” diyen çok sayıda Suudi âlim ve kanaat önderi, şu anda hapiste. Onlardan biri de, Kâbe’nin sevilen imamlarından Şeyh Sâlih Âl-i Tâlib.

Cumhuriyetin fabrika ayarlarından söz edilecekse, “Hilafetin kaldırılmasından”, “harf inkılabından”, “şapka inkılabından”, “İslami eğitim kurumlarının lağvı ve İslami eğitimin yasaklanmasından”, “laik eğitimin dayatılmasından”, “Türkçe ezan ve namaz dayatmasından”, “Tek Adam, Ebedi Şef mitinin inşası ve memleketin her yerine dikilen devasa heykellerden” vs söz etmek gerekir.

“Andımız” tartışmaları basit bir metni sabah akşam tekrar edip etmemekten öteye Tek Parti ve Tek Adam ideolojisinin ülke ve toplumu ırkçı tezler etrafında hallaç pamuğu gibi savurup atmaya matuf politik hesaplara ışık tutuyor.

Bugün İslam'ın “Luther'i” ve özellikle de “Calvin’i” olmaya hevesli birçok kimse türemiş durumdadır. Bu türler, İslam'da Katoliklik veya Ortodoksluk’ta olduğu gibi bir “din adamı sınıfı olmadığını” ve dolayısıyla Kur’an’ı/İslam’ı anlamanın kimselerin tekelinde olmadığını haklı olarak söylerken, kendileri ise “dini anlamayı tekelinde gören din adamlığı”nın ötesinde, Kur’an’ı bağlamlarından koparıp kimi temel emir ve nehiylerini keyfi/subjektif yorumlara açık hale getirerek, İslam’ı temel iddiaları ve ahkâmından soyutlamaya kalkışabiliyor ve böylece tam anlamıyla içimizdeki "Protestan papazları" gibi hareket edebiliyorlar.

Son günlerde, ABD ve Fransa’da iki bilim adamının İslamcılık üzerine verdikleri iki söyleşide yaptıkları tahrifatlar, düz okumalar ve yanlış mukayeseler çok dikkat çekici. Bunlardan biri ABD kültür sermayesi ve akademik community’den/cemaatten konuşuyor diğeri de Fransa’dan.
Makaleler
Hava Durumu