
"KOB" Arama Sonuçları

Günümüzde jakoben dayatmacı laiklikten ziyade anglo-sakson ılımlı laikliğin câri olduğu işleyiş içinde Diyanet, kendisi için biçilen işlevi farklı biçimlerde yerine getirmeye devam etmektedir.

Batılılaşmanın getirdiği emperyalist/jakoben kültürel değişim, her alanda olduğu gibi yılbaşı (Noel) gibi içeriği halk tarafından çok da bilinmeyen bir eğlence türü (daha yüzlercesi) İslam ülkelerine ithal edilmiştir. Konumuz olan yılbaşının (Noel) geçmişi M.Ö. 4000 yıllarına kadar uzanmaktadır.

Görüldüğü üzere siyaset sahnesindeki muhafazakâr kesimlerde, baskıcı despot-jakoben laikliğe karşı, görece özgürlükçü Anglo-Sakson laikliğe sığınma trendi, maalesef yükselen bir trend olarak karşımıza çıkmaktadır.

Taha Kılınç, Yeni Şafak'taki bugünkü yazısında eski Türkiye ve Tunus'taki jakoben laikliğe karşı Fas ve Mısır örneğini anlatırken, isim vermeden yeni Türkiye'deki sistemi de özetlemiş oldu. "İslâm dünyasındaki laiklik tecrübesi sadece yasakçı, jakoben laiklik biçiminde tezahür etmedi. Tunus ve Türkiye örneklerinin aksine Fas ve Mısır’da da laik rejimler oluşturuldu. Ama “dinle barışık” bir laiklikti bu. İslâm görünürde mevcuttu, hayatın her alanında çeşitli tezahürleriyle arz-ı endam ediyordu; fakat bazı kritik alanlara din kesinlikle sokulmuyordu. İşin garibi, halkın geneli de zamanla bu duruma rıza olur hale gelmişti. Dinin, sosyal hayatın her alanında ayan-beyan görünürken, girmeye müsaade alamadığı yerler şunlardı: Dış politika, ekonomi ve devlet yönetimi" tesbiti yapan Kılınç'ın yazısını sistemiz okurlarının dikkatine sunuyoruz:

1956’da Tunus’un Fransızlardan bağımsızlığını kazanması sürecine öncülük eden Habib Burgiba, sonrasında ülkenin ilk devlet başkanı seçilmişti. Tunus’taki bir Fransız lisesinde okuduktan sonra Paris’te hukuk tahsili yapan Burgiba, ülkesine dönüşte jakoben laikliğin yılmaz savunucularından biri haline gelmişti. Bağımsızlığın ilânının ardından, Tunus’u “seküler bir devlet”e kavuşturmak için kolları sıvayan Burgiba’nın hedef seçtiği ilk İslâmi sembollerden biri ramazan orucu oldu.

KOBİDER Başkanı Özgenç, bankaların haksız aldığı faaliyet dışı kalemler sebebiyle KOBİ'lerin sürekli zarar ettiğini söyledi

Havada uçuşan laiklik modelleri... Fransız uygulaması, Anglosakson sekülarizmi... Jakobenlik artık pek fiyakalı olmasa da Anglosakson sekülarizminden yana duranlar için Türkiye'ye özgü model avuntusu devrede...

Hastane, cami, okullar ve sivillerin hedef alındığını, Rusya’nın adeta savaş suçu işlediğini belirten Halep Sultan Ahmed Tugayı Komutanı Ali Türkmen, “10 bin nüfuslu Kobani için ayaklanan insanlık 2,5 milyon nüfuslu Halep için sessiz kalıyor. Koca Halep, bir Kobani olamadı. Birleşmiş Milletler ve insanlık nerede?” diyerek dünyanın sessizliğine ve ikiyüzlülüğüne tepki gösterdi.

Diyarbakır'da, 6-7 Ekim 2014'te Kobani (Ayn el Arap) bahanesiyle gerçekleştirilen izinsiz gösterilerde katledilen Yasin Börü ve arkadaşları olayın yıl dönümünde anıldı.

Evet, IŞİD katillik yaptı, canilik yaptı, zalimlikte yaptı. Bunu yaparken de en çok Müslümanlara ve İslam’a zarar verdi. Bu bir gerçek… Peki ya Diyarbakır’da balkondan aşağı atılan, öldüğü halde yakılarak işkence edilen, üzerinde arabayla geçilerek ezilen Yasin Börü’nün katilleri için aynı ekranlar ne dediler. O katillerin bağlı olduğu ve hizmet ettiği PKK-YPG militanları için ne dediler? Özgürlük savaşçıları dediler. Kobani’yi özgürleştiren savaşçılar dediler. Kobani’yi YPG’ye kim bırakmıştı biliyor musunuz? Ben hatırlatayım. 2012 ortalarında saraylarını ve başkent Şam’ı korumak için Kuzey Suriye’den çekilmek zorunda kalan Baas rejimi bırakmıştı. Baas rejimi Kuzey Suriye’deki Kürtlere daha önce kimlik bile vermezken bunu yapmıştı. Algınızın nasıl yönetildiğinin farkında mısınız şimdi?

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kobani eylemleri sırasında Diyarbakır'da öldürülen Yasin Börü ve 3 arkadaşının katil zanlıları olduğu belirtilen 16 kişinin yakalandığını açıkladı.

KUZEY Irak Bölgesel Kürt Yönetimi tarafından Suriye'nin Kobani kentine gönderilen ve Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nde bir süre bekleyen peşmergelerden bazılarının hasta olduklarını söyleyerek yakındıkları, 9 peşmergenin de kaçmaya kalkıştığı ortaya çıktı.

Kobani bahanesiyle sokağa inen PKK yandaşları, kurban eti dağıtan 4 genci, linç ederek öldürmüştü. Olayın kamera görüntüleri vahşeti gözler önüne serdi.

Kobani bahanesiyle tüm Müslümanları hedef haline getiren HDP/PKK çeteleri dün akşam Van'da bir Müslümana yönelik yaptıkları saldırıyı üstlendi.

Kobani’deki çatışmalar ve PKK vandalizmi bütün gündemi kaplarken Esed katliama devam ediyor. Suriye’de bugün 66 kişi katledildi. Ölenlerin 7’si kadın, 6’sı çocuk…

IŞİD’in Kobani kuşatmasını bahane eden PKK-HDP çevresinin başlattığı provokasyon Diyarbakır'da katliama dönüştü.

Abdullah Pamuk: Sistem içi olmak fiziki bir durum değil, zihni ve kabullenmekle ilgili bir durumdur! Bugün laik antilaik arası zannedilen çatışma, ılımlı/değişimden yana olan laiklikle, jakoben/Kemalist laiklik arasındadır!

Mehmet Pamak: “Ilımlı laiklik”le, “ılmlı İslam”ın örtüştürülüp uzlaştırılmasıyla üretilen yeni Türkiye modelinde, artık “Müslümanlar” tarafından yürütülen “gönüllü sekülerleşme/modernleşme” sürecinde yeni dönemin, sonuç alma ve yozlaştırma etkisi bakımından, şiddete dayalı politikaları esas alan jakoben baskıcı döneme nazaran daha tehlikeli ve daha çözücü, daha yozlaştırıcı olduğunu unutmamalıyız.

Türleri tükenme noktasına gelmiş olan Kemalist jakobenlerin sözcülüğünü yapan Sözcü gazetesi, bugün gerçek anlamda bir alçaklığa imza attı.

Bu bölümde Mehmet Pamak, küresel güçlerin İslam ve Müslümanları dönüştürme amaçlı projeleriyle de örtüşen, iktidar talebinden uzaklaştırılmış ve jakoben laikliğin yerine inşa edilmek istenen demokratik laikliğe razı edilmiş bir İslam algısının teolojik altyapısının nasıl oluşturulmaya çalışıldığına dair tesbitlerde bulunuyor ve Müslümanların bu fasid projeler karşısında nasıl bir duruş sergilemeleri gerektiğine değiniyor.
Makaleler
Hava Durumu