
"Kemalistler" Arama Sonuçları

İngiliz uşağı altı Arap "Genel valiliği" kraliçenin ölümü üzerine yas ilan etti diye onları eleştiren ve emperyalizm karşıtlığı kasan Kemalistlere hatırlatılır...

Şayet kişisel saltanat ve zevkü sefadan söz edilecekse, Kemalistler aynaya bakmalıdırlar. O saltanat ve zevkü sefa aynasında ulusal putlarını göreceklerdir.

Beştepe sarayını eleştirelim evet, ki biz de o israfı eleştiriyoruz, ancak ondan önce bu memlekette ilki 1926 yılında İtalyan bir heykeltraşa bizzat M. Kemal tarafından halkın milyonlarca lirasıyla yaptırılıp dikilen Sarayburnu'ndaki heykel olmak üzere 95 yıllık asli israf kalemi olan heykel saltanatını eleştirelim, bu israf ve putperestliğe karşı sesimizi yükseltelim.

İstanbul'da bir hayat nizamı, fert ve toplum hayatında belirleyici olacak bir yön/kıble seçimi yapılmadı. Sadece, neo-liberal kapitalist sosyo-ekonomik işleyişin sağ-muhafazakârlar tarafından mı, yoksa sol-kemalistler tarafından mı yönetileceğine dair bir seçim yapıldı. AKP kazansaydı AVM'leri sağ-muhafazakârlar dikmeye devam edecekti, CHP kazandı ve Beylikdüzü'nde olduğu gibi AVM'leri onlar dikecek, rantına onlar ortak olacak. Gerisi işin esasına dair olmayan ayrıntılardır.

Çin’in resmi yayın organı Çin Devlet Radyosu CRI, Türkiye'de de yayın yapmaya başladı. Sol ve Kemalistlerin yanı sıra trollerden tanıdık simaların da boy verdiği radyoda zalim Çin aklanmaya çalışılıyor. ATV ise ta Çin’e muhabir göndererek bu alçaklığa ortak oluyor.

1940’larda yayınlanan TDK sözlüğündeki “Din” maddesinde yer verilen “Türkün dini Kemalizm’dir” ifadeleri de, söz konusu “Türk ulusu” için hangi hayat nizamının/dinin uygun görüldüğünü özetler niteliktedir. Evet, fıtri bir kavim olarak Türklerin çoğunluğunun kendilerini nisbet ettiği din İslam olabilir, fakat Kemalist kadro, bir irtidat projesi olarak projelendirdikleri Türk ulusu için din (hayat nizamı, ülke, ideoloji) olarak Kemalizmi belirlemişlerdir.

Ahmet İnsel’e göre Kemalizm’in genç ve olgun olarak iki ayrı dönemde incelemek gerekir. Genç Kemalizm inkılâpları, modern bir toplum yaratmak kadar; devletin denetiminde bir “insan türü” yaratmayı da amaçlıyordu. Zira Kemalistler için devlet, Atası etrafında toplanan millet idi. Kemalizm devlet için “siyasal özne”, toplum için devletin dönüştürebileceği “siyasal nesne” konumlandırmasına sahipti.

Kemalistler 1925 yılında İstanbul'da "güzel bacak yarışması" adıyla bir yarışma düzenlemiş. Yeni Akit yazarı Ahmet Anapalı'nın dün yayınlanan "Bu Ülkede Kimler ‘Güzel Bacak Yarışması’ Yaptı?" yazısının dikkatlerinize sunuyoruz:

Uğur Dündar, Tuncay Özkan, Yaşar Nuri Öztürk ve Soner Yalçın'ın katıldığı, Halk TV'de yayınlanan programda ilginç diyaloglar yaşandı.

Türk Edebiyatı Dergisi'nin Aralık sayısında hazırladığı dosyada bu konuyu belgeleriyle ortaya koyan Selçuk Karakılıç'ın yazdıklarına göre, Kur'an şairi Mehmed Akif, yeni yönetimle fikren ters düşünce polis tarafından izlenmiş. Cumhuriyetin ilanından sonra bir hain gibi polis tarafından izlenen ve bu yüzden ülkeden ayrılan Akif'in yurt dışında da adım adım takip edildiği ortaya çıktı.

Özgür-Der Diyarbakır Bağlar temsilciliğine de molotoflu saldırı düzenlendi. Maddi hasarın olduğu saldırıda ölü ve yaralının bulunmadığı bildirildi.

Birinin elinde Kemalistlerin simgesi M. Kemalli türk bayrağı, diğerinde BDP flaması, bir diğeri ise Ülkücü işaretiyle karadeki yerini alıyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İsmet İnönü döneminde camilerin ahır olarak kullanıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan'a cevap verdi: "Kışla, yer yok. Nereye bırakacağız bunları? Bu askerlerimize nerede bakacağız

Abdurrahman Arslan, "Post modern siyaset kültürü her şeyi değişime zorluyor. Bugün klasik anlamda laiklik ve klasik anlamda emperyalizm değişiyor. Bugün Kemalistlerin dediği laikliğin yaşama şansı yoktur. Türkiye artık post Kemalist dönemi tartışıyor ve bugün yapılan tartışmalar bu post Kemalizm sonrasının nasıl olacağı üzerine yapılıyor. Ama maalesef İslami anlayışımız da değişiyor. Bizi bu değişime zorlayan politik kültür üzerine de kafa yormamız gerekiyor" diyor.

"Ol Zübeyde Mustafa'nın annesi, Ol sedeften doğdu ol dür dânesi..." Behçet Kemal Çağlar Mustafa Kemal için "Mevlid" yazarken, daha da ileri gidip şunu yazanlar da oldu: "Ölmez bize cennetlerin ufkundan inen ses / İnsanlar ölür, Türklüğe Allah olan ölmez!". Murat Bardakçı, Habetürk'te yazdı:

İmani retçi Enver Aydemir'in tutuklanması ve işkence görmesini protesto eyleminde, Kemalizmin bekçiliğini yapan ordunun herkese zorunlu askerliği dayatması eleştirilerek, "Kemalizmin askerliğini kemalistler yapsın" çağrısı yapıldı.

Sair zamanlarda laiklik nutukları atan kuruluşlar, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurban bağışı toplamaya başladı. Bunlardan Lösemili Çocuklar Vakfı ve Mehmetçik Vakfı, 'kesimsiz kurban bağışı' adı altında nevzuhur bir de uygulama başlattı.

"Sistem dışı İslamcı unsurlarla uzlaşmak için elde bir tarihi uzlaşma tecrübesi vardı ve bundan model çıkartılabilirdi: Bu da "deforme edilmiş İslamcılık"la uzlaşmak anlamına geliyordu."

Batıcı, ulusalcı ve laik Kürt Kemalistleri, Batıcı, ulusalcı ve laik Türk Kemalistlerinin yolunu takip ederek ve Kürt gençlerinden, kızlarından başlayarak Kürt halkını sekülerleştirmeye, Kürt halkının İslami kimliğiyle savaşmaya yöneldiler

Neredeyse her kesimin bir Mustafa Kemal'i var. Kemalistlerin, muhafazakârların, milliyetçilerin, sosyal demokratların Mustafa Kemal'İ hiç birbirine benzemiyor. Peki Mustafa Kemal gerçekte bunlardan hangisi? Taha Akyol, "Atatürk'ün değişen politikaları" başlığıyla bunu yazdı:
Makaleler
Hava Durumu