
"Hocal" Arama Sonuçları

Unutmayın ki Allah’ın Resulü mescitteyken ona ülke temsilcileri geliyor ve "Muhammed kim?" diyorlarç. Onun o mescitte olan her insan gibi sıradan bir yaşam standardı vardı. Bugün sizlere liderlik yapan hocalarınıza iyi bakın Hz. Peygambere mi benziyor yoksa saltanat sahiplerine mi?

Bu yolculuğumuzun öncelikli amacı: Ahmed Kalkan Hocamızla alakalı yapacağımız anma gecesinde kullanılmak üzere bir video hazırlamaktı. Ziyaret ettiğimiz bazı hocalarla, Ahmed Kalkan Hocamız hakkında röportaj yaparak bunları bir videoya dönüştürmek. İkinci amacımız ise bölgedeki değerli hocalarımızla ve Müslümanlarla görüşmek ve onlarla istişare edip güzel anılar biriktirmekti.

Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azeri sivillerin Ermenistan'a bağlı askerler tarafından toplu şekilde katledilmesi olayıdır.

Kalem-Der'in bu haktaki programları; Cuma Vaazında Yusuf Kaya kardeşimiz, Alak Sûresi Bağlamında Medeniyete Giden Yol başlıklı bir sunum yaptı. Cuma Hutbesinde ise Hüseyin Karabacak kardeşimiz, Lokman Suresi Bağlamında Çocuk Eğitimi konusunu işledi. Tefsir Sohbetimiz de ise, Ahmed Kalkan ve Ahmet Turgut Ulucak hocalarımız Âli İmran Sûresi 142-145. Âyetlerin tefsirini yaptılar.

Kalem-Der'in her hafta Ahmed Kalkan ve A. Turgut Ulucak hocalarla periyodik olarak yaptığı Tefsir Sohbetinde bu hafta Bakara Sûresi 246-251. Âyetlerin de konu edilen Tâlut-Câlut Kıssası Konuşuldu

Bizim toplumumuzda insanların dinlerine ait bilgileri Tv’lerden öğrenmeye başladığından beri Tv hocaları diye bir kavram girdi hayatımıza. Neredeyse her kanalın kendine özgü bir Hoca’sı vardı ve bu hocalar televizyon ekranlarından kendilerince din anlatmaya çalışıyorlardı. Elbette Hoca ile yayın yapılan kanalın siyasi bakışı arasında da bir uyum olması gerekiyordu, onun için her kanal kendisine yakın olan veya kendisinden yana olacak bir hoca bulmakta pekde zorlanmıyordu.

Kalem-Der' de "Bizi Dirilten Ayetler" üst başlığı ile yapılan tefsir sohbetinde bu hafta, Bakara Sûresi 214 - 215. ayetlerin tefsiri yapıldı! Ahmed KALKAN ve A. Turgut ULUCAK hocaların taptığı tefsir sohbetinde, ilgili âyetlerin hayatımızda ne türden etkileri olması gerektiği gündeme getirildi.

İlmî ve Kültürel Araştırmalar Vakfı-İLKAV Alternatif Eğitim konferansları İLKAV Vakfı bayan hocalarından Neslihan Kimya hanımın sunduğu “Müslüman Kadının Tesettürü ve Toplumdaki Yeri“ başlıklı sunumu ile devam ediyor.

Kalem-Der'in her hafta yaptığı Tefsir sohbetinde bu hafta Ahmed Kalkan ve Ahmet Turgut Ulucak hocalar, Bakara Suresinin 42. ayetlerinde gündeme gelen Hakka batılı karıştırmak ve Hakkı gizlemek konularını gündeme getirdiler!

Kalem-Der'in her hafta yaptığı Tefsir sohbetinde bu hafta Ahmed Kalkan ve Ahmet Turgut Ulucak hocalar, Bakara Suresinin 159-160.. ayetlerinde gündeme gelen Hakkı gizlemek ve bunun tevbesi konularını gündeme getirdiler!

Bizi Dirilten Ayetler üst başlığıyla işlenen Ahmed KALKAN ve A. Turgut Ulcuak hocaların birlikte sundukları Tesir Sohbetinde bu hafta Bakara Suresinin 10 ile 13. ayetleri işlendi!

Ahmed Kalkan ve A. Turgut Ulucak hocalarımızın sunumuyla "Bizi Dirilten Ayetler" sohbetimizde bu hafta, Bakara Suresinin 8-9. Ayetlerini İşleyeceğiz!

Açları yardım kuruluşlarına, ABD ve İsrail’i siyasi kınamalara, protestoları STK’lara, haramlarla mücadeleyi hocalara, çocukların eğitimini Kur’an kurslarına, kreşlere, geri kalanı da Allah’a havale ediyoruz…

Cahili sisteme dair akidevi duruşlarını, Ak Parti üzerinden terk etmeyi reddeden İslami çalışma gruplarına yönelik baskı ve yıldırma politikasının son örneği, Bağcılar'da dâvet ve eğitim faaliyetleri yürüten Darul Erkam Medresesi hocaları Cihan Akman ve arkadaşlarının gece yarısı operasyonuyla evlerinden gözaltına alınması oldu.

Şehid imam/öğretmen Hasan el-Benna, yarınların, yorgun olanların değil, rahatından vazgeçenlerin olacağını söyler. Hani nerede rahatlarını bozanlarımız? Nerede Hakk için, ebedî âlem için koşturan öğretmenlerimiz? Rahat yüzü nedir bilmeyen Hasan el-Benna, adam akıllı öğretmendi, Hocaydı ve mücadele halindeyken kırk üç yaşında Rabbine şehadetle gidiverdi. Hocalığın sanat olduğu konusuyla ilgili bir vakit küçük bir risale yayınlatan rahmetli Osman Öztürk Hoca, “Meslek çilelidir, korkma ve usanma! Öğrenci, Allah’ın emanetidir, titizlik göster. Emeğine acıma; samimiyetle yapılan hiçbir hizmet karşılıksız kalmaz. Kimseden karşılık ve vefa bekleme; sabırlı ol, vadeli mükâfat, hesaba sığmayacak kadar çok olacaktır.” türünden nice öğütler veriyordu meslektaşlarına.

Mehmet Pamak: İşte Kur'an ilimlerini tahsil etmiş ve yıllarca Kur'an'a davet etmiş bu alim, akademisyen, hoca ve öncü şahsiyetlerin, bu birikimlerini bir tarafa bırakıp ya da yeni tevillerle eğip bükerek sistem içi siyasete destek amacıyla kullanmaları ibret verici ve son derece üzücüdür. Bu kesimlerin böyle bir basiretsizlik ve ilkesizlikle, pragmatizmin yol açtığı sığlık ve ufuk darlığıyla sonuçta tevhidi nebevi yöntemden uzaklaşmaları sebebiyle şiddet eksenli tekfirci "aşırı uç" bunlara yönelik haklı tepkiden de beslenerek daha fazla büyümüştür. Yani alimlerden, hocalardan, cemaat önderlerinden sadır olan bu tür sistem içi siyasete meşruiyet kazandırma ilkesizlikleri, bir kısım Müslümanları sistem içi uzlaşma zeminlerine savururken, diğer bir kısmını da bu savrulmaya kızgınlık ve tepkisellikle şiddet eksenli öteki uca itmektedir. Aslında bu iki sapma, iki uç birbirini itme, tahrik etme ve besleme rolü de oynuyorlar. Batıl sistem içi uzlaşmacı çizgiye savrulanlara kızanlar yeni bir ilkesizlikle ölçüsüz tekfir ve kör şiddete kayarken, onların bu kör şiddetini ve zulmünü görenler de laik demokrasinin "faziletlerini" (!) yeniden keşfetmeye başlayabiliyorlar. Sonuçta bu iki uca kayanlar birlikte, vasat olan Nebevi yönteme, İslam'a, Müslümanlara ve İslami tevhidi mücadeleye büyük zararlar veriyorlar.

Ortak tavır alınması gereken büyük acılar üzerinden kin, nefret, düşmanlık üretme seçeneğini reddetmeli. Hocalı gibi bir acıyı, Hrant Dink'in anısını da hedef alarak Ermeni düşmanlığı için suiistimal edenleri reddetmek gerektiği gibi… Böylelerinin bu acı hatıralara en büyük saygısızlığı yaptığı ve çözüm yollarını tıkadığı ortada.

İslama ve İslami mücadeleye karşı Batıdan ve onların yerli işbirlikçilerinden saldırıların hiç kesilmediği bir zaman diliminde yaşıyoruz. Bunun en son örneği 90 yaşına gelmiş Bangladeş’de İslami faaliyetleri sürdüren Cemaati İslami Partisi liderlerinden Abdülkadir Molla‘ya verilen idam kararı ve infazında gördük. Şehidlerin can verdiği tevhid davasına yeni bir halka eklendi. Hasan El Benna ‘dan, Seyyid Kutuplara, Abdülkadir Udehlerden, Şeyh Saidlere, İskilipli Atıf Hocalara kadar İslam coğrafyasında idam edilen,suikastlere kurban giden şehitler yolumuzu aydınlatıyor.Bunların yanında cihad meydanlarında şehit olanlarda onların yolunu sürdürüyor.

Ege Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Esat Rennan Pekünlü'ye, özel hayatın gizliliğini ihlal ve öğrenim hakkını engelleme suçlamasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi

İstiklal Mahkemelerinde asılan o hacı, hocaların aileleri ve talebelerinden ne zaman özür dileyecekler? Darbeler sebebi ile askerler milletten ne zaman özür dileyecek mesela.. Öğretmenler öğrencilerden ne zaman özür dileyecekler mesela o yalan tarih için.. İmamlar cemaatten ne zaman özür dileyecekler korkup gerçekleri söylemedikleri için. Ben bir gazeteci olarak her gerçeği yazmadığım/yazamadığım için özür dilerim..
Makaleler
Hava Durumu