
"Kimin" Arama Sonuçları

İnsanlığın serüveni; bebeklik, gençlik ve ihtiyarlık.. Herkesin serüveni farklı; kiminin bebekken, kiminin gençken, kiminin de ihtiyarken dünya serüveni son buluyor.

Bu hafta Kur'an Nesli Mescidi'nde, İsmail Hakkı Güleç "Meşruiyetin Yegâne Kaynağı" konulu Cuma sohbeti verirken, Şükrü Hüseyinoğlu "Kerkük Kimin Şehri?" başlıklı bir hutbe irad etti.

İlah edinme ifadesi; ayette edinme diye çevrilen "lâ tecâl", yetkin olmayanı yetkin kılmak , yetkin edinmek gibi bir anlam örgüsünde, ben seni filanca makama, mevkiye yetkin kıldım, atadım şeklinde; "Yetkisiz, yetkililer üretmek" veya sakın ilah icat etme/edinme/ kılma girişiminde bulunma! uyarısı yapılır.

Kur'an Nesli İlim Merkezi'nin "Salı Sohbetleri"nde bu haftaki konu, Dr. Mehmet Arslan'ın Anlatımıyla "Anayasa Kimin İşidir?" idi.

Kur'an Nesli İlim Merkezi'nin "Salı Sohbetleri"nde bu haftaki konu "Anayasa Kimin İşidir?"

Kapitalizm, adı üstünde kapitalcilik, sermayecilik/anamalcılık demektir. Ekonomik faaliyetlerin esası olarak, sermaye birikiminin gerçekleştirilmesini ve ona dayalı üretim-tüketim faaliyet ve süreçlerinin örgütlenmesini gören, kısacası sermayeyi esas alan bir iktisadi düzendir.

“Devlet dinsiz olamaz, olmamalı!” diyenler, Allah’ın rızasına tâlip olup Rasûlullah’ın devleti gibi devlet isteyenlerdir. “Devletin dini olmaz!” diyenler kimin yanında yer aldıklarını iyi düşünmeliler.

Dünkü şartlar tekrar tahakkuk eder, Yesrib’i Medine’ye dönüştüren irade kâbil-i kıyas sayı azlığına rağmen taraflarca mutlak bir itaat ve teveccühle nihaî hâkim karar kabul edilirse, şüphesiz bugün de Medine vesikası hukuku üzerinden toplumsal mutabakat vücûbiyet arz eder. Ancak bugün roller tamamen farklı iken, İslâmî bir ıstılahın paravan olarak kullanılması ve mağlubu galip sanma duygusal motivasyonuyla İslâm, küfrün hâkimiyetini meşrûlaştırma vasıtası kılınma riskiyle yüz yüzedir. İslâm namına tescil ve tahkimin söz konusu olmadığı bir vasatta, İslâm’ın, varlık-bilgi (ontolojik-episteme) bağı vahiyle kopuk ideoloji ve sistemler tarafından suni teneffüs için popülizme malzeme kılınması kaçınılmazdır.

Avustralya’dan Fatih Yargı: “Malûmunuz yılbaşı geliyor gayr-i Müslim ülkede yaşıyoruz. Komşularımız Hıristiyan ve diğer dinlerden olabiliyor. Bunların bayramlarını kutlayabilir miyiz? Bunda bir sakınca var mı? Meselâ Noel’i kutlayabilir miyiz? Bunlar bizim bayramlarımızı kutluyorlar. Bu konuda ölçümüz ne olmalı?”

Dünya basını Peygamberimizin 1400 yıl önceki temizlik çağrısını manşetlerine taşırken, bizler bu virüsü kimin hak edip etmediği tartışmasında kalmamalıyız.

Tâğuta karşı çıkmayı imanî bir görev bilen mü’minler olarak, tağutî yönetimi reddettiğimiz gibi, böyle bir yönetimin başlatıldığı günü, şeriata, İslâmî devlet anlayışına düşmanlık günü olarak kabul ediyoruz. Devletin onca yönlendirmesi, belediyelerin katkıları, okulların ve medyanın onca teşviki olduğu halde, halkın da bu resmi bayram kabul ettirilen günleri bayram kabul etmediğini görüyoruz.

Tarafını her şart ve durumda korumak, taraf oluşunda ve taraftarlığında zaafa yol açmamak için, taraf olmaktan titizlikle kaçınmanın gerekli olduğu durumlarla karşılaşır ve imtihan oluruz hayat boyu. Bir hâkimin davacı ve davalı arasında taraf olmasıi bir hakemin müsabakada taraf tutması onu bertaraf eder.

Kur’an’ı, furkan ve hakem olarak temel kaynak edinmek; bizi bir taraftan tarihsel sürecin hurafe ve bid’atlarından ve bu arada o süreçte Rasulullah (a.s.) adına üretilmiş olan Kur’an’a muhalif haberlerden sâlim kılarken, diğer taraftan da Rasulullah (a.s.)’ın yaşayan mütevatir Sünnet’i başta olmak üzere yine bizatihi Kur’an’ın refere ettiği, O’nun örneklik ve öğreticiliğine dair Kur’an’a mutabık sahih haberlerden ve Ümmetin 14 asırlık süreçte nice gayret ve çilelerle ürettiği zengin bilgi birikiminden mahrum kalmaktan da sâlim kılar.

Onk. Dr. Mehmet Arslan'dan seçme ve seçilme hakkı ile ilgili tespitler...

Efendimiz (s.a.s) “Kimin namazı onu kötülüklerden menetmiyorsa o namaz, sahibini Allah’tan uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz” (Taberani) buyuruyor. Çünkü günde en az beş söz verip, aynı gün içerisinde en az beş yüz kez sözünden dönen bir Müslüman, söz verdiğine sürekli sadakatsizlik ediyor demektir. Ancak bu bizi kesinlikle umutsuzluğa sevk etmemeli aksine namaza dair motive etmelidir. Çünkü Efendimiz’e (s.a.s) namaz kıldığı halde kötülüklere ve günahlara devam eden birisinden bahsedildiğinde Efendimiz (s.a.s) “Bir gün namaz, onu diğer günahlardan ve kötülüklerden alıkoyacaktır” buyurmuştur.

Peki, bizim bu hayatta Rabbimize verdiğimiz sözler yok mu? “Üniversiteyi bir kazanayım görürler nasıl başarılı olacağımı, şu okul bir bitsin o zaman gör sen beni, bir evleneyim görürsün, hele bir çocuğum olsun bak onu nasıl yetiştireceğim, para kazanmaya bir başlayayım bak nasıl infak edeceğim, şu hastalığım bir geçsin nasıl çalışacağım...” tarzında, kimini kalpten geçirerek kimini ise dilimizle de ikrar ederek sözler vermedik mi bizler de aslında?

Bursa İl Jandarma Komutanı'nın çantasında, darbecilerin amacına ulaşmaları halinde kimin hangi göreve getirileceğini gösteren liste ele geçirildi.

Kimine göre şehit yatıyor, kimine göre evliya…Kimine göre ermiş yatıyor, kimine göre erecek, kimine göre Ermeni mezarı, kimine göre yatır, kimine göre katır…! Anlayacağımız kimse ne olduğunu bilmiyor. Köyümüzdeki yaşlı bir hoca ‘’bana keşif ve rüya yolu ile bildirildi! Orada yatanlar şehit,’’ dese de ufak bir araştırmaya girdiğinizde orada mezar olmama ihtimali bile çok yüksek…

Mısır'ın Kuzey Sina vilayetinde açık bir alanda namaz kılan Muhammed Mursi taraftarlarına ateş edilmesi kameraya yansıdı. Namaz sırasında silah sesleri gelirken, ilk önce bir kaç kişi ayağa kalkıyor. Silah seslerinin artması ile grup kaçışmaya başlıyor. Namaz kılan grubun yanındaki askeri zırhlı araçlar dikkat çekiyor. Kaçışanlar arasında ise çok sayıda kadın ve çocuk görülüyor. Olayda kalabalığa kimin ateş ettiği bilinmezken, kalabalık arasında 20 kişinin yaralandığı aktarılıyor.
Makaleler
Hava Durumu