
"Kemalizm" Arama Sonuçları

Türkiye toplumu, böyle hep ağlamak yerine dünyada da ahirette de yüzünün gülmesini istiyorsa, bir asırlık Kemalizm irtidatından tevbe edip İslam'a dönmelidir.

Yakın tarih uzmanı, araştırmacı, yazar ve Genç Birikim dergisinin hem sahibi hem de başyazarı olan Ali Kaçar’ın yeni ve üçüncü kitabı “Mayınlı Tarlada Konuşmak & Kemalizm’e Eleştirel Bakış”, Genç Birikim Yayınları etiketi ile ilgilisine sunuldu.

Bir insanın İslam gibi bir nuru yaşadıktan sonra Kemalizm gibi bir karanlığa saplanması, o insanın iyi ve kötü, hayır ve şer algılarının tamamen mefluç olmasıyla izah edilebilir.

İslam hak ve ona dayalı adalet eksenli bir öğretidir ve İslam'ın iktidarı da Allah'ın tüm kullarına merhamet üzere adaleti sağlamayı esas alır. Fakat bu coğrafyada yaşayanlar, bir kişinin putlaştırılıp topluma dayatılması demek olan Kemalizm dininin, batıdan ithal bâtıl öğretisi adına ne cinayetler işlediğini, ne büyük zulümler irtikap ettiğini çok iyi bilir.

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı-İLKAV'ın dönemin son online konferansında, günümüz ve yakın tarih araştırmalarıyla da tanınan yazar Ali Kaçar misafir oldu. Kaçar, Kemalizm ve Kadın başlıklı sunumunda, resmi tarihin iddia ettiği gibi Kemalizm'in kadına gerçek kimliğini ve haklarını vermediğini bilakis var olan şahsiyetini de dejenere ettiğini ifade etti. Konferansın videosu aşağıda istifadenize sunulmuştur...

Kemalist tazim ritüelleri, ülke sınırlarını aştı. Fransa'daki bir Türk okulunda "M.Kemal'e secde" görüntüleri kayda alındı. Görüntülerde, Kemalizm'in taassubu ve bağnazlığı bir kez daha açığa çıktı.

Şimdi de, Millî Mücadele sırasında Kuva-yı Millîyecilerle beraberken sonra Kemalist Ankara rejimiyle anlaşamayan, önce Türkiye’de, sonra yurt dışında “Yeni Dünya” ve “Yarın” gazetelerini çıkaran devrin gazetecisi Arif Oruç’tan 1923 sonrası Ankara’sını okuyalım: “Millet Meclisinde bir silahşörler ve tufeyliler istibdadı başladı. Bir meclis ki, her türlü meziyetlerden âri âzâsı aç çekirge sürüleri gibi Ankara’ya üşüşmüşler, hidemat-ı umumiyeye (genel hizmetler) ait büyük nafia (bayındırlık) işlerini paylaşmaya başlamışlardı. Bu çekirgelerin ayak bastıkları yeşil vatan tarlasında bittabi ot bitmez oldu”

Her yanına "İslam beldesi" mührü vurulmuş bir şehirle karşılaşmak doğrusu beni Diyarbakır adına son derece umutlandırdı. Bu yoğunlukta kadim İslami eser zenginliği ve özellikle birbirinden güzel camilerin varlığına hayran kaldım. Bu hayranlığımı da kardeşlere "İslam beldesi mührünün bu kadar güçlü vurulduğu bu şehri kemalizm veya apoizm gibi bâtıl ideolojilere bırakamayız" sözleri eşliğinde ifade ettim bir kaç kez.

Bu şekilde "Ana din" (hayat nizamı) olarak Kemalizm, onun egemenliğine tabi "tali din" olarak İslam gibi bir anlayış ve işleyişle, Âlemlerin Rabbi'ni de râzı edemeyeceğiniz ortada. Kısacası, Kemalizme, onun anayasasına/egemenliğine tabi mahkum bir din temsiliyetiyle, hiçbir tarafa yaranamayacağınız aşikar.

Mehmet Pamak'tan ibretlik bir 10 Kasım anısı...

Tamam, Kemalizm bir ideoloji, bir din; elbette teorisi olacak, pratiği olacak, ritüelleri, kutsalları/dokunulmazları olacak… Keza o da kendi din ve ideolojisini tahkim etmek, korumak ve hatta yaymak için yol ve yöntemler, metod ve teknikler uygulayacak, sınırlar çizecek, yasaklar koyacak, ödüller ihdas edecek vs…

Atatürk döneminde, Türkiye’de ilaç için hiçbir yeni hastahane açılmamıştır! Aksine bilgi varsa, buyursunlar, biz de öğrenelim, aydınlanalım, hakkı teslim edelim. Yapılan, mevcut hastahaneleri sürdürmek, bir kısmını genişletmekten ibarettir. O dönem sağlıkla ilgili yapılan tek devrim vardır: Tıp dilinde latinceye geçiş!

Bu çevrelerin dil ve kaleminden sâdır olan “uydurulmuş din” tabiri salt, çeşitli hurafelerle mâlul olan geleneksel din anlayışlarını hedef almakta, laiklik, kemalizm, liberalizm, nasyonalizm, kapitalizm, sosyalizm gibi çağın egemen uydurulmuş dinleri hiç bu eleştirilerin kapsamına girememektedir.

“Yeni Türkiye” ile birlikte Kemalizm’in geriletilmesi yorumlarının yerini giderek Kemalizm’in geri dönüşü değerlendirmelerine bıraktığı bu süreçte, ‘Kemalizm niçin tasfiye edilemiyor?’ sorusuna cevap aradık.

Edirne'de Kemalizmin başat ritüellerinden 10 Kasım törenlerinde "Atatürk ilah değildir" diyen 21 yaşındaki Emine Şahin’i mahkeme Atatürk’e hakaretten tutukladı.

1940’larda yayınlanan TDK sözlüğündeki “Din” maddesinde yer verilen “Türkün dini Kemalizm’dir” ifadeleri de, söz konusu “Türk ulusu” için hangi hayat nizamının/dinin uygun görüldüğünü özetler niteliktedir. Evet, fıtri bir kavim olarak Türklerin çoğunluğunun kendilerini nisbet ettiği din İslam olabilir, fakat Kemalist kadro, bir irtidat projesi olarak projelendirdikleri Türk ulusu için din (hayat nizamı, ülke, ideoloji) olarak Kemalizmi belirlemişlerdir.

Cumhuriyeti kutlayanlar, dinî bir âyin ve bir ibadet yaptıklarının farkındadırlar herhalde. Çünkü bir dinî günü kutluyorlar. Cumhuriyetin bugünkü Türkiye’deki anlamı ve uygulaması bir dindir. Türkiye Cumhuriyeti, bir din devletidir. Okullara ve her türden resmî kurumlara baktığınızda bunu kabullenmek zorunluluğu var. Kemalizm dini, tek dindir ve kimse Atatürk’e hiçbir şeyi ortak koşamaz.

Danıştay 8. Dairesi, ilköğretim okullarında uygulanan "Öğrenci Andı"nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etti. Kaynak: Danıştay: Kemalizmin Amentüsü Öğrenci Andı Geri Gelecek

Allah rahmet eylesin- Büyük İslâm bilgini Ebu Hanife’ye sahâbiler arasında cereyan eden elim Sıffın savaşına katılanlar hakkında sorulunca görüş beyan etmekten kaçınarak “Allah bizim kılıçlarımızı korudu biz de dillerimizi koruyalım,” der ve Rabbimizin Kitabı Kur’ân’ımızda iki kez geçen şu âyeti okur.
Makaleler
Hava Durumu