
"Helal" Arama Sonuçları

“Siyaseti dinin dışında görmek” demek, siyasetle dinin –İslam’ın- arasını açmak, siyasete dini, dinin sahibi Allah’ı, Allah’ın Resulünü, dinin hükümlerini, dinin kabullerini, haram ve helallerini karıştırmamaktır.

İşgalci zalim Çin önetimi, Müslüman mahkumları öldürüp organlarını diğer ülkelerdeki zengin insanlara para karşılığında sattığı bir sistemi yıllardır işletiyor ve bütün dünya yaşananları sessizlikle karşılıyor! Kaynak: Çin, Uygurların organlarını Körfez zenginlerine “Helal organ” diye satmış!

Dini Allah'a has kılmak, müminlere özgü bir iştir. Allah'a has kılınan din, hayata müdahale eden dindir. Şu haram şu da helaldir; şunlar Allah'ın hudududur. Sakın Allah'ın hududunu aşmayın, zulüm işlemiş olursunuz diyebilmektir. İnsanlara Allah'ın ahkamını hatırlatmaktır.

Helal Asıl, Haram Arızidir - Şükrü Hüseyinoğlu / Rıdvan Dinçer - Haftanın Hasbihali

İslam’ın değerleri ‘kutsal’ sözcüğüyle de ifade edilmez. İslam akidesi, hükümleri (ahkamı), haramı-helali, sevabı-günahı olan bir dindir. İslam’ın ‘kutsalları’na saldırının olmadığı bir tek an ve saldırıdan muaf bir tek ‘kutsal’ var mıdır? İlk saldırı, Allah’ın ilah ve rab sıfatınadır. Arzın dört bir yanı, Allah’ın yerine ikame edilen bin bir türlü rabler ve ilahlara doluyken, bu ‘görmedim-duymadım-bilmedim’ tiyatrosunu ustalıkla oynayanlar herkesi kandırabilirlerse de, Allah’ı kandıramazlar.

Bu din, Helal ve Haram kılma yetkisinin Allah’a ait olduğu hakikatini yerleştiriyor. Çünkü bu ikisi, ilah olmanın en başta gelen özelliklerindendir. Helal ve Haram kılma yetkisi kimseye verilmemiştir. Burada çokça altını çizeceğimiz Helal ve Haram konusu sadece fıkhî manada bir hüküm değil, yönetim konusundaki yasak koyma ve serbest bırakmayı da içerir.

Teklifî hükümlerden biri olan haram; sözlükte "yasak, memnu" demek olup helâlin zıddıdır. Dinî terim olarak ise "Şâriin yapılmasını kesin ve bağlayıcı bir ifade ve üslûpla yasakladığı fiil"dir.

Müslümanlar başta olmak üzere tüm insanlığa helal ve tayyip ürünler tüketmesi adına çalışmalar yürüten GİMDES, "12. Helal ve Tayyip Ürünler Konferansı"nı bu yıl online olarak düzenleyecek.

Acaba helal ve haramın tanımı değişti de şunu mu demek istiyorlar: “Biz yaparsak helal, başkası yaparsa haramdır!” Şu bilinsin ki Allah Resulünün kızı Fatıma yapsa da haram, haramdır.

Kalemder her cumartesi yapılan bizi dirilten ayetlerde Bakara süresinin 173 ayeti tefsiri yapıldı. helal ve haramlar detaylı bir şekilde anlatıldı.

Haramla dolan bir midenin hayır işler yapacağını düşünmenin saflık olduğunu anlatıyor bize Kitabımız ve Sevgili Önderimiz. O yüzden helalin peşinden koşmalı, onu buluncaya kadar da bu koşuyu sürdürmeliyiz.

Âlimlere çok iş düşmektedir. Âlimler, ümmet içinde var olan her türlü potansiyeli İslâmî harekete dönüştürme sorumluluğunu üstüne almalıdır. Topluma tevhidi ulaştırarak, her çeşit şirk ve küfre karşı halkı bilinçlendirmelidir. İnsanlara haram-helâl bilinci vererek, onların Allah’a karşı, kendisine ve topluma karşı görevlerini yerine getirmelerini sağlamaya çalışmalıdır. Bu kadar hayatî görevlere hâiz olan ulemâ kadrosunun, dar, cüz’î ve kısıtlı tebliğ ya da eğitim faaliyetleriyle kendilerini sınırlandırması, cidden şaşılacak bir durumdur.

Bu din, Helal ve Haram kılma yetkisinin Allah’a ait olduğu hakikatini yerleştiriyor. Çünkü bu ikisi, ilah olmanın en başta gelen özelliklerindendir. Helal ve Haram kılma yetkisi kimseye verilmemiştir. İnsanlar için helal ve haram tayin eden yüce Allah’tır. Ondan başka hiç kimsenin böyle bir yetkisi yoktur. Hiç kimsenin böyle bir hak iddia etmesi düşünülemez. Çünkü bu iddia ilahlık iddiasıyla eş anlamlıdır.

İslamda ise HASEN (iyi) İLE KUBUH (Kötü), HAK İLE BATIL, HARAM VE HELALİ belirleme hakkı ve yetkisi yalnızca ALLAH’a aittir. Bu esâsî bir farklılıktır Demokrasilerle, İslam arasındaki.

Helal gıda arttı ama Türkiye'de kesilen 3 tavuktan 1'i haram. Türkiye'de kesilen üç tavuktan birinin İslami usüller dışında kesildiğini iddia edildi

Demokrasi, tanım(lar)ından da anlaşılacağı üzere, -içi boş bir iddia olsa da- halkın iradesini esas alan bir yönetim şeklidir. Oysa demokrasilerde hiçbir zaman halkın iradesi esas alınmamıştır. Demokrasilerde esas olan irade bir avuç güçlü, elitist azınlığın iradesidir. Demokrasilerde ister halkın iradesi, isterse bir avuç azınlığın iradesi esas alınsın, her iki halde de hüküm koymada İlahi Vahiy değil, halkın iradesi esas alınmaktadır. Bu ise halkın iradesinin ilahlaştırılması anlamına gelmektedir. Oysa İslami hükümleri esas alan sistemlerde ilahi vahiy esas alınmaktadır. Demokrasiler, çoğunluğun (aslında küçük, ama güçlü kapitalist/sermayedar bir grubun) görüşünü, İslami sistemler ise, -çoğunluk ya da azınlık fark etmez- Allah’ın hükümlerini esas alır. Yani helal ve haramı tayinde, hele kanun ve şeriat vaz’ etmede ‘çoğunluk’ kavramının hiçbir anlamı ve önemi yoktur.

AB ülkeleri terörle mücadele için yeni sert kararlar alındı, buna göre potansiyel 'cihadist'ler' sınırda gözaltına alınabilecek, uçaklarda helal gıda isteyen yolcular fişlenecek

Geçen yıl 2 bin 716'sı yabancı olmak üzere toplamda 32 bin 342 kişinin ziyaret ettiği Helal ve Sağlıklı Helal Expo, bu yıl da 4-7 Eylül 2014 tarihleri arasında İstanbul'da düzenleniyor.

İdareciler zulmettiler, haramları helal kıldılar, kanları akıttılar, insani hedefleri çiğnediler, yeryüzünü bozguna verdiler ve Allah’ın sınırlarını aştılar. İslam âlimleri ise bu zulümlere karşı çıkmadılar, haramları helal kılanlara kızmadılar... Ey İslam âlimleri, minberlerde oturarak insanlara yalnızca güzel ahlakı ve ibadet esaslarını öğretip onları İslam’ın hüküm, yargı, toplum, ekonomi, düşmanlar ve dostlar arasındaki ilişkiler hakkındaki hükümlerinden cahil bırakmanız İslam’dan değildir... Niçin insanlara İslam’ın beşeri sistemler hakkındaki görüşlerini ve Müslümanların onlara karşı tavrının ne olacağını açıklamıyorsunuz?
Makaleler
Hava Durumu