
"Hicretin" Arama Sonuçları

Hicret; hakla bâtılı kesin ve keskin hatlarla ayırıp, akidevi bir tercih ve yönelişle hakka hicret etmek, bâtıla dayalı işleyiş ve ilişkilerden uzaklaşarak hak üzere bir toplumsallık ve siyasallığın inşası için gayret göstermek ve şayet yaşanan coğrafyada İslam’ın iktidarı gerçekleştirilemiyorsa, bunun gerçekleştirilebileceği uygun zemin/coğrafya arayışında olmaktır.

Lakin burada gözden kaçırılan çok temel bir nokta vardı ki, o da sözü edilen “merhale”nin, câhiliye düzeninden (ruczdan) akidevi kesinlikte teberrisini/hicretini ortaya koymuş olup, kendi özgün hareket hattını aşama aşama inşa etmeyi değil, câhili sistem içi demokratikleşme merhalelerine atıf yapıyor olmasıydı.

Cuma Hutbesi: Güncel Gelişmeler Işığında, Ruczdan Hicretin Önemi - Şükrü Hüseyinoğlu - Kur'an Nesli İlim ve Dâvet Merkezi - 21 Zilkade 1442 / 2 Temmuz Haziran 2021

Rasulullah (a.s.)'ın Mekke'den Medine'ye hicretinin 1441. yıldönümü vesilesiyle, birkaç yıl önce İlkav'da hicrete dair verilen bir hutbeyi yenidendikkatlerinize sunuyoruz:

Hicret, son çare olsa da, onu ümitsizlik halinde başvurulan bir hareket olarak görmek doğru olmaz. Çünkü hicrette aynı zamanda kuvvetli bir ümit, vaziyetin başka bir yerde daha iyi olacağına duyulan bir temenni ve beklenti vardır. Özellikle toplu halde yapıldığında, savaşta planlı geri çekilmeye benzemektedir. Ancak, hepsinden önemlisi, hicret, bir kişinin itikadı uğrunda malını-mülkünü fedâ etmesini ve sevdikleriyle yakınlarını terk etmesini ifade eder. Pek çok peygamber, imanları uğrunda hicret etmek zorunda kalmıştır. Hicretin hakikî ruh ve biçiminin temsilcisi olarak Kur’an’da Hz. İbrâhim zikredilmektedir (19/Meryem, 47-49; 60/Mümtehıne, 4)

Rasulullah (a.s.)'ın Mekke'den Medine'ye hicretinin 1440. yıldönümü vesilesiyle, birkaç yıl önce İlkav'da hicrete dair verilen bir hutbeyi yenidendikkatlerinize sunuyoruz:

Halbuki, gerçek manada cahiliyeden Hakka hicret, ancak cahiliyeyi bütün versiyonlarıyla ve bütün unsurlarıyla reddedip, vahye teslim olmakla ve “verrucze fehcur” emri gereğince başta akıdevi ve ahlaki olmak üzere bütün cahiliye kirliliklerinden hicret etmeyi, uzaklaşmayı, arınmayı gerçekleştirmekle ve bu hicrete hayat boyu süreklilik kazandırmakla mümkündür.Nerede, ne zaman ve ne şartlarda olursa olsun küfür ve şirki terk eden, uzaklaşan kimse muhacirdir. Fıskı, küfrü, şirki olduğu gibi modern tüketim kültürünü, kapitalist yaşam tarzını, seküler hayatı, yozlaşmış ahlakı terk etmek de müminler için zor olsa bile kesinlikle bir zarurettir, farzdır ve hayatı kuşatıcı hicretin kaçınılmaz bir gereğidir.Ahlaki ve ameli olarak nefsimizde, ailemizde ve çevremizdeki her bir ıslah (düzeltme) çabası bizim takva yolunda, hicret yolunda atılmış bir adımımız olarak algılanmalı ve bu ıslah bilinci hayatımızı kuşatmalıdır.

Tahrif edilen dinlerden indirilen dine hicretin adı olan İslam’ı ifsad çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Dinlerarası diyalog safsatası ile İslam’ı ifsad çalışmaları yürüten diyalogcular, yeni bir icraata daha imza attılar.

1 Muharrem 1431... İslam inkılâbının dönüm noktası olarak kabul edilen Mekke'den Medine'ye hicretin 1431. yıldönümü.

Önce Osmanlı Devleti’nde kullanılan takvimlerden kısaca bahsedeyim: Osmanlı Devleti’nde resmi olarak iki çeşit takvim kullanılırdı… Bunlardan biri, Peygamber Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicretini “sıfır noktası” olarak kabul eden “Hicri Takvim”, ikincisi “Rumî Takvim”di.
Makaleler
Hava Durumu